Hiç kendinizi bir odanın içinde, ama zihniniz binlerce kilometre ötedeki bir karmaşada yakaladınız mı?
Bugünün dünyasında en büyük yorgunluğumuz bedensel değil, zihinsel.
Sanki kafamızın içinde hiç susmayan onlarca radyo kanalı aynı anda çalıyor: Yarım kalmış işler, gelecek kaygıları, geçmişin pişmanlıkları ve bitmek bilmeyen bildirim sesleri...
Bakınız, bugün sizinle çok temel bir ihtiyacı konuşacağız: Zihnini temizlemek ve o eski, dingin halini geri kazanmak.
Çoğu insan dinlenmeyi sadece uzanmak sanır.
Oysa gerçek dinlenme, zihnin vitesini boşa alabilmektir.
Eğer zihniniz sürekli bir şeyler üretiyor, planlıyor ve eleştiriyorsa, dünyanın en konforlu yatağında bile yorgun uyanırsınız.
Bir düşünün; zihniniz bir bilgisayar olsaydı, şu an kaç tane sekme açık olurdu?
Ve bu sekmelerin kaçı gerçekten şu ana hizmet ediyor?
Zihinsel gürültüden kurtulmanın ilk adımı, "şimdi"ye dönme cesaretidir. Biz genelde ya henüz gelmemiş bir geleceğin korkusunda ya da çoktan bitmiş bir geçmişin yasındayız.
Oysa hayat, tam şu an, bu satırları okurken aldığınız o tek nefeste akıyor.
Peki, bu zihinsel detoksu nasıl yapacağız?
Öncelikle, gürültüyü azaltmakla başlamalıyız.
Sadece dış gürültüyü değil, iç sesimizin gürültüsünü de...
Kendimize karşı ne kadar acımasız olduğumuzu bir fark etsek!
Zihin, sürekli konuşan bir çocuk gibidir; onu susturmaya çalışmak yerine, ona güvenli bir alan tanımalıyız.
Yazmak, bu noktada en büyük mucizelerden biridir.
Zihninizdeki o karmaşayı kağıda döktüğünüz an, artık o yükü sadece beyninizde taşımadığınızı fark edersiniz.
Kağıt, zihnin en sadık dert ortağıdır.
İkinci olarak; basitliğin gücünü keşfetmeliyiz.
Hayatımızı o kadar çok gereksiz bilgiyle, gereksiz insanla ve gereksiz detayla dolduruyoruz ki, asıl önemli olanlara yer kalmıyor.
Zihinsel detoks, bir "hayır" diyebilme sanatıdır. Bize hizmet etmeyen düşüncelere, bizi aşağı çeken haberlere ve ruhumuzu daraltan ortamlara "hayır" dediğimizde, zihnimiz kendiliğinden genişlemeye başlar.
Unutmayın; zihin bir bahçe gibidir. Eğer siz onu kendi haline bırakırsanız yabani otlar sarar.
Ama her gün birkaç dakika bile olsa durup nefesinize odaklanırsanız, o karmaşanın içinde bile bir sükunet köşesi inşa edebilirsiniz.
Sessizlikten korkmayın; sessizlik, zihnin kendini tamir ettiği tek yerdir.
Bugün kendinize bir iyilik yapın. Sadece birkaç dakikalığına her şeyi durdurun.
Telefonu bir kenara bırakın, planları askıya alın ve sadece var olduğunuzu hissedin.
Zihniniz size bin tane neden sayacaktır ayağa kalkmanız için, ama siz ona şu cevabı verin: "Şu an sadece buradayım ve bu yeterli."
Çünkü zihni temizlemek, dış dünyayı değiştirmek değil; iç dünyanızdaki o berrak gökyüzüne yeniden bakabilmektir.
O gökyüzü hep oradaydı, sadece bulutların dağılmasını bekliyordu.
Şimdi derin bir nefes alın ve o bulutların yavaşça çekildiğini hayal edin.
Huzur, sandığınızdan çok daha yakın.
Mehmet Arpa
Modern Zamanın Gürültüsünde Bir Nefes: Zihinsel Detoks
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
VİLLA DEĞİL, KÖPEK KULÜBESİ OLMALIDIR!...
M. Kemal Atik
İNSANIN YÜCELİŞİ VE KÖTÜLÜĞÜN ÇOCUKLARI
Ali İhsan Öztürk
1. DÜNYA SAVAŞI'NDAKİ TÜRK DEVLETİ GİBİYİM...
AHMET KARAASLAN
KÖPEĞİN NESİ OLUYORSUNUZ?
Mustafa Cengiz
FAVORİSİ OLDUĞUMUZ MAÇTA TATSIZ SÜRPRİZ YAŞAMAYALIM
Çınar Can Özyürek
Empresyonizm ve Hayatın Anlamı: lşıkta Saklı
Ali Rıza Navruz
UMUDU UÇAN YÜZ
Bekir Oğuz Başaran
O'NA
KADİR DAYIOĞLU
ORTA ANADOLU