Beklentilerinizi aşk, sevgi dili ile karşı tarafa aktarmalısınız. İki taraf ta bir birlerini ancak böyle tanıyabilir. Zamanla bir birlerini olduğu gibi böyle bir şeffaf iletişimle kabullenebilirler. Yalnız iki taraf ta birbirlerine karşı hemen fazla beklenti içinde olmamalı, ilk üç aylık iletişim ve tanışma, vakit geçirme ile bir birilerinin iç dünyasını, hayattan istediklerini, ne ile, nasıl huzur bulduklarını bir birilerinde gözlemlemeli ve bütün iletişimin çoğunluğunu bu yönde sürdürmeliler.
Günümüzde insanların çoğunluğu ilişkilere “çekirdek muhabbeti” gibi yüzeysel, “günü kurtarmak” amacı güden ani heveslik ilişki nazarı ile bakıyor, ne yazık ki, insan insanı harcamaya kıyabiliyor ve kendi insanlığına ihanet ederek bu dünyada yapabileceği en güzel davranışların başında insan gönlünü kazanmak olduğunu çoktan unutmuş gibi.
Bu duruma nasıl geldik, hepte teknolojiyi suçlamak yine sorumluluktan kaçınmak gibi bence.
Dünyadaki ekonomik, siyasi, sosyal dengeler değiştikçe toplumda sağlıklı ilişki kalitesi de düşüyor.
Hayatın gittikçe pahalaştığı çağda çıkarlar insani duyguların körelmesine ve baskın olmasına getirip çıkardı. Kadınlar erkeklerden, erkekler kadınlardan şikâyetçiler. Herkes birbirini çıkar üzerine ilişki aramakla suçluyor.
Gerçekten bize ne oldu? Ekonomik kıtlık ortaya çıktıkça insana yakışan birlik olup, tasarrufla geçinmenin huzurunu yaşamaktansa, insanlar bir birilerinin ceplerini güder, malına mülküne göz diker oldu. Sanki birisinden kaptığı bir şeylerle ömrünün sonuna kadar geçimini garanti altına alacak, maddi refaha ulaşacak. Evrendeki adalet sistemi buna müsaade etmez. İnsanlar her şeyi bildiklerini sanıyorlar, oysa senin olmayan hiçbir şey sana helal değildir.
Yaradan bizlerden şükranlık duymak, verdiği nimetlerin değerini bildiğimizi görmek ister. Çok borçlanmış olabiliriz, çok sıkıntıda olmuş olabiliriz, fakat bu, başka bir insanı gasp ederek, dolandırarak, binbir hile ile suni, yalan “aşklarla” duygularını kullanarak elinde olan ihtiyaçlarını rızası olmadan, kandırarak alma hakkı vermez.
İlişkilerdeki en çok şikayet edilen konulardan birisi de bir tarafın diğer taraftan duygu sömürüsü, manipülasyonla maddi çıkarlarını elde etmesidir.
Böyle üzücü ilişkiler toplumun ruh sağlığını, insanlığa inancını, insanların bir birilerine samimiyetini zedelemekle, insanların bir birilerinden uzaklaşmasına, yalnızlaşmasına neden oluyor.
Kopuk iletişimin bir sebebi de etraftan duyulan fazla negatif olayların etkilemesi ile kendi ilişkisini kıyaslayarak şüpheci yaklaşım sergilemekle, ilişkinin akışını olumsuz yöne saptırmak ve iki tarafın bir birinden zarar geleceği kaygısı ile iletişimde tutarsızlıkların ortaya çıkmasıdır.
Bu nedenle yeni bir ilişkiye başlandığında ferah bir yol izlemek istiyorsanız bir birinizin aile düzenini, yaşam tarzını, ilgi alanlarını, karakter özelliklerini öğrenmeye çalışın. Hep bu cümleyi erkeklerden duyuyorum:
Şimdiki kadınlar nasıl birisin, nelerle uğraşır
sın, nelerden hoşlanırsın diye sormaz, ne kadar maaş alıyorsun, araban var mı, evin var mı diye sorarlar.
En başından artık itici geliyor bana, benim maddi durumumla ilgilenen kadın beni çıkar için istiyordur- diyorlar.
Kadınlar da hep şunu söyler:
Hepsi aynı bu erkeklerin, namaz kılıyor mu-
yum, hayatım nasıl geçiyor diye sormaz, fiziksel özelliklerimi, boyumu, vücudumu merak eder.
Bütün bu şikâyetler haklı şikâyetler. İnsanlar ne istediklerini artık kendileri de bilmiyor. Sorsan o erkek nasıl bir eş arıyor diye, tabi ki, namuslu, dini bütün kadın diyecek, öyle madem, neden tanıştığın kadına daha ilk günden ne kadar istekli olduğunu, fiziğinin nasıl olduğunu niye soruyorsun?
Hiçbir kadının – tanıştığım arkadaşım bana namaz kılıyor musun, geçimini ne ile sağlıyorsun diye sorduğunu duymadım. İnsanlığa sesleniş hakkım olsa hoparlörü alıp sesleneceğim: değerli insan evladı sen gerçekten bu hayattan ne istiyor, ne bekliyorsun, mutluluk anlayışın nedir?
Bence insanlar oturup dürüstçe kendilerine sormaları lazım:
“Ben ne istiyorum? “
Kim ne istiyorsa karşısındaki insana ona göre
davransın lütfen!
Açık ve net olun. Zaten sizi seven ve olduğu
nuz gibi kabullenen insan size malını da mülkünü de severek harcar. Geçici süre için yaşadığımız bu dünyada kalp kırmaya gerek yok. Bu dünyadan hiçbir dolar, mobilya, lüks araba ve boylu poslu sevgili götüremeyeceğiz, tek götüreceğimiz yaptıklarımız, kalp kırdı isek, gönül aldı isek, birinin ihtiyacına destek oldu isek, ya da birini ağlattı isek tüm bunları götüreceğiz. Bunları iyi düşünün! Deam edecek
Mustafa Cengiz
KONGRE VAR AMA… NE ADAY, NE DE LİSTE VAR!
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM KOPUKLUĞU -3
Ali Rıza Navruz
YORGUN SAVAŞÇI
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
ÇOĞU İNSAN SIRADANLIĞI VE DUYGUSUZLUĞU TERCİH EDER
KADİR DAYIOĞLU
BİZİM ÇALGICILAR!
Mustafa Mete ÖZPINAR
İNSANLIK VEDA HUTBESİNİ ARIYOR
Faruk Ergan
UTANMALISINIZ
Mustafa Göçer
FİDANLAR DİKELİM. ŞEHİRLER RENKLENSİN
İhsan Görücü
BİLMEDİĞİNİ BİLMEYENLERİ GEÇECEKSİN
M. Kemal Atik
Tasavvuf Terminolojisinde VECD