İletişimin başlangıç evresinde taraflar bir birilerine canım, hayatım, sevgilim, ömrüm, bebeğim, yavrum, kuzum gibi duygularını açığa çıkaran hitaplarla başlarlar.
Sağlıklı ilişki sürdüren çiftler gün içinde en az 7-8 defa haberleşir, bir birilerine günlük uğraşı ve koşturmaları hakkında kısa bilgiler vererek güven ve samimiyet bağını geliştirirler.
Bazen bir taraf her iletişimde cömertçe- aşkım, canım gibi benzer hitaplarla cömertçe hislerini karşı tarafa belli eder.
Partnerine özenli cümleler kurar, diğer taraf da sanki bu tarafa ayak uydurmak hatırına birkaç güzel sevgi sözcükleri iletir, ama bir gariplik sezersiniz yine.
Böyle bir halde duygularını çok belli eden taraf kendisini hafif geri çekerek bu hislerini bariz gösteren hitaplarını azaltmalı, karşı tarafın eksik iletişim ve ilgisizliğinin farkına varmalı ve “soğuk duş” etkisi ile birden bu hitapları kesmelidir.
İletişimi değil, duygularını çok bariz ele veren hitaplarını azaltmalıdır demek istiyorum.
Yani bu sözcükleri nadir kullanarak duygularını göstermeye mola verip karşı tarafın tavır ve davranışlarını, cümle biçimlerini, iletişim sıklığını gözlemleyiniz.
Size karşı duyguları olan birisi bunu fark edip tedirginliğini size yansıtacaktır, soracak veya sizin az önce kullandığınız güzel hitapları iletişimle size sunacaktır.
Eğer aksi olursa, muhtemelen partnerinizin başka alternatifleri vardır, size de çok umut vermek istemiyor.
İletişim sıklığınızı, iletişim kalitenizi ve onun sizinle görüşme niyetinin olup olmadığını kurduğu cümlelerden, iletişim şeklinden anlayarak, eşit duygulara sahip olup olmadığınızı öğrenmeye çalışın.
Bir sürelik “kayboluşla” karşı tarafın ne yapmak istediğini anlamanız için kendinize pedagogluk yapınız.
Şayet, karşı taraf bu suskunluğunuzu fark edip hatasını düzeltmeye çalışırsa ona:
“Benimle vakit geçirmekten mutlu isen bunu belirt lütfen, sıkılırsan da belirt, duyguların varsa ilgisiz davranma, sorunun varsa bunu da kibarca söyleyerek, bir az müsaade isteye bilir, kendinle baş başa kala bilirsin”.
Bu anlayış onun size daha da açılmasına, bağlanmasına neden ola bilir.
Her zaman net konuşmak ve beklentilerinizi en aza indirerek, geri kalanı da açıkça belirtmek ve ondan ne beklediğinizi kendisine iletmeniz onun açısından da size karşı hislerini geliştirmesine zemin hazırlar.
Partneriniz yanlışını anlayıp iletişiminize özen göstermeye başlarsa, ona hitaben mesajlarınızda ilettiğiniz sevgi, aşk sözcüklerini yine de abartmadan, dozunda cümlelerinize kata bilirsiniz.
Her şeyin fazlası değerini düşürdüğü gibi böyle duygusal hitapların da fazlası partnerinize sıradan görünmeye, belki sıkılmasına neden ola bilir.
Yine kişisel gelişim, ilişkiler uzmanlarının dedikleri gibi-“Gaz, fren” taktiğini uygulamanız ilişkinizi de taze tutar, renklendirir.
Partneriniz sizin özenli iletişim konusundaki
soğukluğunuzu anlamazdan gelirse, bu tepkinize sessiz kalır ve aynı umursamaz, belirsiz iletişime devam ederse o zaman geçmiş olsun.
Demek ki, etrafında alternatifleri var ve sizi kaybetmekten endişesi yok, siz onun için birkaç seçenekten birisiniz.
Yokluğunuz onun hayatını pek etkilemez ve sizin incindiğiniz kendisini ilgilendirmiyor.
Bu durumda partnerinize karşı elinizden geldiğince sadık ve candan olduğunuz vicdan rahatlığı ile ondan vaz geçtiğinizi açıkça, nedeni ile yazarak yol verin şahıs gitsin. İzin verin zaman ve hayat ona kaybettiği değerli insanın yokluğunu göstersin.
Pişman olup geri gelirse, her şeyden önce geri dönüş şeklini gözden geçirin.
Onun geri dönüş mesajına derhal cevap vermeden önce hangi üslupla geri döndüğüne bakın. Devam Edecek