Başkan Memduh Büyükkılıç, müjde verdi.
On bir tane daha yaya geçidi yapacağız.
Keşke on bir de kalsa, yine razıyım.
Kent merkezi, yaya geçit mezarlığına dönecek.
Sanmayın bu geçitler, hemzemin.
Asansörlü, yürüyen merdivenli falan…
Yıllar yıllar öncesi Büyükşehri uyarmıştım.
Gelin, şehir içinde, bu altyapılarla “hız yolları” oluşturmayın.
Bunlar, diğerlerini tetikler, şehir merkezi köstebek yuvasına döner. Haliyle trafiği çözümleyeceğiz derken, düğümlersiniz.
Buna ulaşım dilinde, “çözdükçe düğümleme” denir.
Nitekim, Büyükşehir bu tuzağa düştü.
Her alt yapı bir diğerini tetiklemeye başladı.
Battı-Çıktılar, yonca yaprakları vs. kent merkezini istila etmeye başladı.
Tabii, “araç öncelikli” ulaşım politikalarının sonucu bu. Kimse, ah, vah demesin.
Artık düğme yanlış iliklendi, zincir devam eder gider.
Tabii, yapılanlar derde deva olmadı. Gün geçmesin ki, bir kaza haberi basına düşmesin. Merak eden varsa, her gün yerel basını tarasın.
Tabii, Büyükşehir de… Merak ediyorum, bu kazalar başkana, haftalık, aylık rapor sunuluyor mu?
Yine tabii, bu süreçte şu soruyu sordum: Peki, yayalar ne yapacak?
Öyle ya, karşıdan karşıya geçmek yayalar için ölüm fermanını da boynunda gezdirmek, demek.
Hal böyle olunca, çözümü de söyledim: “Yeraltı” ve “yerüstü (havadan)” yaya geçitleri. Çünkü başka çareleri yoktu.
Şimdi bu süreç başladı. Bunlar, sadece merdivenli olsa.
Asansör ister, yürüyen merdiven ister… Öyle ya, hasta var, yaşlı var, hamile var, çocuk var.
Mesela Başkan Büyükkılıç’a soruyorum: Değerli Başkanım. Hulusi Akar Bulvarı’nın cezaevi kesiminde, yayaları karşıdan karşıya nasıl geçecek?
Ben söyleyeyim, tramvaya kadar en az dört tane yaya üstgeçidi yapacaksınız. “Hayır!” demeyin, bu bir kehanet falan değil.
Demedi demeyin, göreceğiz.
Bunu, Bunu, Meydan merkezli 4-5 km yarıçaplı bir alan içerisinde göreceğiz.
Oysa, şehir içinde, ki doğru olan budur, trafiği ışıkla ve hemzemin yaya geçitleri ile düzenleseydiniz, bu pahalı ve geri dönüşü olmayan yatırımlara gerek kalmayacaktı.
Şimdi çok basit bir soru daha. Acaba yetkililer hesapladı mı?
Yaya üst geçitlerinde, “hareketli” kısımların, işletme, bakım ve onarımı; asansörlerde “yeşil etiket” için harcanacak yıllık masraf nedir?
Bir ikincisi de bu geçitlerde, insanların can ve mal güvenliği nasıl sağlanacak?
Öyle ya, bunun gecesi var, gündüzü var; kışı var kıyameti var.
Gecenin bir geç saatinde, kimse, asansörlere binmek istemez. Hele bir de kadınsanız!..
Ya bir de asansör arızalandı, insanlar içinde mahsur kaldı, ne yapacaksınız?
Ben biliyorum ki, Büyükşehrin burnunun dibindeki yeraltı geçitlerinde arızalanan, yürüyen merdivenlerin bir iki gün çalışmadığını…
Ha, diyeceksiniz ki, o saatlerde kadınların, yaşlıların, çocukların o saatlerde, dışarı da işi ne?
Otursun evlerinde. Dışarı da ise, zıpkın gibi, güçlü kuvvetli olanlar; vurduğunda insanları devirenler çıksın. Vallahi, haklısınız!
KADİR DAYIOĞLU
YAYA GEÇİTLERİ
Mehmet Arpa
Modern Zamanın Gürültüsünde Bir Nefes: Zihinsel Detoks
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
VİLLA DEĞİL, KÖPEK KULÜBESİ OLMALIDIR!...
M. Kemal Atik
İNSANIN YÜCELİŞİ VE KÖTÜLÜĞÜN ÇOCUKLARI
Ali İhsan Öztürk
1. DÜNYA SAVAŞI'NDAKİ TÜRK DEVLETİ GİBİYİM...
AHMET KARAASLAN
KÖPEĞİN NESİ OLUYORSUNUZ?
Mustafa Cengiz
FAVORİSİ OLDUĞUMUZ MAÇTA TATSIZ SÜRPRİZ YAŞAMAYALIM
Çınar Can Özyürek
Empresyonizm ve Hayatın Anlamı: lşıkta Saklı
Ali Rıza Navruz
UMUDU UÇAN YÜZ
Bekir Oğuz Başaran
O'NA