https://www.kayserihakimiyet2000.com/files/uploads/user/08797c9a781ba4e5246b9bed47ebf0fd-d063763159b2396b15df.jpg
Ahmet Sıvacı

MENDERES OLMAK ve KARA LEKE ( 1 )

19-09-2022 17:22 807 kez okundu.

Geçen yıl  Marmaray ile Sirkeci’den denizin altında dört dakika gibi kısa bir süre içinde Üsküdar’a geçerken nedendir bilmem Rahmetli Menderes geldi aklıma.

Türk Tarihi’nin alnındaki dünya döndükçe silinmeyecek olan bu kapkara 27 Mayıs lekesi ile ne ilgisi var müthiş bir proje olan Marmaray Tüp Geçidi’nin?

Var! Tünel davası! Yazayım da gülün biraz. Türkiyedeki bütün kargaları dahası kendilerini bile  güldüren dosyalardan birine bakın şimdi

O yıllarda çıkan yalaka bir gazete iri puntolarla manşet atıyor:

“ İstanbul’un bir yerinden başlayıp, denizin altından tünek kazılarak Yassı Adaya ulaşılacak ve  Menderes kurtarılacak ””

Hayal edebiliyor musunuz?

Dikkatinizi çekeyim denizin altından. Suyun değil.

Darbeci, marbeci de olsa heriflerde müthiş bir hayal gücü varmış.

Ama Rahmetli Menderes’in tırnağı kadar bile olmayan, özellikle Salim başol, Tarık Gürcan kadar meziyet varmış meziyetsizlerde.

Hani birileri sürekli özeniyor ya! Adnan Menderes’liğe!  Öyle kolay mı? Var mı üç kuruşa beş köfte?

Paça ister. Bırakın euroları, yeşil yeşil dolarları, dünyanızdan vazgeçmek ister.

Akla hayale gelmeyecek bir asalet, fazilet,  namus, erdemlilik, gerekirse aile boyu sefalete ister.

Bakın nasıl:

Oğlu Yüksel Menderes, Yurtdışında, değişik ülkelerde uzun yıllar çok iyi bir eğitim alır, kariyer yapar.

Vatan hasreti çeker ve gün olur döner Yurduna.

Özellikle Türk ve uluslar arası dev şirketler kendisiyle çalışması için peşine düşerler ve her türlü imkânı, kolaylığı, ücreti ayakları dibine sererler.

Sonuçta Başbakan çocuğu.

İstediği zamanda, istediği bir kamu işyerinde bürokrat olarak görev alabilir.

Ama O, kimsenin hayal bile edemeyeceği bütün bu parlak iş tekliflerini reddeder.

Rahmetli Menderes, oğlunu bir gün karşısına alır ve aralarında şöyle bir konuşma geçer:

  • Peki ne yapmak istiyorsun? Amacın nedir?
  • Ticaret yapacağım.

İşte o an Rahmetli Menderes kısa bir süre başını öne eğer, düşünür ve dünya döndükçe unutulmayacak, ibret-i âlem için şu sözü söyler:

“ Ben başbakan olduğum sürece senin ticaret yapmanı yasaklıyorum.”

Neden yasaklamış olabilir sizce?

Cevabını yine Şehidimiz Adnan Menderes versin:

“ Benim Başbakanlığımdan dolayı nüfuz yapmak isteyebilirsin.”

İşte 27 Mayıs’ın, eli kanlı katil cuntasının astığı adamın ahlak anlayışı.

Öyle ikide bir meydanlarda Rahmetli Şehidimiz Adnan Menderes’i örnek göstermekle Menderesçi olunamıyor. Babayiğitlik Onun Devlet Adamlığı anlayışına sahip olmak.

Bu ülkenin Cumhuriyet Tarihinde böylesine bir kara leke yok.

Bilmem kaçıncı yıldönümüydü geçenlerde.

Hatırlanması bile utanç verici. İnsanın yüzünü kızartmaya yetiyor.

Demokratikleşme, sivilleşme, özelleştirme, küreselleştirme, insan hak ve hürriyetleri kavramlarının bir anlam ifade etmediğinin marifeti.

“ Yargılanamazlar sınıfı “ nın

Dünya jandarmalığına soyunmuş emperyalist Amerika’nın talimatları doğrultusunda.

Bu ülkenin makus talihi.

Tıpkı 12 Eylülün “ Demokrasiyi rayına oturtmak “ uydurmacası gibi.

 Devlet ve millet sahipsiz bırakıldığı için silahlı kuvvetler yönetime el koymuş muş.

Söze bakar mısınız O zamanlar da öyle söylemişlerdi.

Millet adına. Hadi be !

Devam edeceğiz

Neler Söylendi?