Ömrüm boyunca, üç şeye dikkat etmeye çalıştım. Tabii, ne derecede başarılı oldum bilemem. Ama en azından bunun gayreti içerisinde olduğumu biliyorum: “Emanete ihanet etmeme”, “Yemin etmemek” ve “ahde vefa göstermek”. Toplumda bunlar eksik oldu mu kaos da başlar. Güven kalmaz. Kimin ne yapacağını bilemezsiniz.
Sayın Abdullah Gül ile “siyasi, fikri” açıdan yolumuz hiç kesişmedi. Aile ile, Habekkitçi Mahallesi’nden komşuluğumuz var. O da çok geriler de kaldı... Ama komşuluk hakkını gütmeye çalışırım. Amcaları, Ziraat Y. Müh. Mahmut Gül ile görüşürdük… Hep bana “Kadirim!” der; Rahmetli ebem ve dedemden söz ederdi.
Abdullah Bey, Cumhurbaşkanlığından ayrıldıktan sonra, sayesinde siyasette var olanların, “Abdullah abi, Abdullah abi!” diye etrafında pervane gibi dönenlerin, “mahallerde” bile aynı fotoğraf karesine girmekten korkuyor; çekiniyor. Acaba neden?
Oysa bizim örfümüzde ve inancımızda, “ahde vefa!” diye bir kavram var. Büyüklerimden şunu duydum; “Siz siz olun da ahde vefa duygusunu öldürmeyin!” Oysa benim, Sayın Gül ile hiçbir akçeli ilişkim falan olmadı ama komşuluk hukukumuz bunu yazmama neden oldu. Sevseniz de sevmeseniz de; katılsanız da katılmasanız da, bir cenaze vesilesi ile, bu çok güzel örfümüzü anımsatmak istedim.
Mevtaya rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Hepimizin gideceği, bir buçuk metrekarelik ebedi istirahatgah, iki metre beyaz kefen ile.
Olay şu. Cenazeye gidemedim ama basından aldım; bir de fotoğrafları basından gördüm. Halim olsa, mutlaka cenazeye giderdim. Sayın Gül’ün 88 yaşında hayatını kaybeden amcası Mustafa Gül, Kayseri’de son yolculuğuna uğurlandı. İkindi namazının ardından Hulusi Akar Camii’nden Asri Mezarlık’ta toprağa verildi.
Cenazeye Abdullah Gül, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Hulusi Akar, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okan, Gül ailesinin yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Şimdi soruyorum, diğer büyüklerimiz, hassaten, mesela, Mehmet Özhaseki neden yoktu cenazede? Üstelik, siyasetten ayrılmış, kendisini vakıf işlerine vermişti. Kim bilir, belki de yoğun “vakıf” işleri vardı. Yine öğrendiğime göre Memduh Başkan Kayseri dışındaymış. Allah şifalar versin, “Bekir Başkan”, hasta…
Abdullah Bey ile birlikte gözükmekten iş insanları, STK Başkanları, siyasiler, hassaten AK Partililer acaba neden uzak duruyorlar? Tabii, bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var, Ege Cansen ustamızın dediği gibi; “halk güce tapar!”. Yüce rabbim, bizleri, “güce tapanlar cümlesinden eylemesin!”
Bu vesile ile, kurulduğundan beri, başarı grafiği sürekli yükselen, şunun şurasında o küsur yıllık öğretim geçmişi olan, “üçüncü” nesil, “vakıf destekli” ilk kamu üniversitesi Abdullah Gül Üniversitesi’nden söz edeceğim.
Bu güzide Ünivesitesi’nin geçenlerde, mezuniyet töreni vardı. Davetli olmama rağmen gidemedim. İnanın dostlar, sağlığım toplu etkinlikler katılmama izin vermiyor. O nedenle değerli Rektörümüz Prof. Dr. Cengiz Yılmaz’dan özür dilerim. Hocamız, gerçekten değerli bir insan, değerli bir bilimci. Kendisini ve Üniversitesi’ni siyasetten uzak tutuyor.
Törenden, dostum Abdullah Çalapkorur göndermiş, bir fotoğraf… Bomboştu sandalyeler. Umarım ve temenni ederim, Üniversitemizin “ismi” birtakım engellemelere neden olmaz. Değerlendirme haddime değil ama takip edebildiğim kadarıyla geleceği çok parlak bir üniversite. Yakın gelecekte, ülke ve dünya klasmanında daha üst seviyelere çıkarsa, hiç şaşırmam.
Bu güzide üniversitemize başta yöneticiler, siyasiler ve iş insanları sahip çıkar. İsmi nedeniyle, kurban edilmez. Şu anda büyük yük çeken “Abdullah Gül Üniversitesi Destekleme Vakfı (AGÜV)”. Tek amacı, “dünya üniversitesi olma yolunda Abdullah Gül Üniversitesi'ne destek sağlamak…” “Vakfın” üzerindeki yük, kısmen de olsa alınır. Unutmayın, bu bir kamu üniversitesi. Bu vesile ile Vakıf Başkanımız Mustafa Çıkrıkçıoğlu’nu kutluyor; başarılar diliyorum.
Ha bir de unutuyordum. Tavlusun tarafına yapılan “yerleşkesi” ne durumda? Bilemiyorum. Umarım, maddi ve manevi engellerle karşılaşmıyordur.
Mustafa Göçer
BU GİDİŞ DÜNYAMIZIN SONUNU GETİRİR.
Ali İhsan Öztürk
ÖĞRETMEN EĞİLMEZ, BÜKÜLMEZ!
KADİR DAYIOĞLU
AHDE VEFA
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
KADINLAR MEDENİ KANUNUN SİZE VERDİĞİ HAKLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
M. Kemal Atik
HAKİKATİN GÖLGESİNDE AHLAK VE İNSAN
Mehmet Arpa
Kıymete Binmenin Psikolojisi: Kendini Tüketmeyi Bırak ve Uyan Artık
AHMET KARAASLAN
NARLIDERE BÖLÜM: 2
Nilgun Batıyeli
Mit Sandığımız Geçmişten, Düşünmediğimiz Geleceğe
Mustafa Cengiz
FUTBOLA MHK, HAKEM VE VAR’IN ETTİKLERİ…
Ali Rıza Navruz
GÖZLERIN-1