Mayısın çıkmasına şunun şurasında bir hafta kaldı. Yılı da yarılamak üzereyiz. Ne çabuk geçiyor günler. Tabii, yüksek enflasyon nedeniyle, emekliye çalışana verilen zamlarda, eriyip gitti; dağların karının erdiği gibi. Allah sonumuzu hayreyle!
Ben şu yaşa geldim, bu denli pahalılık görmedim. Hiçbir şeyin yanına yaklaşamıyorsunuz. Bir esnaf lokantasında iki kap yemek yeseniz, beş yüz liradan aşağı değil. Hele hele lüks bir lokantaya gitmek bizler için hayal oldu.
Tabi bu senenin mayıs ayı tarihe bol yağış ve soğuğu ile geçecek. Mübarek, dur durak bilmiyor, gece-gündüz sağanak düşüyor. Toprak bir türlü ısınmadı ki, sebze dikesin. Allah’tan bir gün fırsatını bulduk da çiçeği dökülen kayısı, erik ve kirazlara iç kurdu, yaprak biti, mantar ilacı yapabildik.
Sırada elma ve armut var. Kısmet olur, yağışlardan fırsat bulursak onlara ve tüm ağaçlara bayram sonrası ilaç yapacağız.
Mevsimlik çiçeklerin yanına yaklaşılmıyor. İnsan, “iki, üç ay zevkini çıkartacağım!” diye bu kadar para ödenir mi, demeye başladı. Dostlar inanın, on iki on üç kasa alırdım. Bu sene, vallahi, zırnık koklatmam. Kaldı ki, onları da dikmek zor, toprak bir türlü ısınmadı, tava gelmedi. Tabii, bir de dolu tehlikesi var. Henüz o geçmiş değil.
Tabii, bu yağışların ağaçlara, ormanlara, otlara müthiş faydası var. Böyle giderse, ağaçlar, yemyeşil olacak bu yaz; dağlar şenlenecek. O bile kâr. Mesela bizim Hisarcık’ın girişinde, karşıdan gözüken, sağlı, sollu yeşilliği hiçbir şeye değişmem. Sanırım bu yıl daha da coşacak.
Yıllardır, ilk defa Tekir Göleti’nden su bırakıyorlar. Gölet dolmuş durumda. Hisarcık deresinden inanılmaz su akıyor. Bu su Ali Dağı’nın eteğinden, taşkın kanallarından, Sarımsaklı’dan geçip Kızılırmak’a ulaşıyor. Oradan da Karadeniz’e.
Keşke sözümü dinleselerdi de, yapıldığı günden beri su tutmayan Öküz Çukuru Göleti’nin sızdırmasını giderselerdi de, 1,5 milyon tona yakın su heba olmasaydı. Gelin ne pahasına olursa olsun, bu işlemi yapın bu yaz. Anlaşılan DSİ yapmayacak, Büyükşehir ve Melikgazi belediyeleri birlikte yapabilir. Başkanların özellikle bu konuya eğilmelerini arz ederim. Kusura kalmasınlar, Başkanlar bunun hâlâ bunun farkında değiller.
Bildiğim kadarıyla yine bu yıl ilk defa Yamula Barajı’nın dolu savağından su verildi. Zira, Baraj iyice doldu. Tabii, Mansabında bulunan Bayramhacılı Barajı ne durumda. Bilemiyorum.
Yine tabii, bu yağışlar böyle devam ederse altyapı yatırımlarında da doğal olarak gecikme olabilir. Zira, Perşembe günü gök yarılmışçasına yağış var. Çarşamba akşamdan beri devam ediyor.
Dostlar, havalar çok soğuk gidiyor. Sanırım bağlarda, yükseklerde soba ve kalorifer yanıyor. Başka türlü de olmaz. Ama şunu unutmayın, bu coğrafyaya 21 Haziran “gündönümü” gelmeden yaz gelmez. Bizim rahmetli peder, “mest-lastiğini” gün dönümü gelmeden çıkartmaz, bağlara da göçülmezdi, özellikle yüksekteki bağlara.
Zaten ondan sonra iki ay yazımız olur. Ağustos ortasına geldik mi gece ve gündüz ısı farkı artmaya başlar; bağdan göçüm hazırlıkları da… Demem o ki, sırtımız, “içesine” iki ay ısınır.
Tabii, bu eski bağcılar için geçerliydi. Şimdi, muntazam evler, yollar, ulaşımda kolaylık, kalorifer vs. daha erken göçü ortaya çıkarttı ama ısınma için soba ve kalorifer yakmak şartıyla.
Yoksa, eski bağlara, Mayıs ayında hiç göçülebilir miydi?
Hayal bile edilemezdi.
Yazıyı kaleme alırken, CHP için “Butlan” kararı çıktı. Kılıçdaroğlu tekrar genel koltuğa oturacak. Peki, koltuğa oturduğunda, hangi CHP’liyi arkasında görebilecek. Takip edelim, bakalım. Ama şoke oldum, hiç beklemiyordum.
Otuz yıllık diploma iptalinden sonra, bu kararın ekonomiye yansıması nasıl olacak? Umarım ve temenni ederiz, bu kararın ekonomimize etkisi az olur. Zaten bıçak sırtında duran ekonominin bu yükü nasıl kaldıracağını da göreceğiz.
İçeride ekonomiye yansıması nasıl olacak. Hep beraber göreceğiz. Unutmayalım İmamoğlu’nun tutuklanmasının bedelini gördük.
Peki, dışımızdaki ülkeler özellikle Avrupa ülkelerinin tepkisi ne olacak? Ufak ufak açıklamalar gelmeye başladı. Hiç hoş değil.
Nihayet, iç ve dış yatırımcılar nasıl etkilenecek bu “butlan” kararından?
CHP’li değilim. Ama şuna inanıyorum. CHP tabanını yeni yeni tanımaya başladım. Şunu gördüm: Çok dinamik bir topluluk. Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarını, normal hukuk yolları çerçevesinde, o koltukta oturtmaz. Otururlarsa “Bay Kemal” başta Mehmet Sevigen ve Gürsel Tekin olmak üzere otururlar, bol bol okey oynarlar.
O zaman tek bir yol var. Kılıçdaroğlu, yasal süre içerisinde, en kısa zamanda Partiyi kurultaya götürecek ve aday olmadığını da açıklayacak. Yoksa, delege kurultaya götürür. Bizden söylemesi.
Mustafa Cengiz
KAYSERİ VE ERCİYES 38 FK, KADERİNİ BEKLİYOR
Faruk Ergan
SUSMAK!
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
BİR KADEH DAHA ŞİİR İÇSEM, KÖRKÜTÜK ŞAİR OLSAM…
KADİR DAYIOĞLU
MAYIS YAĞIŞLARI
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
BASKI ALTINDA İKEN TAM SOĞUKKANLI KALMAK İÇİN 7 KGB TEKNİĞİ
Mustafa Mete ÖZPINAR
YARADANIN SEÇKİN KULU OLABİLMEK
Ali Rıza Navruz
HÜZÜN AYI VE ALİ BAŞ (ÂŞIK SEZÎNÎ)
Mustafa Göçer
ORMAN SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM DEMEKTİR:
Çınar Can Özyürek
Anadolu'nun Parlayan Yıldızı Kayseri
M. Kemal Atik
BİR HÜZNÜN ARDINDAN