İletişimde sorun nasıl oluyor, mesela ikili ilişkilerde mutlaka günlük beş altı kez haberleşerek sadakat duygusunu, ilgiyi ve özeni, değer verdiğini hissettirmek önemlidir.
Haftada en az iki kez telefonla konuşmak, hatta görüntülü sohbet etmek duyguları geliştirmekle sevgi ve güven bağını kuvvetlendirmektedir.
Gerçekten ilişkisinin mutlu ve aşkla devam etmesini isteyen çiftler bu kurala dikkat etmeli, iletişimde sorun yaşamamak adına düzenli olarak bir birlerini merak eden mesajlar iletmeli, hal hatır sormalı, bir şeye ihtiyacının olup olmadığını sorarak karşı tarafı önemsediğini, hayatının merkezinde tuttuğunu, değer verdiğini, önceliği yaptığını belirtmelidir.
Bu ilişki seviyesi yeni tanışlığın üçüncü ayından başlar.
Ciddi ilişki yönünde devam ettiğinin göstergesidir.
Aslında tarafların bir birlerini kıskanmaları, başkalarının bu çiftin hayatına girebilme kaygısını yaşamaları normaldir.
Yalnız kıskançlıkla baskıcılığı karıştırmamak lazımdır.
Farkını belirteyim:
Kıskançlık, sevdiğini kaybetme korkusu, endişesini çok belli etmeyecek şekilde bir taraftan da korumak kastı ile nereye, kiminle, ne zaman gidip ne zaman döneceğini merak etmek, güvendiğini göstererek, “fazla geç kalma” cümlesi ile hem de kıskandığını belli etmektir.
Baskın olmaksa, “yanında kim var, başkası ile mi konuşuyorsun, nerde idin, benden ne saklıyorsun, falan yere gidemezsin, şunu giyemezsin, onunla arkadaşlık etme” gibi emir cümleleri içeren, rahatsız edici tavırlarla güya kıskandığını göstermektir.
Seven insan baskıcı davranmaz, korur, kollar, sevgisini gösterir, sahiplenir ve gerisini güvenle sevdiğine bırakır.
Özetle her şeyden önce kendisine, kendi iç dünyasının güzelliğine inanır, güvenir.
İletişimde diğer bir sorun bazen yazıp, bazen kaybolmak, sorulan sorulara cevap vermeden es geçmek, güya gizemli olmak için uğraşmak, aradığında telefona çıkmamak, çıkmadığı gibi dönüş yapmamak, kendisi keyfi istediğinde arayarak sitemkar konuşmak. Bunlar ilişkide ve iletişimde ciddi sorun olduğunun göstergesidir.
Bunu yapan tarafın derdi sevdiği ile mutlu olmak değil, hep bir arayış içinde olup, o günün moral moduna göre sorumsuz davranmakla, canının istediği biçimde egosunu tatmin etmektir.
Bu tip insanlar en iyi sevgiliyi bulsalar da yetmez. Başka “limanlar” da arar, sorsan ne istediğini kendisi de bilmiyor. Böylelerinin ihtiyar örneklerinin yalnız yaşlandığının şahidi olmuşuz.
Çünkü, hayat kaç kez karşısına doğru insanı çıkarmış, şans vermiş, efendi “beğenmemiş” daha fazlasını istemiştir. İlahi adalet böylelerine layığını tam da ihtiyaçları olan o yaşlılık zamanında verir. O saatten sonra sadece geçmiş anıları ile yaşar böyleleri.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
CHP'Yİ SEÇİME GÖTÜRECEK İSİMLER VE KONUŞULANLAR!
Mustafa Göçer
NEDEN BU KADAR ÇOK ÇALIŞIYORUM?
KADİR DAYIOĞLU
KAYSERİ KIZ İLKÖĞRETMEN OKULU
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
1. İLETİŞİM SORUNU
Ali Rıza Navruz
SEVDA YOLU TÜRKÜSÜ
Mustafa Mete ÖZPINAR
MAHŞERDE ŞAHİDİMİZ BEDENİMİZ OLACAKTIR
Mustafa Cengiz
ACISI İLE TATLISI İLE SEZON BİTTİ!
M. Kemal Atik
BİR HÜZNÜN ARDINDAN
Şaban Külhancıoğlu
ANNELER GÜNÜ KAPİTALİZMİN TUZAĞI MI?
Mustafa Temizer
TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİ Mİ? BU ÇAĞRI NEDEN ENGELLENİYOR?