AĞAÇ DEDE: (Bay Enerji) DAĞLARDAKİ YABAN HAYAT MEYVE FİDANLARINI SULAMA FAALİYETİ
DAĞLARIMIZ EL BİRLİĞİ İLE ORMAN OLMALI.
O ZAMAN SUYUMUZ, VERİMLİ TOPRAKLARIMIZ, GELİRİMİZ...
ÇOĞALIR. 17. 08. 2024
350 Milyon avroluk yatırımla Erciyes Dağının tamamı orman olabilirdi…
ORMAN CANLILARIN YAŞAM HAKKI, YAŞAM HAKKI İSE “EN BÜYÜK KUL HAKKI” DEMEKTİR.
ÇÜNKÜ ORMAN SU, TOPRAK, YAŞAM SİGORTASI, GELİR…
VE TEMİZ HAVA DEMEKTİR.
ERCİYES DAĞI ORMAN OLSA NE OLURDU?
1.Kayserimizin iklim direnci yükselirdi.
2.Suyumuz en az iki Kayseri’ye yetecek kadar bollaşırdı.
3.Orman aralarında verimli topraklar oluşurdu. Hayvancılık ve tarım şimdiye çoktan atak yapardı.
4. Arıcılıkta, bal üretiminde rekor düzeylere ulaşılmış olurdu.
5.Orman ürünleri, hayvancılık ve tarım sürekli ve çok yüksek gelir getirirdi.
6. Endemik bitkiler çoğalırdı, bitki ve hayvan çeşitliliği çoğalırdı, insanlığın ve hayvanlarımızın yaşam sigortası güçlenirdi…
Ormanlaşmanın en yoğun olduğu yere Yüksek İrtifa (!) tesisleri yapılmamalıydı. Etrafı inşaat alanlarına döndü. Hâlbuki o para ile Erciyes Dağındaki meraları güçlendirilebilirdi (örnekse hayvancılık için uygun olan ağaçlar, tuz çalısı, çok yıllık çalı türleri dikilebilirdi ve ot tohumları ekebilirdi).
Arıcılık yapanlar için çiçek, çiçekli ağaçlar artı çiçekli çalılar dikebilirdi ve çiçek tohumları ekilebilirdi.
Evet. Sporcu kampları ve bungalovlar yerine hayvancılık yapanlara, arıcılık yapanlara doğaya uygun barınaklar ve su için göletler düşünülebilir. Çünkü orman, su, uygun bitki örtüsü ve barınak olmazsa arıcılık ve hayvancılık olmaz artı yaban hayat güçlenemez. Bitki çeşitliliği çoğalmaz.
VERİMLİ TOPRAKLARIMIZI KORUMALIYIZ, KÖYLERİ HAREKETLENDİRMELİYİZ:
*Ülkemiz genelinde Millet Bahçeleri yerine emeklilerin istihdam edildiği Millet Üretim Bahçeleri yapılabilirdi. Oralarda yazlık ve kışlık taze sebzeler üretilebilirdi. Tabii. Dönüştürülebilirler.
*En verimli topraklara Şehir Hastanesi yapıldı. Oysa. Her mahallede özel hasta haneler gibi çok katlı mahalle hasta haneler yapılabilirdi. Artı sağlık ocakları, sigorta hasta haneleri, devlet hastahaneleri, fakulte hastahaneleri ve askeri hasta haneler yeterli olurdu. Böyle bir durumda verimli topraklar betonlaşmazdı. Şehir verimli topraklar üzerinde yayılmazdı.
Maalesef. Şehir hasta haneleri verimli topraklar üzerine yapıldı ve etraflarındaki verimli topraklar da hızla betonlaşmauya başladı.
Şu an şehirlerimiz gibi iki şehri besleyebilecek olan verimli topraklar betonla örtülüyor… Hal bu ki buralar şehir sebze tarlaları olabilirdi. Artı hasta hane için ulaşım sıkıntısı ve masrafı olmazdı...
Buralar yetmez olunca mahalle hastahanelerine dönülebilir.
Halbu ki baştan böyle olsaydı her yeni mahalle oluştuğunda hastahanesi de yapılırdı ve sıkıntı olmazdı.
*Hala köylerde pilav şenlikleri yapıyoruz. Bu şenlikleri neden fidan dikme şenliklerine çevirmiyoruz?
Farkında değimliyiz? Her sene hava daha çok ısınıyor. Her sene verimli topraklar ve su daha fazlaca azalıyor. Evet. Ülkemizin birinci ihtiyacı su ve ekmektir. Öyleyse lütfen betonu değil; ekmeği ve suyu çoğaltmak için çalışalım. Ekmeğin ve suyun üzerine beton dökmekten vazgeçelim. Ormanları daha korunaklı yapalım. Yapmazsak tüm canlıların en büyük “KUL HAKKI” olan yaşam hakkına girmiş oluyoruz...
Çözüm: BİTKİ ŞEHİRLER.
NEREYE GİDİYORUZ?
Ülkemiz mültecilerle doldu, doluyor, üstüne üstelik Iraklılara vize kalkıyor (BENCE VAZGEÇİLMELİDİR), verimli topraklar ve ormanlar betonla doluyor, büyük yangınlar çıkıyor… Kişi başı orman, su ve toprak hızla azalıyor.
Bizden sonraki nesiller su, ekmek ve huzur kıtlığı yaşayacaklar. Sorun bu.
NOT: Düşüncelerim Türkiye geneline. Herkes kendi şehrine bakarsa görür. Hepimiz çok çalışmalıyız. SAYGILARIMLA.
