https://www.kayserihakimiyet2000.com/files/uploads/user/20070ee7d5843fe39d384d78d81dcbc6-ce8e3ea0cc3cb11f3eb0.jpg
Mustafa Mete ÖZPINAR

DOĞUNUN UYANIŞI İLE BATININ  KORKUSU NİHAYET BAŞLADI  

25-12-2025 11:58 1194 kez okundu.

Doğu'nun Uyanışı Ve Batı'nın Korkusu nihayet başladı ve Doğudan korkuyor. 

Tarih boyunca yaşadığımız coğrafyada, Doğu-Batı çatışması hep var olmuştur.

Çatışmanın şimdi olduğu gibi en belirgin sebeplerinin başında da, Doğu’nun zenginliklerinin  sömürülmesi geliyordu.  

Bilinen ilk Doğu-Batı savaşı, MÖ.15. asırda Çanakkale’de yapılan Truva savaşlarıdır. Batı’nın aç ve barbar olan kuzey halkları, Yunan kabileleri öncülüğünde, zengin Doğu’yu yağmalamak için birleşip akınlar  başlatmalarıdır.  

Dönemin süper devleti olan Persler, uzun yıllar Batı'nın Doğu'ya akınlarını durdurarak, Yunan site devletlerine ve Atina’ya hükümran olmuşlardır. Ancak bu durum,  MÖ. 350 yılından itibaren İskender öncülüğündeki Batı ordularının, Persleri yenip Yakındoğu ve Uzakdoğu’nun bazı bölgelerine  hükmetmesine kadar devam edebilmiştir. 

MS. 379'da Roma-Bizans imparatorluğunun Hrıstiyanlığı kabulüyle yeni bir Doğu - Batı ilişkisinin başladığı süreçtir.  

Hristiyanlık  öncesi Batı’nın Doğu'ya akımı yağmalama ve zenginliğinden istifade etme üzerine iken,  Hristiyanlığın kabulüyle Roma-Bizans, dini de kullanarak Doğu'ya hegemonya kurmak için, Doğu sorununu dinselleştirmiştir. Kudüs'ün kutsallığı merkeze alınarak Doğu tarifi yapılmıştır. 

İslam ve ona inananlar tarih sahnesine çıktığında, uzun süre  Batı'yı temsil eden Bizans ile Doğu'yu temsil eden  Pers imparatorlukları, aralarındaki hegemonik savaşlar sonucu yıpranmışlardı. İslam ordularının hızlı bir şekilde Pers ve Bizans topraklarına doğru fetihleri hatta İstanbul'a kadar gelmeleri bu zayıflamanın içeriğini bize göstermektedir.  

İslam ordularının Doğu'ya hakimiyeti sonucu artık Batılılar için Doğu sorunu İslam sorunuyla bir tutulmaktadır. 

Artık Batı Haçlı alemini, Doğu ise İslâm alemini temsil ediyordu. Günümüze kadar da bu böyle devam etmiştir.  

İşte asırlardır Doğu-Batı mücadelesi devam ederken Orta Çağ'da yaşadığı travmaları unutmayan ve Yeni Çağ’da ele geçirdiği üstünlüğü kaybetme korkusuyla hep Orta Çağ sendromunu yaşayan Batı, eziklik psikolojisinin getirdiği bir duyguyla adeta medeniyetin merkezi olarak dünyaya kendini pazarlayarak Doğu’nun kendisiyle rekabet edebilme şevkini kırarak Doğu'nun uyanmasını ve kendisinden üstünlüğü geri almasını engellemeye çalıştı.  

Bu çabayı da asırlardır sarfedegelmiştir. 

Buna birden çok örnek vermek mümkündür.  

PARAYI LİDYALILAR BULDU “YALAN”MIŞ 

BABİLLİLER 2 BİN YIL ÖNCE PARA KULLANIYORMUŞ 

Mesela Batı, dayattığı tarih tezlerinde parayı ilk kez Lidyalıların bulduğuna bütün dünyayı inandırmışken Kral Krezüs'ten iki bin yıl evvel Babillilerin para kullandıkları gerçeğinin dünya kamuoyu tarafından anlaşılmasından deyim yerindeyse öcü gibi korkuyor.  

Yine Batı, herkese yüzyıllardır kendi icadı olarak öğrettiği insan haklarının Babil'de daha mükemmel şekilde kurallara bağlandığı gerçeğinin idrak edilmesine asla izin vermeyecektir. 

Çünkü dünya hukuk sisteminin ilk kez Roma'da yapılandırıldığına Batı tarafından inandırılan insanlık, bunun bir aldatmaca olduğunu öğrenir de Roma'dan üç bin yıl evvel Hammurabi'nin Doğu'daki hukuk sistemlerini derleyerek bir hukuk devleti oluşturduğunu akıl etmeye başlarsa yeni dünya düzenini Batı’nın şekillendirmesi zorlaşacaktır. 

İşte bu yüzden Sümer ve Babil’in asırlardır süren derin uykusundan yavaş yavaş uyanması, Batı emperyalizminin yüreğini ağzına getirdiğindendir ki kendi dayattığı tarih tezlerini çöpe atan delil hükmündeki tarihi bulgulara yönelik tarihi eser kaçakçılığı, tarihi eser hırsızlığı yollarına başvurmaktadır.  

Bir defa unutulmaması gereken husus şudur ki Batı emperyalizmini temsil eden dün İngiliz emperyalizminin yaptığı gibi günümüzde de Batı'nın temsilcisi olan ABD emperyalizmi de İngilizler gibi aynı şekilde hakimiyet fikrini ekonomiden, askeri güçten ve siyasi gelişmelerden ziyade insanlığın algısını yöneterek sürdürmeyi tercih etmiştir. Bu algı Batı'nın Doğu'ya üstün olduğuna herkesi inandırmakla başlar.  

Batı tüm uluslararası kamuoyunu böyle inandırırsa hem Doğu'nun zenginliklerinden Batı istifade eder hem de Doğu'nun yeniden dirilişine fırsat vermemiş olur. 

Doğu'da terör olmalı ki Batı huzura, Doğu'da sefalet olmalı ki Batı zenginliğe kavuşsun. Doğu'da tarih ve sanat eserleri ya tahrip edilmeli yahut kaçırılmalıdır ki dünyada Doğu medeniyetlerine, ondan önce de Sümer ve Babil'e ait Batı güdümünde olmayan hiçbir iz kalmasın.  

Bu doğrultuda ABD 2003'te Irak'ı işgal edince Sümer ve Babil medeniyetlerine ait tarihi mirasları deyim yerindeyse yağmaladı. Yapılan işgal esnasında Bağdat'taki Irak Ulusal Müzesi'nin yağmalanması dün gibi uluslararası kamuoyunun hafızasındaki tazeliğini koruyor.  

Müze görevlileri dış dünyayla iletişime geçebildiğinde anlaşıldı ki yağma rastgele yapılmamıştı. Oraya gelen insanlar ne aradıklarını biliyorlardı ve donanımlı gelmişlerdi.  

Bağdat Müzesi'nin şefi Dr. Dony George şunları söyledi: "Bu insanlar ne aradıklarını biliyorlardı. Siyah Obeliskin alçı kopyasına dokunmadılar. Bu onların uzman olduğu anlamına geliyor.”  

British Museum’dan Dr. John Curtis ise, müzeden çalınan eserler için "Bu, Mona Lisa’yı çalmak gibi" dedi.  Dr. George, müzenin asıl yağmalandığı günden neredeyse bir hafta sonra ancak dünyadaki arkeologları müzeden çalınanlar konusunda uyarabildi. Amerikalı askeri yetkililer eserlerin Bağdat’tan çıkmasını önlemek için ya da çalınan eserlerin bulunmasına yönelik uluslararası bir işlem başlatmak için hiçbir çaba göstermedi. 

Profesyonel arkeologlar ve sanat tarihçileri yağma tehlikesini Pentagon’a önceden haber vermişlerdi. British Museum’dan Dr. Irving Finkel Kanal 4’te yağmanın tamamen önceden kestirilebilir ve kolaylıkla durdurulabilir olduğunu söyledi.  

Müzeyi soyanların yanlarında ağır yapıtları kaldırmak için araçlar ve en değerli parçaların bulunduğu bölümler için anahtarlar vardı.  

Irak’ın ulusal müzesinin 2003’teki işgal esnasında talan edilmesi ilk başta devletin münasip bir simgesine karşı rastgele bir intikam gibi görünmüş olabilir. Başka hangi sebep için bir halk kendi tarihini yağmalayabilir ki? Özellikle eşsiz zenginliğe sahip bir tarihe böylesine bağlı bir halk. 

Kayıpların ne kadar büyük olduğu ortaya çıktıkça -en az 170,000 parça kayboldu ya da tahrip edildi- insanlar sanki daha da tepkisiz kaldı. Bunu kim yaptı? Saddam’ın şehrinin varoşlarında bu yağmadan ne çıkar sağlanabilirdi? Komşuları etkilemek mi? 

Şimdi artık anlaşılıyor ki müzenin yağmalanması ne kendi kendine ne de rastgele oldu. Çok büyük bir ihtimalle, bu yağma Amerikan işgalinden çok daha önce planlanmıştı ve hırsızlar nerdeyse hiç kuşkusuz ki, içeriden yardım almışlardı. İçerideki görevlileri parayla satın alıp kendilerine işbirlikçilik yapmalarını sağlamışlardı. 

Görgü tanıkları iyi giyimli, ellerinde telsiz telefonlar olan adamlar gördüklerini ve eserlerin kalabalığın kafaları üstünden değil, düzenli kamyon konvoylarıyla götürüldüğünü gördüklerini söylediler. 

Ve bütün bunlar konuşulurken, Irak’ın kayıp hazinesi - 5000 yıllık kültür ve güzellik hazinesi - yeraltı marketi kanallarından yabancı koleksiyoncuların ellerine doğru hızla ilerliyordu. ABD ve Haçlı Batı emperyalistlerinin, asırlardır süren derin uykusundan Sümer ve Babil'in yavaş yavaş uyanmasının kendilerine verdiği korkuyla Irak’taki tarihi mirası adeta yok etmeye girişmeleri elbette ki şaşırtıcı bir durum değildi.  

Irak'taki tarihi miras yok edilmeliydi ki gelecek Ortadoğulu nesiller kendilerini yetersiz ve azgelişmiş hissedip Batı medeniyetine boyun eğsinler. Zira bunu bilimle, teknolojiyle, iletişim ve refah düzeyiyle göstermek Batı için kâfi olmayacaktır; bilim, teknoloji, refah ve iletişim düzeyi konusunda yapılan çalışmaların yanı sıra kültür ve medeniyet baskısı oluşturmak da Batı’nın gayeleri arasındadır.  

 

 

DİĞER YAZILARI ÇOK AÇ GÖZLÜMÜYÜZ NEDEN DOYMUYORUZ  GÜNÜMÜZDE ÜNİVERSİTELER  HAK’KA TESLİMİYET DÜNYANIN BEKLEDİĞİ İHANET   SAĞLIĞINIZ İÇİN BU YAZIYI OKUYUP PAYLAŞINIZ  TARİHİN ÇOK DEĞERTLİ İNSANLARI  MERHAMET İPE ÇEKİLDİ  TELEF OLAN HAYATLAR, BOŞA GEÇEN GÜZEL YILLAR İNSANLIK VEDA HUTBESİNİ ARIYOR  ZULÜM ALTINDA EZİLENLER    EĞİTİLEN DEĞİL OKUYAN BİR MİLLET OLMAK ZORUNDAYIZ  KAPİTALİZMİN İĞRENÇ YÜZÜ  KUL HAKKINI TANIYIN  KUL HAKKINDAN SAKININ  MEZHEPCİLİK ve BÖLÜCÜLÜK  İSLAMİYETE NASIL DAHA FAYDALI HİZMET EDİLİR? KUL HAKKINI TANIYIN, KUL HAKKINDAN SAKININ  YARADANIN SEÇKİN KULU OLABİLMEK  İSLAM DÜŞMANLARI KAHROLACAK  KUR’AN-I KERİM’DE OLMAYANLAR  MAHŞERDE ŞAHİDİMİZ BEDENİMİZ OLACAKTIR   İSRAİL YOK OLMAKTAN KORKMAYA BAŞLADI  GENÇLİĞE SAHİP ÇIKIN DAĞILIYOR  RAHMET-MAĞFİRET-KURTULUŞ  BELEDİYE BARONLARI  SADAKAT ve MUTLU AİLE NİĞMETTİR  HANTAVİRÜS SEMPTOMLARI YAYILIYOR  MUTLULUĞU ÇOK ÖZLEDİK  ÇÖL TOZU TÜRKİYEYE YAYILMAYA BAŞLADIMI? İSLAM ŞİİRİ  SUSKUNLUK YOLUNDA SESSİZ ÇIĞLIKLAR VAR  TÜRKİYE’NİN SİLAH İMPARATORLUĞU GÜÇLENİYOR  KURBANDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR  VE DOĞRULAR   TÜRKİYE  DÜNYA BASINININ DİLİNDE  DÜNYANIN KALBİ YAVAŞLIYOR TÜM DENGELER BİR ANDA ALTÜST OLACAKMIŞ  MAYISTA TÜRKİYEYE KAR GELİYOR  VATAN UĞRUNA CAN VERENLER  500 TONLUK ÖLÜMLER BAŞLADI  MÜSLÜMANLAR YENİDEN MÜSLÜMAN OLMALI  DÜNYA SİYASETİ DEĞİŞİYOR  TARİHİ GERÇEK İRANDA TÜRK HAKİMİYETİ  BİR MİLLETİN KADERİNİ VİCDANI BELİRLER  TÜRKİYEDE DEĞERLER SİSTEMİ ÇÖKTÜ  İNSANLIK VEDA HUTBESİNİ ARIYOR  .B.D. NİN KORKUSU: MİLLİYETCİLİK   DEVLET ve TOPLUMU BEKLEYEN TEHLİKELER  EĞİTİME YÖN VERMEK GEREK  ALLAH’IN YARDIMI  MARAŞTA OKUL BASKINI 9 ÖLÜ 20 YARALI  İNSANLIĞI MAHVEDEN İLLET  YOLSUZLUK YAPAN ÇALAN ÇARPAN ALÇAKTIR  CANİ İSRAİL’İN  BİLİNMEYEN MASKESİ  TÜRKİYENİN MAARİF MODELİ  İNSAN OLMAK- OLABİLMEK  VİCDANIN YÜKSELİŞİ  ŞEREFLE BİTİRİLMESİ GEREKEN EN AĞIR GÖREV HAYATTIR   1.NCİ KÖRFEZ SAVAŞINDAN BUGÜNLERE  İRAN’A SALDIRI  ORTADOĞUYA SALDIRIDIR  İSLAM PEYGAMBERİ  KANOLA YAĞI NEDİR FAYDALARI ZARARLARI NELERDİR  GAZETECİYE ZULÜM EDİLMEZ   CANLAR KATLEDİLİYOR DÜNYA HALEN SUSUYOR    FAİZ KISKACINDA BATIYORLAR  EVDEKİ BEREKETİ ÇOĞALTMANIN EN GÜZEL YOLU   İSLAM  TÜRK MİLLETİ ve TÜRKİYE  ÇOK AKILLI OLMALIDIR  İRAN’A SALDIRANLAR ORTADOĞU HAYALİ İÇİNDE   VİCDANIN YÜKSELİŞİ  KALBİMİZDEKİ BAŞKA AKLIMIZDAKİ  BAŞKA    TÜRK’ÜN ÇANAKKALE GURURU   İSLAM ALEMİNİN BAYRAMI HAYIRLARA VESİLE OLUR İNŞAALLAH   İNSAN OLMAK- OLABİLMEK  BİR BAYRAMA DAHA UYANACAĞIZ    KADİR GECESİ'NİN  ANLAMI ve ÖNEMİ   EĞİTİM ve ÖĞRETİMİN NERESİNDEYİZ  DUALARIMIZI KABUL EYLE  YARABBİ   ORUCUN FAZİLETİ  PUTLARIN Z E K A T  İRAN’A SALDIRI  ORTADOĞUYA SALDIRIDIR  İSLAMİYET KAİNATA GÖNDERİLDİ  KUL HAKKI ÇOK ÖNEMLİ  MANEVİYAT ve SAĞLIK BULUŞUYOR  TÜRK KÜLTÜRÜNÜ TANIYALIM  İSLAMDA MANEVİYATIN DEĞERİ  YOBAZLIK NEDİR NASIL OLUR? HAKİMİYET ve DEMOKRASİ  İSLAMİYET KAİNATA GÖNDERİLDİ  MÜNAFIKLIK ve KÜFÜR YOLLARI   İSLAM ALEMİNİN YENİDEN MÜJDECİSİ   HAYATIMIZI MANEVİYATLA SÜSLEMEK  RAMAZAN’IN ÖNEMİ  RAHMET PINARINI YAŞAMAK  NEFİSLERİ İSLAH ETMEK   FAİZ NASIL DOĞDU KİM İCAD ETTİ? HZ.NUH’UN GEMİSİNİ YÜZDÜREN SU  TÜRKİYE’NİN YERLİ ÜRETİM GÜCÜ  TÜRKİYE’DE DİN EĞİTİMİ  YARADILIŞTAKİ MÜKEMMELLİK  NEREYE SÜRÜKLENİYORUZ BELLİ DEĞİL  DOĞRULUKTAN AYRILMA   AMERİKANIN YAPTIĞI KATLİAMLAR  İSLAMDA SÜNNET YOKTUR DİYENLER OKUSUN  DÜŞMANLARIMIZ DEĞİŞİYOR  RAMAZAN GELİYOR ÇOK ŞÜKÜR  İNSAN, İNSANI KISKANMAMALI   PARANIN ALAMAYACAĞI GÜÇLER  BAKIŞ AÇINI DEĞİŞTİR  HAYATIN DEĞİŞSİN   GERÇEK VATAN SEVGİSİ NASIL OLMALI  AMENTÜ’NÜN ÖNEMİ  VATAN SEVDASI  İNSANLIĞA ÜÇ MESAJ  DUA HALİNDE BİR ÖMÜR  EĞİTİMLE GÜZELLEŞEN HAYATIMIZ  DEPREMİN ÖTEKİ YÜZÜ  İNSANIN İBLİS HALİNE DÖNÜŞÜ  CUMHURİYET İSLAMİ YÖNETİM  ŞEKLİDİR  ALLAHIM    FİLİSTİN VE İSRAİL GERÇEĞİ   CENAB-I HAKK’IN NAZARGAHI  MİLLETE ADANMIŞ ÇİLELİ BİR HAYAT  FITRAT ÜZERİNE YAŞAMAK  GÖNÜLLER DAR OLMASIN  BAŞIMIZA GELENLER  CANIM VATANIM CANIM TÜRKİYEM  AY YOLCULUĞU A.B.D. YALANI  SAKIN BUNLARI ALIP YEMEYİN  HZ.ÖMER’İN ÖRNEK HAYATI  MİLLİ MÜCADELENİN BİLİNMEYENLERİ  CANIM VATANIM CANIM TÜRKİYEM  SEVAD-I AZAM ve HÜRRİYET  HER GÜNE BİR İYİLİK SIĞDIR    DÜNYA İMTİHAN DÜNYASIDIR  HERŞEY YARADAN HAKKIN EMRİNDEDİR  KUR’AN-I KERİM HAYAT REHBERİDİR  MİLLİ YARAMIZ VAR  GÜL ve ÖMÜR MİLLİ BİRLİK ŞARTTIR  HAYAT ÇOK KISA  İNSAN ve İNSANIN ÖZÜ  KALB’LERE SEVGİ DOLSUN  KOSKOCA MEDENİYET PARAM PARÇA  HÜRRİYET’İN DEĞERİ  ŞEHİTLERE VEFA BORCU  KUR’AN-I KERİM HAYAT REHBERİDİR  HER GÜNE BİR İYİLİK SIĞDIR  HUZUR “İSLAM”DADIR  İMAN YOLUNDA DOĞRU OLMAK GEREK  TARİH DİYE YALAN YAZILMAZ  KAN AĞLAYAN TÜRK DÜNYASI  3.NCÜ ve SON BÖL.  KAN AĞLAYAN TÜRK DÜNYASI -2.NCİ BÖL.  KAN AĞLAYAN TÜRK DÜNYASI -1 GÖZ RAHATSIZLIĞININ PERDE ARKASI 3.NCÜ ve SON BÖLÜM GÖZ RAHATSIZLIĞININ PERDE ARKASI  2.NCİ BÖL.  GÖZ RAHATSIZLIĞININ PERDE ARKASI 1.NCİ BÖL.  DOĞUNUN UYANIŞI İLE BATININ  KORKUSU NİHAYET BAŞLADI   5 BİN YILLIK TARİH DİM DİK AYAKTA  KUNDAKTAKİ BEBEKLER ÖLDÜRÜLDÜ  YARADANI ZİKRETMEK  A ve B TİPİ KİŞİLİKLER    KİŞİSEL GELİŞİM ÇOK ÖNEMLİ  KELİME-İ ŞAHADET  MİLLETLER DEĞERLERİYLE YAŞAR  ALLAH’A KULLUK EDEBİLMEK  KAPİTALİST SOYGUNLARI  KELİME-İ ŞAHADET  TEFEKKÜR ve HAYAT  AMACINA İYİ SARIL   K A Y B E T T İ K  TÜRK KÜLTÜRÜNÜ  TANIYALIM  HOCALI KATLİAMININ İÇ YÜZÜ   KUR’AN İNSANLIĞI YAŞATIYOR  MÜSLÜMANLARA  YAPILAN ZULÜM ve İŞKENCELER  KORKULARIMIZ  AMACINA İYİ SARIL   SULTAN ALPARSLAN’IN IŞIK TUTAN SÖZLERİ   KUR’AN İNSANLIĞI YAŞATIYOR  GENÇLİK KÜLTÜRÜNDEN KOPARILIYOR  HUZURU KENDİMİZ KAYBEDİYORUZ  VİCDAN ve İNSAN  ALLAH’A SITK İLE BAĞLAN BU DÜNYA BOM BOŞ  KORKULARIMIZ  ÇIPLAK GEZMEK MODA OLDU  VİCDAN ve İNSAN  ALLAH’A KULLUK EDEBİLMEK  ADALETİ YAŞATIN HERKESE  LAZIM   HAYAT GERÇEKLERİ  KAPİTALİST SOYGUNLARI  DÜNYADAKİ “TÜRK” NÜFUSU  DEĞİŞİMİN İÇ YÜZÜ  HUZURU KENDİMİZ KAYBEDİYORUZ  DOĞRULUK ve SAMİMİYET  HUZURU KENDİMİZ KAYBEDİYORUZ  HAYAT GERÇEKLERİ  GENÇLİK KÜLTÜRÜNDEN KOPARILIYOR  TOPLUM ÇÜRÜYOR  GENÇLİK KÜLTÜRÜNDEN KOPARILIYOR        DOĞRULUK ve SAMİMİYET  DEĞİŞİRKEN KİRLENİYORUZ  VİCDAN ve İNSAN    AİLE KÜLTÜRÜ ve HUZUR