YARINIMDAN ENDİŞEM VAR!

Şaban Külhancıoğlu

19-12-2024 22:50

Artık...

Televizyonda haber kanallarını izlemek mangal gibi yürek ister hale geldi.

Trafik kazaları, gasp, hırsızlık, kavga, kundaklama, cinayet, işkence, dolandırıcılık, taciz, tecavüz, uyuşturucu ve sanal bahis, mafya ve çete haberleriyle gırla gidiyor.

İddia ediyorum!

Bundan elli yıl önce yapılmış kovboy filmlerinde dahi bu kadar olumsuzluğun bir arada olduğu aksiyon sahnelerini bulamazsınız.

Haraç çetelerinin,mafya örgütlerinin,yolsuzluk şebekelerinin her gün bir yenisini duyuyoruz.

Ceza evlerinden izinli çıkıp suç dosyalarına yeni olayları ekleyenlerde ülkemiz güvenliğine tuz biber ekiyor.

''Denetimli Serbestlik'' adı altında hiç de denetlenemeyen suçlular aramızda dolaşıyor.

Onlarca suç dosyası olan fakat serseri mayın gibi her an patlamaya hazır kişilerle yaşıyoruz farkında olmadan...

Cezaevlerinde yatan mahkum sayısının 360 bine ulaştığı söyleniyor.  

Bir yılda dört yüze yaklaşan kadın cinayetleri neredeyse kadın cinsini yok etmeye karşı cinnet halini almış durumda.

Bu gidişle kadınlarımızın neslini özel koruma altına almamız gerecek.

Kız çocuklarımızı yalnız başına parklara bırakamaz olduk.

Bırakın yalnız başına bırakmayı,hiç bir çocuğu sevemez olduk yaşadığımız paranoyadan.

Çocuklarımız güvende değil anladık...

Lakin biz büyükler çok mu güvendeyiz!

Kendi adıma arabayla trafikte yüreğim ağzımda seyahat ediyorum.

Ufak bir yanlış anlaşılma olurda,birilerinin silahlı veya sopalı saldırısına maruz kalırım diye panik halinden çıkamıyorum.

Çarşı pazarda gönül rahatlığı ile selam alıp veremiyor,iki çift kelam edemiyorum yanlış anlaşılırım diye.

Millet;ne zaman nerede patlayacağı belli olmayan saatli bomba sanki.

Olur ya...

Durduk yerde gümbürtüye gitmeyelim!

Geçenlerde bizatihi yaşadığım bir olay beni iyiden iyiye ürküttü.

Mahallemde arabamla ara sokaklardan birinden geçiyorumdum düşük bir hızla..

Yaşları 15-18 civarında olan beş veya altı tane genç yolun tam ortasını işgal etmişler,güya sohbet ediyorlardı.

Arabamın gelişini fark ettiler gayri ihtiyari olarak.

Buna rağmen kıllarını kıpırdatmadan yolun ortasını işgal etmeye devam ettiler.

Tavırlarından anladım,belli ki gençler bir maraza çıkaracak.

Kornaya bile basmaya cesaret edemedim ve yolun en kenarından yavaça arabamı sürerek oradan uzaklaştım arkama bile bakmadan.

İşin acı tarafı, bu olayı on iki yıldır oturduğum mahallemde yaşıyordum.

Ben mahalleye göç ettiğimde belki bu gençlerin çoğu henüz altını ıslatıyorlardı.

Ne olmuş nasıl olmuşsa vaziyet bu hale gelmişti.

Sözün özü...

Artık...

Mahallemde güvenle dolaşamıyorum.

Trafikte başıma bir felekat gelecek endişesiyle arabamla seyahat etmekten çekiniyorum.

Evime gelen sahte bir telefonla yığınla bir borç yükünün altına girebilirim.

Herhangi bir şebeke tarafından yasa dışı işlere karıştığım söylenebilir ve bundan kurtulmam için yüklü miktarda para ödemem istenebilir.

Eğlenmeye gittiğim bir düğünde rastgele atılan bir bombayla hayatım son bulabilirim.

Aldığım döviz sahte çıkabilir.

Yıllarca kendimin diye güvenerek oturduğum evim bir başkasına da satılmış olabilirdi.

Yolda yürürken keyfini yetirmeye çalışan ehliyetsiz alkollü birinin kurbanı olabilirim.

Ailemden herhangi birine sigortanın karşılamadığı amansız bir hastalık bulaşıp sokaklarda yardıma muhtaç hale gelebilirim.

Daha bir sürü aklınıza ve hayalinize gelmeyecek işler...

Abarttığımı düşünenler olabilir.

Bu ve buna benzer olayları televizyon ekranlarında her akşam görüyor,duyuyor ve izliyoruz.

Bugün başımıza gelmemiş olması yarın gelmeyecek anlamına gelmiyor.

İşin en acı tarafı ise...

Bu tür olayları yaşadığımızda adaletin tecellisi noktasında hepimizin endişeleri olduğu yadsınamaz bir hakikat. Belki de...

Gerçekte asıl bu hakikat bizi endişelendiriyordur!        

Ne dersiniz!

Saygılarımla...

   

Not:Bu yazıyı ülkenin yıllardır süregelen ekonomi, işsizlik, enflasyon, eğitim, tarım v.s sorunlarının şikayet edildiği bir yazı ile karıştırmayın!

DİĞER YAZILARI ANNELER GÜNÜ KAPİTALİZMİN TUZAĞI MI? 01-01-1970 03:00 MAHALLEMİZ 'BİR TANE'YDİ 01-01-1970 03:00 YERYÜZÜNÜN YEDİEMİNLERİ 01-01-1970 03:00 ERÜ KALP HASTANESİNDE YOĞUN BAKIM MI YOĞUN SORUN MU? 01-01-1970 03:00 BELSİNDEN AMERİKAYA..! 01-01-1970 03:00 M.TUĞRUL İNANÇ HOCAMLA HAYATA DEVAM!.. 01-01-1970 03:00 BAĞIMLILIĞA BAĞLANMAK 01-01-1970 03:00 DÜŞEN FİYATLAR PAZARCIYI DA TEBESSÜM ETTİRDİ! 01-01-1970 03:00 YAŞLILARI BU İŞKENCEDEN KİM KURTARACAK? 01-01-1970 03:00 YEŞİLAY'I UMUT KAPISI YAPAN BAŞKAN ÇİFÇİ GÖREVİNE VEDA EDİYOR! 01-01-1970 03:00 BU KALDIRIMLAR KAYSERİ'YE YAKIŞMIYOR! 01-01-1970 03:00 SATILIK OY! 01-01-1970 03:00 ŞEHRE BİR VALİ GELMİŞ... 01-01-1970 03:00 ÖLÜLERE ZAM YOK! 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN EN KOLAY İŞİ..? 01-01-1970 03:00 SİYASETÇİ BABAM OLSA... 01-01-1970 03:00 YEŞİLAY MUCİZESİ VE REHAB 01-01-1970 03:00   GÜZELLEMECİLER 01-01-1970 03:00 AKP'Yİ AYAKTA ALKIŞLAMALI! 01-01-1970 03:00 ANALARI AĞLATMAYAN VALİ! (Valimiz En Büyük Şansımız) 01-01-1970 03:00 İYİ Kİ BAYRAMLARIMIZ VAR MIŞ! 01-01-1970 03:00 ALETLER AKILLI, YA BİZ 01-01-1970 03:00 PALANCIOĞLU BAŞKANA TEŞEKKÜRLER! 01-01-1970 03:00 NE OLURSAN OL SAHİCİ OL! 01-01-1970 03:00 TARİHİMİZE ZULÜM YAPMAYALIM! 01-01-1970 03:00   TEVAZU ABİDESİ & ABİDİN ÖZKAYA     01-01-1970 03:00 ATATÜRK'Ü ELEŞTİRDİĞİM MESELE..? 01-01-1970 03:00 RAGIP ERTAŞ HOCA YİNE YANILTMADI! 01-01-1970 03:00 DEVEYE SORMUŞLAR 01-01-1970 03:00 AH ŞU GAVURLAR! 01-01-1970 03:00 BUYURUN CENAZE NAMAZINA! 01-01-1970 03:00