Rahmetli babamla yaşadıklarımı arada bir dostlarıma anlatırım, bunlardan bir tanesini örnek vermek istiyorum.
Bana yapılanın aynısını benim de çocuklarıma yapmaktan gurur duyduğum ve hiç pişman olmadığım yaşam biçimi.
Zira 50’li ve 60’lı yıllarda köylerde yaşamış insanların birçoğu aynı yaşam biçimini sürdürürlerdi.
Gelenek ve Anayasa böyle emir vermiş.
Çocukluğumda dedem varken babam benimle konuşmazdı, yanına vardığımda kucağına almazdı, sarılıp yanaklarımdan öpmezdi, ben soru sorunca cevap vermezdi, sadece gülümserdi.
Bende çocuklarım olduğunda babamın yanında konuşmadım, yanlışlarında ikaz edemedim, bana sorulan sorulara cevap veremezdim.
Babamın çok mutlu olduğu ve yapmaktan dolayı benim de keyif aldığım, yazmakla bitmeyen bir sürü anılarımız var, yeri ve zamanı geldiğinde bu anılarımı anlatarak tekrar yaşarım.
Dostlarımdan bazıları, böyle saçmalık olur mu, kaçıncı asırda yaşıyorsun, insan çocuğunu kucağına almaz mı, insan sevgisini göstermez mi?
Gibi söylemlerle hor görenler olur, geri kafalı olduğumu söyleyenler olur, ben ise güler geçerim, saygı görmenin ve saygı göstermenin çeşitleri vardır derim, o günleri günümüzün şartlarıyla değerlendiriyorlar
Babamla yaşadıklarımın üzerinden 70 yıl geçmiş, benim çocuklarımla yaşadıklarımın üzerinden 50 yıl geçmiş, “o günün şartları öyleydi” bu günün şartları ve yaşam biçimiyle, geçmişte yaşananlar yorumlanamaz, mukayese edilemez, kıyas götürmez.
Günümüzde çocuklarım, torunlarıma benim gibi davranmıyorlar, öpüyor, kucaklıyor, konuşuyor, doğru ve yanlışına anında müdahale ediyorlar, gayet tabii
Sevgili dostlar, kendimden örnek vererek son günlerde yaşanan siyasi gelişmeler hakkında düşüncemi anlatmaya çalışacağım.
“O GÜNÜN ŞARTLARI ÖYLEYDİ” yazımın başlığı.
Empati yapmadan, yaşananları görmeden, teklif ve tehditleri bilmeden veya konunun detaylarına hakim olmadan, sosyal medyada yapılan eleştiriler başımın üzerinde olmakla beraber, her türlü hakaret ve küfürlü mesajlara karşıyım.
Parti değiştiren Belediye Başkanları için, bunları kim aday yaptı, hiç mi araştırılmadı, bunlara yakışan bu, seçmenin oyunu satarak başka partiye geçmek ahlaksızlıktır, İlçe halkının yüzüne nasıl bakacaksın?
Bu tür örnekler yazmakla bitmez, fakat o günün şartlarına göre en iyi aday bulunmuş olmalı ki seçilmişler, bir müddet seçildikleri Parti’de hizmet etmişler, ortalığın toz duman olması onları da girdabın içine çekmiş.
Dürüst olmaktan ve sadakatten asla taviz vermeyen birisi olarak, kandırılmayı kesinlikle kabul etmem, kandırmayı da insan olarak içime sindiremem.
Parti değiştirenler, ahlaksız ve davasına ihanet etti demek oldukça kolay ve tek taraflı eleştiri olur, gel diyenlerin, baş tacı edenlerin, her türlü fedakarlığı göze alanların, milletin tepkisini kulak arkası edenlerin hiç mi kabahati yok?
Davranışlar ve yaşam biçimi ahlaki değerlerden uzaksa o insanla hiçbir işe başlanmaz, fakat bir kişinin seviyesiz yaşam biçimini seçmesi, diğer aile fertlerini de bu hataya dahil etmek de uygun değildir.
Zira suç işlemek ve reşit olanların yaşam biçimi kişisel olduğu için, eşi ve çocukları bu suça ortak edilemez.
Haya çok önemli, haya sahibi olmayan bir yönetici, kamu malını çarçur eder, rastgele kafasına göre harcama yapar, hesap vermez, kanun ve yasa tanımaz, çete kurar, gücü ve beslenmesi yolsuzluktur, çocuklarına ve diğer bakmakla yükümlü olduğu insanlara haram yedirir, borcunu ödemez ve yalakalık yapar.
Faruk Ergan
O GÜNÜN ŞARTLARI ÖYLEYDİ
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR'UN LİG YARIŞINDA DAHA DUYARLI OLMASI ŞART!...
Mehmet Arpa
Seni Sessizce Siliyorlar! (Fark Etmiyorsun)
Mustafa Göçer
ERCİYES DAĞINDAKİ TARİH AYAĞA KALDIRILMALIDIR
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
TERMOMETREYİ KIRARAK ATEŞİ DÜŞÜREMEZSİNİZ!
Ali Rıza Navruz
GAM DEFTERİ
KADİR DAYIOĞLU
BERCESTE
Ahmet Sıvacı
KARA LEKE 12 EYLÜL UNUTULMAYACAK
AHMET KARAASLAN
KANADI KIRIK KUŞ…
Ali İhsan Öztürk
SON YAŞANANLAR BİR GERÇEĞİ AÇlKÇA GÖSTERMİŞTİR