İnsan zaman içinde çoktan aza evrilir.
Niceliğe değil niteliğe bakmasını öğrenir.
Bir ben var benden içeri diyerek kendi içine kabuğuna çekilir.
Kendini tanıtırken gereksiz kalabalık içeren ağza pelesenk olan “Biz” ile başlayan havalı cümleler kullanmak yerine edep hırkasını giyerek tevazuyu kelimelerine ölçüt edinir.
Çok konuşmanın fayda vermeyeceğinin idrakine varıp karşıdaki muhatap tarafından anlaşılabilme karşıdaki muhataba kendini anlatabilme çabasından vazgeçer.
Dinlemeyi öğrenir.
Dilinde tek kelam eyvallah… İle son derece ucu açık bir kelime ile kırgınlığını, sitemini üzüntüsünü, sevincini daha pek çok duygusunu aktarıverir.
Ee “Az söyle, çok dinle” Diye boşuna mı demişler?
Toprakla dost olur geldiği yeri de gideceği yeri de hatırlayıverir.
Çölde kum tanesi okyanusta damla olduğunu insana anca bir avuç toprak hatırlatıverir.
Tıpkı kaleme alınan bir metnin serim düğüm çözümü gibidir hayat...
İnsan zaman içinde doğum yaşam ve ölüm aşamalarından oluşan bu kısacık hayatta kendini dev aynasında görmekten sıyırıp hayatı anlamlandırmaya çalışır.
Büyük hayal kurmak değil küçük hayallerini büyütme fikri cazip gelir. İnsan zamanla küçük şeylerle mutlu olma sanatında ustalığa erişir.
Koşmak sürekli koşmak insanı yorar insan koşarken yorulduğunu anlamaz yıpranır.
Durmak bazen öylece durmak derin bir nefes almak gerekir.
Arada bir durmanın da bir nimet olduğunun farkına varıverir.
Tüm bunlara ise insanın öze dönüşü denir.
Bu yazıya Hayatın Engelsiz Tarafı www.hayattan.net adresi üzerinden 'de ulaşabilirsiniz
Mustafa Cengiz
ÜÇ İHTİMALLİ BİR MAÇ DAHA!
Ali Rıza Navruz
BİR DELİBAN VAKTİ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
LAYIK OLDUĞU, HAK ETTİĞİ MUAMELE GÖSTERİLMEYEN KADINLARIMIZ-1
KADİR DAYIOĞLU
BÂKİ KULLAR
AHMET KARAASLAN
ANADOLU EFSANESİ
Mustafa Mete ÖZPINAR
İSLAMİYET KAİNATA GÖNDERİLDİ
Mustafa Göçer
BUYURUN TARTIŞALIM
Faruk Ergan
KADINLARIMIZ
Ömer Faruk Kotay
ARABESKİN BABASI…
Osman Karakebeli
KİMDEN VE NEYDEN YANAYIZ