Değerli Okurlarım,
Bir çocuk için güvercine yem vermek küçük bir davranış olabilir.
Fakat aslında bu küçük davranışın içinde büyük bir eğitim vardır.
Çocuk kuşa zarar vermemeyi öğrenir. Onu korumayı öğrenir.
Onun da yaşama hakkı olduğunu fark eder. Ve belki de bir canlıya gösterdiği bu sevgi, zamanla bütün canlılara karşı duyacağı sevginin ilk adımı olur.
Bu nedenle hayvan sevgisini çocuklarımıza yalnızca sözle değil, yaşayarak öğretmeliyiz. Ailede başlayan bu sevgi okulda, sokakta ve hayatın diğer alanlarında devam etmelidir.
Çünkü hayvan sevgisi, doğa sevgisine; doğa sevgisi ise insan sevgisine açılan kapılardan biridir.
Meydandaki güvercinleri seyrederken bunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha düşünüyorum.
Güvercinlerin kanat çırpışları, çocukların ellerindeki yemleri onlarla paylaşmaları, insanların yürürken onları rahatsız etmemek için adımlarına dikkat etmeleri...
Bütün bunlar, şehrin gürültüsü içinde sessiz bir medeniyet görüntüsü oluşturuyor. İnsanların ayakları altında dolaşan güvercinler kaçmıyor. İnsanlar da onların üzerinden geçip gitmiyor; adımlarını değiştiriyor, yollarını biraz olsun onların varlığına göre ayarlıyorlar. İşte bu küçücük davranışta bile medeniyetin ince bir tarafı gizli değil midir?
Medeniyet, yalnızca büyük binalar yapmak değil; küçücük bir canlının yaşam alanına saygı göstermektir.
Günün ilerleyen saatlerinde güneş meydanı iyice ısıtmaya başladığında güvercinler, kale duvarlarına iliştirilmiş dinlenme yerlerine çekiliyorlar.
Oradan gelip geçeni seyrediyorlar.
Bir süre sonra hepsinin yan yana, sessizce duruşlarını izliyorum.
Sanki kendi aralarında bir şeyler konuşuyorlar.
Kim bilir? Belki de meydanı, insanları ve olup bitenleri kendi dünyalarından değerlendiriyorlar.
Belki de bize söylemek istedikleri tek bir cümle var: “Bize merhametle bakın.” Çünkü onların dili yok; fakat kanatları var. Sözleri yok; fakat sessizlikleri var.
İnsanlara anlatacak hikâyeleri yok; fakat varlıklarıyla insana çok şey düşündürüyorlar.
Posta güvercinlerinden taklacı güvercinlere, oyun kuşlarından yüksek uçan ırklara kadar insanlık tarihinin farklı dönemlerinde çeşitli amaçlarla beslenen bu kuşlar, bugün de meydanlarımızda yaşamaya devam ediyor.
Bazen kale duvarlarının üzerine konuyor, bazen cami avlularında dolaşıyor, bazen de çocukların çevresinde toplanıyorlar.
Sanki şehrin insanlarına sessiz bir selam veriyorlar.
Ve onların varlığı, meydanın sert taşlarına yumuşak bir anlam katıyor.
Belki de bu yüzden güvercinler yalnızca bir kuş değildir.
Onlar, bir şehrin hafızasının, merhametinin ve insanla tabiat arasındaki görünmez bağın simgesidir.
İnsanı diğer canlılardan üstün kılan şey, yalnızca aklı ve gücü değildir.
Asıl üstünlük, sahip olduğu gücü merhametle kullanabilmesindedir.
Yaratılmışların en mükemmeli olarak kabul edilen insanı yücelten de doğayla ve diğer canlılarla uyum içinde yaşayabilmesidir.
Erdemli olmak biraz da budur. Bir ağacın gölgesine saygı göstermek...
Bir kuşun yuvasını bozmamak...
Bir hayvanın yaşam hakkını gözetmek...
Ve bizden başka canlıların da bu dünyada bizimle birlikte yaşadığını unutmamak...
Cumhuriyet Meydanı'nda güvercinleri seyrederken bunları düşünüyorum.
Şehrin bütün gürültüsünün ortasında onların sessizliği bana çok şey söylüyor.
Belki de insanın aradığı huzur, bazen çok uzaklarda değildir.
Bazen bir meydanın ortasında, bir çocuğun avucundaki birkaç avuç yemde; bazen bir güvercinin kanat çırpışında; bazen de insanın bir canlıya zarar vermemek için attığı küçücük bir adımda saklıdır.
Ve belki de gerçek medeniyet, insanın kendisi dışındaki canlıların da hayatına saygı göstermeyi öğrendiği gün başlayacaktır.
Cumhuriyet Meydanı'nda güvercinler uçmaya devam ediyor.
Ben ise onları seyretmeye...
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR’A SERİ BÜYÜK MORAL OLUR!
M. Kemal Atik
GÜVERCİNLER, BİR ŞEHRİN MANEVİ SİMGESİDİR-2
Mustafa Mete ÖZPINAR
İNSAN EŞREF-İ MAHLUKTUR
KADİR DAYIOĞLU
ANKETLER YALAN SÖYLER Mİ?
Mehmet Arpa
SANA KÖTÜ DAVRANILMASI, SENİN DEĞERSİZ OLDUĞUN ANLAMINA GELMEZ
Mustafa Göçer
DOSTLARlM OLSUN İSTERİM
Ali İhsan Öztürk
TÜRK ULUSU ÖZÜNE DÖNMELİ
Faruk Ergan
GÜNAH VE İSRAF
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
VANDALLAR TAHRİP ETTİ, CEBİMİZDEN 8 AYDA 1 MİLYON 250 BİN TL ÖDEDİK!...
Ali Rıza Navruz
GİTTİN