Yazımın başlığını okuyunca ahkam keseceğimi, riya içinde olacağımı veya ukalalık yapacağımı zannetmeyin.
Günah; dini emir ve yasaklara aykırı davranmak, Allah’ın koyduğu sınırları çiğnemektir.
İsraf; zamanı, malı veya imkanları ölçüsüz, gereksiz ve faydasız bir biçimde harcamaktır.
BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, eşi ve tamamı 9 kişiyi bulan heyet, Tokyo’da 5 yıldızlı Keio Palaz’da konakladı ve 4 gün ülkeyi gezdiler. 10 ay önce göreve gelen Arpaguş’un 17’nci gezisi uzak doğu ülkesi olmuş.
Otelin en uygun odasının gecelik fiyatının 20 bin TL’den başladığına bakarsak tasarruf genelgesi Diyanet’in Japonya yolculuğuna uğramamış.
Diyanet heyetinin Japonya’da doya doya gezdikleri, vatandaşlarla sohbet edilmediği ve vatandaşların da dahil olduğu bir program yapılmadığı açıklanmıştır. Ben de sorayım bari, neden gittiniz kardeş?
Gittiğiniz yerlerde bulursanız bir mikrofon, çıkarsanız kürsüye, okursanız hutbeyi “yiyiniz içiniz israf etmeyiniz, çünkü Allah israf edenleri sevmez” diye başlıyorsunuz ama sizin uymanıza gerek yok, sizi susturabilene aşk olsun.
Emekliye, dar gelirliye, asgari ücretliye, yuva kuracak gençlere, şükür etmeyi, azla geçinmeyi, kanaat etmeyi, günah ve israftan kaçınmayı tavsiye eden sizler, şayet Allah korkusunu yaşıyorsanız, vicdanınız sızlıyorsa, kamu kaynaklarını daha dikkatli kullanmanız gerekmiyor mu?
174.4 milyarlık bütçeyle, İçişleri, Dışişleri, Sanayi ve Teknoloji, Kültür ve Turizm, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı dahil olmak üzere 8 kurumu geride bıraktığınız gibi, yıl içinde de ek bütçe talep ederek kafanıza göre israf ediyorsunuz.
Tarihi belgelere baktığımızda lüks içinde, şatafatlı ve rahatlık içinde yaşayanlardan söz edilmektedir.
Bu tür toplumlar, halklar ve yöneticiler kendilerini helake sürükledikleri gibi, onlara uyanları da, destekçilerini de ve yandaşlarını da aynı akıbete götürmüşlerdir.
Bir topumda lüks içinde ve debdebeli yaşayanlar varsa, mutlaka orada muhtaç ve zayıf durumda olanlar da vardır.
Refah ve lüks içinde olanlar hasta ruhlu, zevk ve şehvet tutkunu olarak ömürlerini idame ettirmeye alışık insanlardır.
İsraf, ferdin olduğu kadar yönetim kadrosunun, topluma yön veren otoritenin ve ekonominin başında bulunan zatı muhteremlerin de dikkat etmeleri zorunluluktur.
Ekonomistlere göre yılsonunda bütçeden yapılacak faiz harcamasının 2.9 trilyon liraya ulaşabileceğini, hatta 3 trilyon lirayı bulabileceği söylenmektedir.
Bu ülke devasa faiz giderlerini karşılamak için hangi yatırımdan, hangi refah payından ve hangi sağlık harcamasından vazgeçecektir.
Yaklaşık 3 trilyon faiz gideri emekli maşına ve asgari ücretliye verilse, refah payının ne kadar yükseleceğini tahmin bile edemiyorum.
Bu arada küçük tasarruf sahipleri birikimlerini değerlendirmek ve geçinebilmek için bankaya yatırıp faiz gelir elde etmelerine çılgınca itiraz eden Diyanet Kurumu, Devletimizin ödeyeceği devasa faiz gideri için ses çıkartamıyor.
Mümkünse bu uygulamadan vazgeçilmesi için gerekli hassasiyeti göstermeleri, yönetimi uyarmaları gerekirken, sessiz kalmaları korkuları ve kendi koltuklarını korumak için mi?
Anlayamadım.
Allah, en yakın akrabanızın aleyhine olsa bile şahitliği doğru yapın diyor.
Mustafa Cengiz
THE İMAM, 2. VERSİYON!
Faruk Ergan
GÜNAH VE İSRAF
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
VANDALLAR TAHRİP ETTİ, CEBİMİZDEN 8 AYDA 1 MİLYON 250 BİN TL ÖDEDİK!...
Ali Rıza Navruz
GİTTİN
M. Kemal Atik
GÜVERCİNLER, BİR ŞEHRİN MANEVİ SİMGESİDİR-1
Mehmet Arpa
İnsan Kendini Anlatmaz; Kullandığı Cümlelerle Ele Verir
Mustafa Mete ÖZPINAR
HAYALSİZ GERÇEK OLMUYOR
Ali İhsan Öztürk
İHSAN DÜŞÜNMEDEN EDEMİYOR
KADİR DAYIOĞLU
DEĞER MİYDİ YANİ?
İhsan Görücü
KENDİNİ ARlNDlRMAYAN BAŞKASlNI ARINDlRAMAZ