Biat etmek, eğilip bükülmek, el etek öpmek, yalakalık ve riyakarlık yapmak bana göre olmayan ve insanlık için yakışmayan bir yaşam biçimidir.
Kendime göre bir duruşum var, özelim var, saygı ve sevgi kuralları içerisinde yaşamayı içselleştirmiş bir insan olduğuma göre, para için, makam ve mevki için asla boyun bükmem. Kimseye durduk yere saygısızlık yapmadım ve kimsenin karşısında da ezilmedim, eğilip bükülmedim.
Bir nevi kafamın dikine yaşadım, kişisel çıkarlarımı düşünmek yerine toplumun çıkarlarını önceledim, eğitimin kalitesini, sağlığın eşit uygulanmasını, doğanın korunmasını ve kamu hakkının kişilerin çıkarına kullanmasının karşısında durdum ve her ortamda savundum.
Mütevazi ve sade yaşamaya özen gösterdim, görgü kurallarına uymayı da yasalara riayet edecek kadar önemsedim ve şahsıma yapılan olumsuz eleştirileri duymadım.
Zira gençlik yıllarımdan başlayarak şimdiki yaşıma kadar toplumun her kesiminden ve her inançtan olan insanlara saygı duymanın eğitimini babamdan almıştım.
Şahsıma yapılacak saygısızlığa kolay kolay izin vermem, karşımdaki insan için o ortamı hazırlamam, fırsat vermem, fakat adam kafaya koymuş da saygısızlık yapacaksa ki, zaman zaman yaşıyorum, cevap verme gereği duymadan hem uzaklaşıyorum, hem de küsmek avantajını kullanıyorum.
İnsanların, insanlara sevgi gösterisinden ziyade, o insanın yaşam biçimine ve inancına saygı duyması çok daha önemlidir.
İnsanı değerli yapan, ona değer katan şey, kendisine özgü bir duruşu, tutum ve şahsiyeti olmasıdır.
Çünkü hem ülkemizde hem dünyada insanlar giderek şahsiyetlerini, kimlik ve benliklerini yitirip, insan olmanın rengini kaybetmektedirler.
Sosyal medyada paylaşım yapanlardan, makale yazanlardan veya herhangi bir obje paylaşımı yapan insanlardan, kalite ve karakterlerini anlamakta hiç de zorluk çekmiyorum.
Bir kesim var ki kendi düşünce ve iradeleri yok, fesat düşünce taşıyan veya kaostan nemalanan kimseler tarafından kullanılan aparat olarak yaşamaya devam ediyorlar.
Az da olsalar bir başka kesim var ki, son derece nezaketli ve donanımlı, resim, sanat ve edebiyatla uğraşan kesim, yazmak veya bir şey paylaşmak için hem araştırma yapıyorlar hem kendilerini çok iyi yetiştirmiş insanlar, bunların verdikleri mesajlar gençler için son derece eğitici bilgiler içermektedir.
Fakat yeterince okuru veya takipçileri olmadığı için verdiği emeğin değeri anlaşılmıyor.
Genç arkadaşlara tavsiyem odur ki, kimsenin adamı olmayın ve birilerin adamı olarak anılmayın.
Hayatta her şart altında fen bilimlerine olan inancınız mücadelenize destek versin, kendi gücünüzle ve aklınızla yaşamayı terk ederseniz, illegal düzenin pırıltılı hayatına inanırsanız, aklınızla hareket etmeyi bir kenara bırakırsanız, hak etmediğiniz bir yaşam biçimini size sunan olursa, bilesiniz ki önünüze bir hesap konacak ve bu torunlarınıza bırakabileceğiniz en kötü miras olabilir.
Bana göre olmayan ve hassasiyetle dikkat ettiğim bir diğer konu, sosyal medyada saygısızca ve terbiyesizce birisinin yazdığı yazıya, araştırmadan, bilgisizce, şov yaparak bende buradayım dercesine, yaptığı hakaretleri destekleyerek veya yorum yaparak ortak olmadım.
İşini kaybetmiş, sağlığını kaybetmiş, yakınları haksızlığa uğramış, yaşadıklarını çok önemsemiyorlar fakat ailecek başka bir guruba veya partiye hakaret ederek tatmin oluyor ve yalakalık yapıyorlar. Terbiyesizlik ve iftira atma konusunda öyle bir dayanışma içerisindeler ki, anında aynı çatı altında toplanıyorlar, yuh olsun.
“Cumhuriyet, Atatürk, Demokrasi ve Laik sistemi yok saymak, bana göre değil.” Faruk Ergan
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR, YÖNETİMİ HALININ ALTINA SÜPÜRÜLENLERİ TEMİZLEMEKLE MEŞGUL!
KADİR DAYIOĞLU
İSTANBUL SANAYİ ODASI (İSO) İLK 500 BÜYÜK (2025)
Faruk Ergan
İÇSELLEŞTİRMEK.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
İSO 500'DE YER ALAN KAYSERİLİ FİRMA SAYIMIZ HER YIL DAHA DA AZALIYOR!...
Mustafa Mete ÖZPINAR
ÇOK AÇ GÖZLÜMÜYÜZ NEDEN DOYMUYORUZ
Ali Rıza Navruz
ÖZGE LEYLÂ
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM KALABALIĞI
Mustafa Göçer
İLERLEYELİM ARKADAŞLAR.
Mustafa Acar
TOROS'UM
Ömer Faruk Kotay
İDDİANIZ OLSUN!