Sanırım tanışmak, iletişi kurmak kolaylaşınca, ulaşmak çok basit diye seçim bolluğunun vermiş olduğu rahatlık bazı kişiliğini yitirmiş insanların nefsine hoş görünmüş, kısa sürede birçok insanla irtibat kurarak tanıdık çevresini genişletmekle zevkinin esiri olmanın hüsranını yaşamayı seçmiştir.
Yalnız, böyle basit düşünen kişiler unutuyorlar ki, kaliteli insanla kaliteli, dolu dolu zaman geçirilir, niteliği, ağırlığı, kültürü kapasiteli insan iz bırakır, ömürlük dost ola bilecek kadar değerlidir. Yüzeysel ilişkiler aynı günün sonunda veya bir iki günlük kısa süreden sonra unutulmaya mahkûmdur oysa.
Gerçi hayattan özgün olma ayrıcalığını, haysiyetini, ferdi kişilik özelliklerini, seçkin olma bağını koparmış insanlara iyi insanlar fazla gelir. O tip “ıssız” kişiler zaten değer kavramını hiçe saymış, nitekim kendisine bile saygısını yitirmiştir.
Yaradan’ın onu da bütün insanlar gibi özel yarattığının bilincinde değil ve bu bilgisizce geçen ömrü için şükran da değildir. Dolayısıyla kendisi hakkında güzel ve merhametli düşünen bir insan evladı karşısındaki kim olur olsun, hele ki, yeni tanışacağı birisi ise ilk baştan kendisi hakkında yanlış fikre zemin yaratmayarak ihtiyatlı iletişim kurmaya çalışacaktır. Karşısındaki kişiye nezaket göstererek saygın iletişim üslubunda medeni davranışla yaklaşacaktır.
“Slm, mrb, nbr” gibi anlamsız ve umursamazlık çağrıştıran iletişim girişiminin sağlıklı ilişkiye dönüşmesine inanmıyorum. Bu harf yığını, kelimeye cimrilik anlamı veren kısaltmaları bir süredir normal ilişki sürdüren, artık belli seviyeye ulaşmış ciddiyet kapsayan ilişkilerde de göre biliyoruz. İki taraf ta farkında olmadan bilinçaltına sitem sinyali göndermiş oluyor bu kısaltmaları kullanarak, yani, şöyle bir fikir geçiyor anlık olarak aklından insanın:
“Artık çok ta ulaşılmaz görmüyor beni, ilişkimizin heyecanı azalmış galiba, canım yazmaya bile üşeniyor baksana, cnm yazarak benimle geçireceği vakitten kanaat ediyor sanki”
Dünya yaranırken Söz vardı. Ve Rabbim “Ol!”
diye emir verdi, ondan sonra her şey olmaya başladı.
Söz değerlidir!
Adi kısaltmaları yaza bildiğin saniyelerin
aynısını tam kelime şeklinde de yaza bilirsin. Çünkü, karşındaki değerli, sen değerlisin!
Bu tarz özensiz yazanlar hakkında hiç yanıl-
madığımı gözlemledim. Hayatla barışık olmayan, kendisini geliştirmeyi düşünmeyen, her şeye basit gözü ile bakan insanlar böyle gamsız ve umursamaz üslupla iletişim kurarlar.
Maalesef ki, bu hata tanışma girişiminde bulunanların ve ülkemiz çoğunluk insanının yaptığı çok kaba bir hatadır. Çok şaşırtıcı ve üzücü ki, kamu çalışanları, memurlar dâhil sade insanlar, eğitimli, eğitimsiz her kesimden bu yanlışı yapanlar var.
Ülkemizde kısacası iletişim kültürü önemli boyutta eksiktir. En kötüsü de karşı taraftaki insan kendisini geliştirmiş ve kültürlü ise çok iyi bir insan dahi olsanız ilk girişiminiz sonuçsuz kalacak ve tanışma isteğinizi bu hatalı iletişim kurma yöntemi ile gerçek manada “baltalamış” olacaksınız. Nedir bu hata?
Giriş bölümde yazmıştım: slm, nbr, mrb gibi
sözcük veya kelime türünden olmayıp, hiçbir anlam ifade etmeyen, ama “nasılsa anlar” düşüncesi ile Selam, Ne haber, Merhaba gibi Türkçemize has , güzel sözcüklerin kısaltmasıdır.
Oysa sanırım bu kısaltmaları daha ilk baştan kullanan insan farkında değil ki, bu kısaltmaları karşı taraf anlıyor ama, saygı ve samimiyet oluşturmuyor, güven vermiyor ve tam tersi bu kısaltmaları kullanan birisi kendisi hakkında olumsuz izlenim yaratıyor, değersizlik duygusunu çağrıştırıyor. Bu kısaltmalarla iletişime geçen birisi aslında şunu söylüyor:
“Ben sıradan birisiyim, boş vaktimi doldurmak için bana katıla bilirsin, her hangi saygı ve sevgi, samimiyet ve güven, sadakat ve ciddi yaklaşım umurumda değil, tüm amacım “günü kurtaran bir ilişki arayışıma cevap vermen, benim gibi takılmalık ilişki arıyorsan buyur ben buradayım” demek oluyor, ne yazık ki.
Eğer karşınızdaki kişiyi tanıyor ve onunla ciddi, muhteşem ilişki kurmak, değer vermek ve iyi hissettirmek istiyorsanız, karşınızdaki kişi hakkında olumlu düşünüyor ve ona kendinizi sevdirmek ve saygı, ilgi görmek istiyorsanız kesinlikle böyle amaçsız, olumsuz yansıma ile iletişim kurmayınız.
Bir kere kendi özsaygını her şeyden üstün tutarak karşınızdaki insanın sizin hakkınızda olumsuz ve belirsiz düşünmesine fırsat vermeyiniz.
Bu hatayı en başta kendinize yakıştırmayınız.
Çünkü, değerlisiniz, çünkü, en güzel duyguları taşıyorsanız karşı tarafın da saygısını hak ediyorsunuz.
Çünkü, Söz zaten değerdir! Söz ve hitap seni tanıtıyor, söz ve iletişim üslubun seni anlatıyor, söz ve yaklaşım şeklin senin hakkında fikir edindiriyor.
Çok ilginçtir ki, insanlar bu kısaltmaları doğal ve normal görüyor, bu gibi iletişim kurmakta hata görmüyorlar. Yaşanmış bazı örnekler vereyim.
Diyaloglara bakın:
- Mrb
- Tanışıyor muyuz?
- Yok, tanışmak için yazmıştım.
- Kim olduğunuzu bilmiyorum, üslubunuz da hoşuma gitmedi.
- Neyse ya, k.i.b. (Kendine iyi bak diyecek guya).
Diğer bir diyalog:
- Nbr
- Tanışıyor muyuz?
- Hayır
- Nbr ne demek o zaman, beni tanımıyorsunuz
bile
- Tanışalım
- Üslubunuz hoşuma gitmedi.
- Sorgu odasında mıyız, anlamadım?
- Neyi anlamadın, kim olduğumu bilmiyorsun,
evli miyim değil miyim bilmiyorsun, ama nbr diye dalıyorsun
- Tm…. (engelledi)
Bir başka diyalog:
- Slm
- Kimsiniz?
- Ben Mesut nasılsın?
- Tanışıyor muyuz?
- Hayır, tanışalım
- Nasılsın ne demek peki, tanımıyorsanız?
- Hal hatır sormak için yazdım.
- Daha tanışmıyoruz ki, kim olduğumu bilmi-
yorsan halimi hatırımı niye anlatayım sana?
Her şeyden önce direkt “Nasılsın” yazarak tanışma çabasına girmek bir taraftan sakıncalıdır, diğer taraftan basit kültür adabından bile yoksun olduğunu belirtmektedir. Birinci taraftan , “Nasılsın” diye kendini tanıtmadan, karşı tarafı tanımadan yapılan tanışma girişimciliği hakiki manada kötü sonuçlanabilir.
“Nasılsın” diye ilk cümle ile tanışmaya
kalktığın kişi o sırada yalnız olmaya bilir, yanında eşi, nişanlısı ola bilir, yani hayatında özel arkadaşı olan birisi olursa sizin için ve karşı taraf için arzu edilmeyen sonuç doğurabilir. Karşı taraf kendisini savunma zorunda kalabilir, sizin yüzünüzden yanındaki kişi ile kavga ve tartışma yaşayabilir ve ucu size de dokunur, çünkü hesap vermek mecburiyetine düşe bilirisiniz. Kusura bakmayın tüm dünya sizin için yalnız ve tanışmaya her an hazır durumda değil.
İkinci bir taraftan ise aklı ile hayatını sürdüren kimse doğrudan “Nasılsın” diye tanışmaya çalışan birisi hakkında olumlu düşünemez. Nazik ve ihtiyatlı yaklaşım sergilemeyen, belli bir kültür seviyesine erişememiş kişiyi kim ne yapsın ciddi ilişki üzerine?
Sade medeniyet kapasitesi zayıf birisi nasıl bir olgun ve uzun süreli mutlu ilişki sürdüre bilir?
Normal arkadaşlıktan tutun özel birisi olmaya kadar hangi boyutta arkadaşlık ilişkisi olursa olsun belli bir olgunluk düzeyine ulaşamamış kimse kendisini yetiştirmiş, iyi alışkanlıkları olan ve vefalı arkadaşlık beklentisi ile yaşayan insanlara kendisini “iyi ve düzgün” birisi olarak kabul ettiremez.
Daha ilk cümleden “nasılsın” diye tanımadığı birisi ile acele samimiyet kurmaya çalışan kişi “günübirlik”, geçici arkadaşlık peşinde olan birisidir büyük ihtimalle ve insanları, arkadaşlıkları çekirdek çiter gibi “hızlı tüketmek” onun için bir alışkanlığa dönüşmüştür.
Özetle bunun gibi yüzlerce trajikomik örneklerle karşılaşan biri olarak bu kitabın içeriğini fazla- fazla böyle ucuz tanışma hikâyeleri ile doldurabilirim. Ama gerek yok. Örneklediğim diyaloglar da iletişimdeki hataları analiz etmemiz için yeterlidir.
İlginçtir ki, bu kısaltmaları çok kullanana ve iletişime direkt bunlarla geçen kişiler diyaloglarda da gördüğünüz gibi aldıkları cevaplara şaşırıyor ve saçma cevaplar veriyorlar. Oysa derhal hatasını anlayarak düzeltme çabası ile, bir özür dilese, karşı tarafı rencide ettiği için telafi etmek üzere kültürlü iletişim kurmaya çaba gösterse ve hatasını anladığını karşı tarafa itiraf etse, yine iletişim kurma isteğine nail ola bilir.
Diğer bir sorun, sosyal medya hesabından tanışmak için bayanın sosyal medya sayfasındaki mesaj butonuna – ne haber – diye iletişime başlayan erkeklerde görülüyor.
Gündem artık o kadar bayağılaşmış ki, her şeye normal bakmak öyle bir hal almış ki, bir erkek tanışmak için “naber” diye direk bu mesajla başladığı zaman hiç mi düşünmüyor ki, o tanışmak istediği kadın evli olabilir, sözlü olabilir, o “ne haber” diye yazdığı anda kadının hayatında bir erkek varsa ve o adam kadınının telefonunu arada gözden geçiriyorsa, bu mesajı gördüğü an ilk aklına gelecek fikir- “bu kim, ne zamandır görüşüyorsunuz, sen beni aldatıyor musun-“ diye kadına sert çıkışmak olacaktır.
Kadın direk “ne haber” yazan bu şahsı tanımıyor olsa dahi tanımadığını ispatlayana kadar tedirgin, gergin anlar yaşayacaktır.
Bizim Türk toplumu mahremiyeti önemseyen, şeriata saygı duyan bir toplum olduğu için bu, giderek üzücü derecede artan saygısız haller halkımızın geleneklerine bağlılığını ihlal eden ve bizi biz olmaktan koparan uğursuz gelişmedir. Bu kitap aracılığı ile özellikle erkek okurlara seslenerek böyle çirkin yaklaşımlarını bırakmalarını rica ediyor ve kendi saygınlıklarını korumakla karşısındakinin de saygıya değer vatandaş olduğunu unutmamaları gerektiğini hatırlatmak istiyorum. (Devam Edecek)
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
BÖL, PARÇALA, YÖNET!...
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM HATASI, YANLIŞ TANIŞMA (2)
Mustafa Mete ÖZPINAR
KUL HAKKINI TANIYIN, KUL HAKKINDAN SAKININ
KADİR DAYIOĞLU
DEMOKRATİK STANDARTLAR...
Mustafa Göçer
ŞEHİRLERİN ETRAFI ORMAN OLMALI
Ali Rıza Navruz
YAĞMURLU BİR SEVDA MATALl
Mustafa Cengiz
KAYSERİ VE ERCİYES 38 FK, KADERİNİ BEKLİYOR
Faruk Ergan
SUSMAK!
Çınar Can Özyürek
Anadolu'nun Parlayan Yıldızı Kayseri
M. Kemal Atik
BİR HÜZNÜN ARDINDAN