10-16 Mayıs Engelliler Haftası olması sebebiyle, engelliler her sene olduğu gibi bu sene de gündemde.
Alışılagelmiş, bilindik sabun köpüğü sloganları atanlardan tutun; sosyal medyanın tozunu attırıp geçici farkındalık yarışına girenlere kadar ne ararsanız var. Ama esas soruna yönelen, göz kırpan yok.
Gelin, biz esas sorunu konuşalım.
Peki esas sorun ne?
Tabii ki itibar; engelli bireyin toplumun ve insanların gözündeki itibarı.
Veren el değil de çoğunlukla alan el olarak görülen engelli bireylerin, aciz bir insan olarak hafızalara kazınması bana kalırsa büyük bir sorun.
Bu algının, bu yanlış düşüncenin bir an önce inmemek üzere rafa kalkması lazım.
Engelli bireylerin de bu algıyı değiştirmek için kendilerini geliştirerek, yeteneklerini gözler önüne sererek; bilgileri, doğru tavırları ve duruşlarıyla hayata ve topluma karışma arzusunu tüm olumsuzluklara rağmen direterek ısrar etmeleri ön plana çıkmaları lazım.
Gölge aramayı bırakıp bizatihi gölge olmaları lazım.
Toplumumuzun aynası görevini gören, toplumumuza ışık tutan medyamızın; engelli bireylerin çektiği acıları ve zorlukları değil, başarılarını ön plana çıkarması lazım.
Engelli denince ilk olarak akla yardıma muhtaç bir profilin değil; zorlu şartlara rağmen kendini yetiştirmiş, bilgili, kendinden emin ve azimli bir profilin gelmesi lazım.
Engelli bireylerin yalnızca sorun konuşan, yalnızca sorun anlatan değil; sorunların yanında doğru bir tavır ve üslupla çözüm de üreten bir anlayışla ön plana çıkması lazım.
Engelli bireylerin önce itibarını geri kazanması lazım.