https://www.kayserihakimiyet2000.com/files/uploads/user/a7471fdc77b3435276507cc8f2dc2569-aae45354b9f74f87b206.jpeg
Ali İhsan Öztürk

BİR MİLLETVEKİLİ BU CESARETİ KİMDEN ALlYOR?

15-09-2026 22:55 2 kez okundu.

#İhsanDüşünmedenEdemiyor
BİR MİLLETVEKİLİ BU CESARETİ KİMDEN ALIYOR?

Bir milletvekili çıkıyor ve Türkiye Cumhuriyeti’nin dağlarına yazılmış;

“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE”
“TÜRK, ÖĞÜN, ÇALIŞ, GÜVEN”
“ÖNCE VATAN”
“HER ŞEY VATAN İÇİN”

sözlerinden rahatsızlığını dile getiriyor ve bu yazıların bir an önce dağlardan silinmesini istiyor.

İnsan ister istemez düşünüyor:

Bu sözleri söylemek yürek ister.
Cesaret ister.
Daha da önemlisi, insanın kendisini oldukça güvende hissetmesini gerektirir.

Peki…

Bir milletvekili bu cesareti nereden alıyor?

Kimden güç alıyor?

Kimlerin desteğine güveniyor?

Kimlerin arkasında olduğunu düşünüyor?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerlerine, Türk milletinin ortak hafızasına ve bu ülkenin dağlarına yazılmış sözlere karşı çıkarken “Bunun siyasi ve toplumsal bedeli ne olur?” diye düşünmüyor mu?

Yoksa gerçekten yalnızca kendi siyasi düşüncesini mi ifade ediyor?

Eğer öyleyse, elbette düşüncesini söyleme hakkı vardır.

Biz de düşüncemizi söyleme hakkına sahibiz.

Çünkü;

“Ne Mutlu Türküm Diyene” demek suç değildir.

“Önce Vatan” demek suç değildir.

“Her Şey Vatan İçin” demek suç değildir.

“Türk, Öğün, Çalış, Güven” demek suç değildir.

Bunlar bu milletin tarihinden ve Cumhuriyet’in kuruluş iradesinden doğan sözlerdir.

Birileri bu sözlerden rahatsız olabilir.

Rahatsız olma hakkı vardır.

Ama bizim de sormaya hakkımız var:

Bir milletvekilini, kendi ülkesinin dağlarında “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazısından rahatsız olduğunu söyleyebilecek kadar cesaretlendiren siyasi iklim nedir?

İşte asıl bunu konuşalım.

Çünkü mesele birkaç kayanın üzerindeki birkaç kelime değildir.

Mesele Türk milletinin hafızasıdır.
Mesele milli kimliğidir.
Mesele Cumhuriyet’in ortak değerleridir.
Mesele Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi değerler üzerinde yükseleceğidir.

Biz kimsenin kimliğine düşman değiliz.

Kimsenin diline, kültürüne, inancına düşman değiliz.

Ama Türk milletinin kendi kimliğini ifade etmesinden de utanmayacağız.

Kendi ülkemizde,

“Ne Mutlu Türküm Diyene”

demekten çekinmeyeceğiz.

“Önce Vatan”

demekten vazgeçmeyeceğiz.

Ve kim ne derse desin sormaya devam edeceğiz:

BU MİLLETVEKİLİ BU CESARETİ KİMDEN ALIYOR?

Varsa arkasındaki siyasi güç, açıklansın.

Yoksa, bu sözlerin tamamen kendi siyasi iradesi olduğu açıkça söylensin.

Çünkü milletin merak ettiği artık yalnızca “Ne söylediği” değil;

“Bunları söyleyebilecek özgüveni nereden bulduğu”dur.

Biz biat etmeyiz.
Kendi kimliğimizden vazgeçmeyiz.
Türk milletinin değerlerini tartışmaya açanlara da sessiz kalmayız.

Ne Mutlu Türküm Diyene! ????????