Günümüz erkeği mutlaka oturup düşünerek bir karar vermeli, bu hayatta mutluluk adına beklentisi nedir ve nasıl bir kadınla mutlu olur da, hiç değilse düzgün kadınların duyguları ile oynamayıp, onları kötü yola sevk etmeye sebep olmasınlar.
Günümüzde ülkemizdeki görünmeyen, fakat toplumu önemli seviyede uçuruma sürükleyen sıkıntılardan birisi ve belki en önemlisi insanların dürüstlük özelliklerinin eksikliğidir. Yüzlerce örnekle bu kitabı doldura bilirim, ama gerek görmüyorum, yalnızca analizini yapmam yeterlidir diye düşünüyorum. Biz insanlar şu an kendimize karşı dürüst değiliz. Bunu fark ettiniz mi?
Bir insan giriyor hayatınıza bir çok söz, vaat veriyor, sorumluluk alacağını duyuruyor, ama tam tersini yapıyor. Bir söz veriyor, ama hiç sözünü tutmuyor, plan yapıyor ama planı gerçekleştirmek için hiçbir harekete geçmiyor, hakkınızda çok olumlu, güzel fikirler söylüyor, size hayran olduğunu anlatıyor, ama sizi kaybetmekten değil korkmak, kendisini bir anda geri çekiyor. Kayboluyor, hiç söz vermemiş, sizinle birlikte plan yapmamış gibi duyarsız ve bön davranıyor. Peki, neden sizce?
Ben anlatayım: çünkü, sadaka dağıtır gibi söz verip, sorumluluk almış gibi görünüyor ve verdiği sözlerin, vaatlerin arkasında durmuyor, çünkü, dürüstlükten vazgeçmiştir, veya dürüstlüğün kişiliğini nasıl karakterize ettiğini bilmiyor.
En acısı bu insanların yaş farkı yok. Her yaş ve her kesimde, her konum sahibi, rütbeli dahi kariyer yapmış, önemli konuma yükselmiş kişiler bile bu gün dürüst değiller. İnsanın birisine karşı dürüst olmayışı aslında doğrudan kendisi ile ilgilidir.
Esasında bu insanlar başta kendilerine karşı dürüst değiller. Çoğu bunun bilincinde değil.
Hayattan ne istediğini kendisine hiçbir zaman
sormuyor. Bu soru mühim ve halledici bir sorudur.
Bir insanın kendisi ile baş başa kalarak zaman zaman bu soruyu kendisine sorması lazım:
“Ben bu ilişkiden ne umuyorum, ne
bekliyorum? Ben bu hayattan ne istiyorum?
Yaşamımda en çok ne istiyor ve neyi bekliyorum? Ben en çok ne yaparsam mutlu olurum? Hayatımdaki kişiden beklentim nedir?
Bu sorulara cevap arayıp, iç dünyasına soran insan kendisine karşı dürüst olan insandır.
Bütün tasavvuf alimleri aynı fikirde olup, her
insanın önce kendisini düzeltmesini tavsiye eder, nasihat verir. İç dünyasına inerek kendi istekleri ve beklentileri hakkında kendisine soran insan kendisine karşı dürüst olan insandır. Kendisine karşı dürüst insan karşısındakine de dürüst olur.
Karşısındakine söylediği, verdiği sözlerin sorumluluğunu üstlenir ve yerine getirir. Bir insanın önce kendisine sonra da karşısındakine dürüst olması o şahsın en değerli özelliğidir. Böyle insan kıymetli ve kamil insandır. Meslek seçiminde, ilişki için hayatına alacağı insan seçiminde, dost ve arkadaş çevresi seçiminde kendisi ile konuşup karar veren insandan zarar gelmez.
Ebeveynlerin çocukları ile onların ergenlik çağlarına geldikleri zaman çocuklarının meslek seçimi, arkadaş seçimi için böyle bir konuşma yapmaları lazım. Bu çocuğun ufkunun gelişmesine ve sorumluluk alıp, yerine getirebileceği meslek ve arkadaş seçiminde doğru karar vere bilmesi için oldukça ehemmiyetlidir.
Ülkemizdeki mesleki, arkadaş çevresi seçiminde insanların yanlış seçimi ebeveynlerin evlatlarını yanlış yönlendirmeleri ile başlıyor. Ailede çocuklara karşı ne kadar açık ve net örnek olunursa, ne kadar dürüstlük anlatılır ve önemi açılanır da , ebeveynler de aynı seviyede açık ve dürüst örnek ola biliyorsa çocuk o formatta yetişerek, toplum için o seviyede birey ola biliyor.
Eğitim sisteminde ezberciliğin, şemasal öğretim formatının yürütülüş kapasitesi ile bu dünyada bize en çok lazım olan DÜRÜSTLÜK anlayışı, net olma kavramı çok arka planlarda kalıyor. Çünkü, ödev ve sınav prosedürünü uygulamak ve yarı yıl sınavlarına yetişmek, programı tamamlamak gibi saçma bir yarışma var. Sanki, bu yarışmalar çocukları sağlıklı bir toplum için geliştiriyor. Oysa robotik bir kamu yönetimi egemendir. Memurlarda duyarlılık, hassasiyet, görevinin asıl gerektirdiğini anlamak ve bu bilinçle görevini yapmak farkındalığı sıfıra yakın.
İnsanlar var, yalan sevmem diyor, günlük belki kaç kez yalan söylüyor ama. İnsanlar var, ilgi göstermek istiyorum, çaba göstermek benim işimdir diyor, tutarsız ilgi fakirliği ile asla çabaya yanaşmıyor. Karşısındaki kişiyi inandırmak için oysa ne kadar çabalamıştı. Ve o kadar! Başka da devamı yok!
Ne gereği var ki?
İnsan harcamak çekirdek çitmek mi?
Yaradan biz insanları bu dünyaya eşref, halife diye layık bilmiş. Biz insanlar değerimizi düşürmek ve kendi cinsimizden olan diğer insanların gözünden, gönlünden düşmek için ne yalanlar uyduruyor, ne fırıldaklar işliyoruz. Ne için? Anlık heves için! Geçici dostluk için!
Yazık!
Zaten anlık heves arayan, geçici dostluk isteyen onca, yüzlerce insanlar var. Bunun için yalan söylemeye gerek yok ki. İyi insanları gözüne kestirip illa acı çektirmek, illa egosunu tatmin etmek, karşısındakini yalvartmak, küstürmek normal insana yakışır mı? Normal insan kim gerçi? Biz insanlar şu an normal miyiz?
Bir sürü yalan söyleyip, bir sürü vaatle, sözle sevdiğine inandırıp, bir anda sessizliğe kaybolan birisi normal ola bilir mi?
Asıl kötü olan, ülkemizde her şeye artık normal bakılıyor. Bu daha felaket bir durum. Şaşılacak hiçbir şey kalmadı.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
KAYSERİ’YE YURT DIŞINDAN GELENLER VE EBEDİ ALEME UĞURLADIKLARIMIZ!
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM İNCELİKLERİ -5
Mustafa Mete ÖZPINAR
BİZ NASIL OLDUK, NEDEN VARIZ?
Bekir Oğuz Başaran
KÜNYEM
Ali Rıza Navruz
SONUÇTA ŞAİRİM
Mustafa Cengiz
TÜRK FUTBOLUNDA KARA PARA VAR MI?
KADİR DAYIOĞLU
GECİKMİŞ BİR VEFAT HABERİ
Mustafa Temizer
NEDEN YAPTINIZ?
Faruk Ergan
AKRAN ZORBALIĞIYMIŞ!
Mustafa Göçer
DOĞA KÖRLÜĞÜ