https://www.kayserihakimiyet2000.com/files/uploads/user/20070ee7d5843fe39d384d78d81dcbc6-ce8e3ea0cc3cb11f3eb0.jpg
Mustafa Mete ÖZPINAR

KALB’LERE SEVGİ DOLSUN 

28-12-2025 11:08 1138 kez okundu.

Eğer insanda sevgi duygusu hâkim ise kötü bir iş veya davranışı gördüğünde acıma veya şefkat etme duygusu harekete geçer.

“Ah ne olaydı bu zavallının kötü işi yapmasına engel olaydım” diye üzülür ve o kişiye acımaya başlar. 

Yok, eğer adavet yani düşmanlık insanda hâkim ise, sevgi duygusu karışmamak veya mümaşaat, yani görünüşte dost gibi görünme şeklinde ortaya çıkmaya başlar. 

Mü’mine karşı bu davranış ise, bir Müslümana yakışmaz.

Zira “İnneme’l-mü’minûne ihvetün” yani “İnananlar kardeştir” âyetine zıt bir hareket yapılmış olur. 

Bediüzzaman Şam Hutbesi’nde Müslümanları Orta Çağ’ın karanlıklarında bırakan altı tane manevî hastalıktan bahseder.

Bunlardan üçüncüsünü “adavete muhabbet” yani “düşmanlık duygusunu sevmek” olarak ifade eder.

Maalesef bu duygu öyle bir noktaya çıkmıştır ki, hâlâ etkisini devam etmektedir.

Meselâ bir tartışma veya kavgada diğer kişiye üstünlük sağlayan ve taraftar olunan kişi için doğruluğuna, yanlışlığına bakmadan “Aferin, bak ne güzel ağzının payını verdin” diye övgü dolu sözler sarf edilir. 

Halbuki Müslüman bir insana yakışan, kerîm olmak ve hakperestliktir.

Hakkın hatırını üstün tutup hiçbir hatıra feda edilmeyeceğini bilmektir.

Yanlış kimden gelirse gelsin hatta öz kardeşinden dahi olsa bunu uygun bir dille ifade etmeyi gerektirir.

Yanlış yapanlara riyakârlık yapmayı değil, onlara acımayı ve şefkat etmeyi netice vermelidir.

Eğer bu duygular yok ise, demek ki insanda sevgi yerine düşmanlık duygusu hâkimdir.

İşte bu duygunun yani adavetin güçlü olması nedeniyle (sebeplerden biri olarak) İslâmiyet zayıf düşmüş, silkinip toparlanamamıştır. 

Bediüzzaman, saymış olduğu altı hastalığın derdine çare bulmayı da ihmâl etmemiştir.

Toplum hayatımızı derinden sarsan bu dertlere karşılık Kur’ân eczanesinden istifade ettiği altı kelimeyi, yani altı düsturu söylemiştir. 

Bunlardan dördüncüsünü şu şekilde ifade eder: 

“Muhabbete en lâyık şey muhabbettir; ve husumete lâyık sıfat husumettir…

Husumet ve adavetin vakti bitti. İki harb-i umumî (dünya savaşları), adavetin ne kadar fena ve tahrip edici ve dehşetli zulüm olduğunu gösterdi.

İçinde hiçbir fayda olmadığı tezahür etti.

Öyle ise düşmanlarımızın seyyiâtı (kötülükleri), tecavüz olmamak şartıyla, adavetinizi celp etmesin.

Cehennem ve azab-ı İlâhî kâfidir onlara”. 

Bediüzzaman bırakın Müslümanlara, bütün insanlara dahi düşmanlık etmenin zararlarını anlatmaya çalışır.

“Muhabbet, uhuvvet, sevmek, İslâmiyet’in mizacıdır, rabıtasıdır” der.

Düşmanlık duygusunun hâkim olduğu insanları mizacı bozulmuş bir çocuğa benzeterek, sinek kadar küçük bir şeyin ağlamasına bahane olduğunu söyler.

Su-i zan yani kötü düşünce mümkün oldukça hüsn-ü zanda (iyi düşüncede) bulunmadığını ifade eder.

Bir kişide gördüğü tek bir kötülükle, o kişinin on güzel yönünü örttüğüne dikkat çeker.

Bunun ise Müslümanların en önemli hasletlerinden olan insaf ve hüsn-ü zan duygusuna zıt olduğunu beyan eder. 

Evet, özellikle siyaset cereyanları düşmanlık duygusunu pekiştirmekte, sevgi ve muhabbet duygusunun körelmesine yol açmaktadır.

Bir kardeşimizin onlarca, yüzlerce güzel hasletleri bulunduğu halde bir yanlışı yüzünden ona tokat vurmak, ne derece doğrudur?

Onu dışlamaya çalışmak, insaf düsturuna sığar mı? 

Fikir ve düşünce konusunda da aynı şeyleri söyleyebiliriz.

Yüzlerce güzel fikir ve düşüncesi olan bir kardeşimizin kendimize göre yanlış bir düşüncesinden dolayı ona lânet okumak, kötü söz söylemek, Müslümana hiç yakışır mı? 

Terörün izalesi konusunda da, benzer bir yaklaşım sergilenmeliydi.

Şiddetle, terörist öldürerek PKK’yı dize getirmek mümkün olmadı.

Fakat sevgi ve muhabbet ile değildir.

Zira güçlü olduğunuzda siner ve fırsat kollamaya başlar.

Arkanızı döndüğünüz anda da sizi vurmaya devam eder.

Sevgi ve muhabbetle davranılsa idi terör yüzünden binlerce insanın ölmesi önlenebilirdi.

O halde önce adaleti tesis etmeli, sonra da sevgi ve muhabbetle insanlara yaklaşılmalıdır. 

“Yaratılanı sev Yaratandan ötürü” der Yunus Emre. 

Ortak paydamız olan insanlık ve İslâmiyet dağ gibi, Cebel-i Uhud gibi büyüktür.

Düşmanlığı netice veren olay ve davranışlar ise, çakıl taşları gibidir, küçüktür.

Düşmanlık etmek çakıl taşlarını Uhud dağına denk tutmak gibidir.

O halde sevgiyi hâkim kılarak dinimize koşalım ve Kur’ân’ı okumaya ve anlamaya gayret edelim,  

 

 

 

 

DİĞER YAZILARI ÇOK AÇ GÖZLÜMÜYÜZ NEDEN DOYMUYORUZ  GÜNÜMÜZDE ÜNİVERSİTELER  HAK’KA TESLİMİYET DÜNYANIN BEKLEDİĞİ İHANET   SAĞLIĞINIZ İÇİN BU YAZIYI OKUYUP PAYLAŞINIZ  TARİHİN ÇOK DEĞERTLİ İNSANLARI  MERHAMET İPE ÇEKİLDİ  TELEF OLAN HAYATLAR, BOŞA GEÇEN GÜZEL YILLAR İNSANLIK VEDA HUTBESİNİ ARIYOR  ZULÜM ALTINDA EZİLENLER    EĞİTİLEN DEĞİL OKUYAN BİR MİLLET OLMAK ZORUNDAYIZ  KAPİTALİZMİN İĞRENÇ YÜZÜ  KUL HAKKINI TANIYIN  KUL HAKKINDAN SAKININ  MEZHEPCİLİK ve BÖLÜCÜLÜK  İSLAMİYETE NASIL DAHA FAYDALI HİZMET EDİLİR? KUL HAKKINI TANIYIN, KUL HAKKINDAN SAKININ  YARADANIN SEÇKİN KULU OLABİLMEK  İSLAM DÜŞMANLARI KAHROLACAK  KUR’AN-I KERİM’DE OLMAYANLAR  MAHŞERDE ŞAHİDİMİZ BEDENİMİZ OLACAKTIR   İSRAİL YOK OLMAKTAN KORKMAYA BAŞLADI  GENÇLİĞE SAHİP ÇIKIN DAĞILIYOR  RAHMET-MAĞFİRET-KURTULUŞ  BELEDİYE BARONLARI  SADAKAT ve MUTLU AİLE NİĞMETTİR  HANTAVİRÜS SEMPTOMLARI YAYILIYOR  MUTLULUĞU ÇOK ÖZLEDİK  ÇÖL TOZU TÜRKİYEYE YAYILMAYA BAŞLADIMI? İSLAM ŞİİRİ  SUSKUNLUK YOLUNDA SESSİZ ÇIĞLIKLAR VAR  TÜRKİYE’NİN SİLAH İMPARATORLUĞU GÜÇLENİYOR  KURBANDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR  VE DOĞRULAR   TÜRKİYE  DÜNYA BASINININ DİLİNDE  DÜNYANIN KALBİ YAVAŞLIYOR TÜM DENGELER BİR ANDA ALTÜST OLACAKMIŞ  MAYISTA TÜRKİYEYE KAR GELİYOR  VATAN UĞRUNA CAN VERENLER  500 TONLUK ÖLÜMLER BAŞLADI  MÜSLÜMANLAR YENİDEN MÜSLÜMAN OLMALI  DÜNYA SİYASETİ DEĞİŞİYOR  TARİHİ GERÇEK İRANDA TÜRK HAKİMİYETİ  BİR MİLLETİN KADERİNİ VİCDANI BELİRLER  TÜRKİYEDE DEĞERLER SİSTEMİ ÇÖKTÜ  İNSANLIK VEDA HUTBESİNİ ARIYOR  .B.D. NİN KORKUSU: MİLLİYETCİLİK   DEVLET ve TOPLUMU BEKLEYEN TEHLİKELER  EĞİTİME YÖN VERMEK GEREK  ALLAH’IN YARDIMI  MARAŞTA OKUL BASKINI 9 ÖLÜ 20 YARALI  İNSANLIĞI MAHVEDEN İLLET  YOLSUZLUK YAPAN ÇALAN ÇARPAN ALÇAKTIR  CANİ İSRAİL’İN  BİLİNMEYEN MASKESİ  TÜRKİYENİN MAARİF MODELİ  İNSAN OLMAK- OLABİLMEK  VİCDANIN YÜKSELİŞİ  ŞEREFLE BİTİRİLMESİ GEREKEN EN AĞIR GÖREV HAYATTIR   1.NCİ KÖRFEZ SAVAŞINDAN BUGÜNLERE  İRAN’A SALDIRI  ORTADOĞUYA SALDIRIDIR  İSLAM PEYGAMBERİ  KANOLA YAĞI NEDİR FAYDALARI ZARARLARI NELERDİR  GAZETECİYE ZULÜM EDİLMEZ   CANLAR KATLEDİLİYOR DÜNYA HALEN SUSUYOR    FAİZ KISKACINDA BATIYORLAR  EVDEKİ BEREKETİ ÇOĞALTMANIN EN GÜZEL YOLU   İSLAM  TÜRK MİLLETİ ve TÜRKİYE  ÇOK AKILLI OLMALIDIR  İRAN’A SALDIRANLAR ORTADOĞU HAYALİ İÇİNDE   VİCDANIN YÜKSELİŞİ  KALBİMİZDEKİ BAŞKA AKLIMIZDAKİ  BAŞKA    TÜRK’ÜN ÇANAKKALE GURURU   İSLAM ALEMİNİN BAYRAMI HAYIRLARA VESİLE OLUR İNŞAALLAH   İNSAN OLMAK- OLABİLMEK  BİR BAYRAMA DAHA UYANACAĞIZ    KADİR GECESİ'NİN  ANLAMI ve ÖNEMİ   EĞİTİM ve ÖĞRETİMİN NERESİNDEYİZ  DUALARIMIZI KABUL EYLE  YARABBİ   ORUCUN FAZİLETİ  PUTLARIN Z E K A T  İRAN’A SALDIRI  ORTADOĞUYA SALDIRIDIR  İSLAMİYET KAİNATA GÖNDERİLDİ  KUL HAKKI ÇOK ÖNEMLİ  MANEVİYAT ve SAĞLIK BULUŞUYOR  TÜRK KÜLTÜRÜNÜ TANIYALIM  İSLAMDA MANEVİYATIN DEĞERİ  YOBAZLIK NEDİR NASIL OLUR? HAKİMİYET ve DEMOKRASİ  İSLAMİYET KAİNATA GÖNDERİLDİ  MÜNAFIKLIK ve KÜFÜR YOLLARI   İSLAM ALEMİNİN YENİDEN MÜJDECİSİ   HAYATIMIZI MANEVİYATLA SÜSLEMEK  RAMAZAN’IN ÖNEMİ  RAHMET PINARINI YAŞAMAK  NEFİSLERİ İSLAH ETMEK   FAİZ NASIL DOĞDU KİM İCAD ETTİ? HZ.NUH’UN GEMİSİNİ YÜZDÜREN SU  TÜRKİYE’NİN YERLİ ÜRETİM GÜCÜ  TÜRKİYE’DE DİN EĞİTİMİ  YARADILIŞTAKİ MÜKEMMELLİK  NEREYE SÜRÜKLENİYORUZ BELLİ DEĞİL  DOĞRULUKTAN AYRILMA   AMERİKANIN YAPTIĞI KATLİAMLAR  İSLAMDA SÜNNET YOKTUR DİYENLER OKUSUN  DÜŞMANLARIMIZ DEĞİŞİYOR  RAMAZAN GELİYOR ÇOK ŞÜKÜR  İNSAN, İNSANI KISKANMAMALI   PARANIN ALAMAYACAĞI GÜÇLER  BAKIŞ AÇINI DEĞİŞTİR  HAYATIN DEĞİŞSİN   GERÇEK VATAN SEVGİSİ NASIL OLMALI  AMENTÜ’NÜN ÖNEMİ  VATAN SEVDASI  İNSANLIĞA ÜÇ MESAJ  DUA HALİNDE BİR ÖMÜR  EĞİTİMLE GÜZELLEŞEN HAYATIMIZ  DEPREMİN ÖTEKİ YÜZÜ  İNSANIN İBLİS HALİNE DÖNÜŞÜ  CUMHURİYET İSLAMİ YÖNETİM  ŞEKLİDİR  ALLAHIM    FİLİSTİN VE İSRAİL GERÇEĞİ   CENAB-I HAKK’IN NAZARGAHI  MİLLETE ADANMIŞ ÇİLELİ BİR HAYAT  FITRAT ÜZERİNE YAŞAMAK  GÖNÜLLER DAR OLMASIN  BAŞIMIZA GELENLER  CANIM VATANIM CANIM TÜRKİYEM  AY YOLCULUĞU A.B.D. YALANI  SAKIN BUNLARI ALIP YEMEYİN  HZ.ÖMER’İN ÖRNEK HAYATI  MİLLİ MÜCADELENİN BİLİNMEYENLERİ  CANIM VATANIM CANIM TÜRKİYEM  SEVAD-I AZAM ve HÜRRİYET  HER GÜNE BİR İYİLİK SIĞDIR    DÜNYA İMTİHAN DÜNYASIDIR  HERŞEY YARADAN HAKKIN EMRİNDEDİR  KUR’AN-I KERİM HAYAT REHBERİDİR  MİLLİ YARAMIZ VAR  GÜL ve ÖMÜR MİLLİ BİRLİK ŞARTTIR  HAYAT ÇOK KISA  İNSAN ve İNSANIN ÖZÜ  KOSKOCA MEDENİYET PARAM PARÇA  DOĞUNUN UYANIŞI İLE BATININ  KORKUSU NİHAYET BAŞLADI   HÜRRİYET’İN DEĞERİ  ŞEHİTLERE VEFA BORCU  KUR’AN-I KERİM HAYAT REHBERİDİR  HER GÜNE BİR İYİLİK SIĞDIR  HUZUR “İSLAM”DADIR  İMAN YOLUNDA DOĞRU OLMAK GEREK  TARİH DİYE YALAN YAZILMAZ  KAN AĞLAYAN TÜRK DÜNYASI  3.NCÜ ve SON BÖL.  KAN AĞLAYAN TÜRK DÜNYASI -2.NCİ BÖL.  KAN AĞLAYAN TÜRK DÜNYASI -1 GÖZ RAHATSIZLIĞININ PERDE ARKASI 3.NCÜ ve SON BÖLÜM GÖZ RAHATSIZLIĞININ PERDE ARKASI  2.NCİ BÖL.  GÖZ RAHATSIZLIĞININ PERDE ARKASI 1.NCİ BÖL.  DOĞUNUN UYANIŞI İLE BATININ  KORKUSU NİHAYET BAŞLADI   5 BİN YILLIK TARİH DİM DİK AYAKTA  KUNDAKTAKİ BEBEKLER ÖLDÜRÜLDÜ  YARADANI ZİKRETMEK  A ve B TİPİ KİŞİLİKLER    KİŞİSEL GELİŞİM ÇOK ÖNEMLİ  KELİME-İ ŞAHADET  MİLLETLER DEĞERLERİYLE YAŞAR  ALLAH’A KULLUK EDEBİLMEK  KAPİTALİST SOYGUNLARI  KELİME-İ ŞAHADET  TEFEKKÜR ve HAYAT  AMACINA İYİ SARIL   K A Y B E T T İ K  TÜRK KÜLTÜRÜNÜ  TANIYALIM  HOCALI KATLİAMININ İÇ YÜZÜ   KUR’AN İNSANLIĞI YAŞATIYOR  MÜSLÜMANLARA  YAPILAN ZULÜM ve İŞKENCELER  KORKULARIMIZ  AMACINA İYİ SARIL   SULTAN ALPARSLAN’IN IŞIK TUTAN SÖZLERİ   KUR’AN İNSANLIĞI YAŞATIYOR  GENÇLİK KÜLTÜRÜNDEN KOPARILIYOR  HUZURU KENDİMİZ KAYBEDİYORUZ  VİCDAN ve İNSAN  ALLAH’A SITK İLE BAĞLAN BU DÜNYA BOM BOŞ  KORKULARIMIZ  ÇIPLAK GEZMEK MODA OLDU  VİCDAN ve İNSAN  ALLAH’A KULLUK EDEBİLMEK  ADALETİ YAŞATIN HERKESE  LAZIM   HAYAT GERÇEKLERİ  KAPİTALİST SOYGUNLARI  DÜNYADAKİ “TÜRK” NÜFUSU  DEĞİŞİMİN İÇ YÜZÜ  HUZURU KENDİMİZ KAYBEDİYORUZ  DOĞRULUK ve SAMİMİYET  HUZURU KENDİMİZ KAYBEDİYORUZ  HAYAT GERÇEKLERİ  GENÇLİK KÜLTÜRÜNDEN KOPARILIYOR  TOPLUM ÇÜRÜYOR  GENÇLİK KÜLTÜRÜNDEN KOPARILIYOR        DOĞRULUK ve SAMİMİYET  DEĞİŞİRKEN KİRLENİYORUZ  VİCDAN ve İNSAN    AİLE KÜLTÜRÜ ve HUZUR