Sosyal medyada gezinirken Yazar Nuran Taydaş Hanımefendi’nin bir videosuna denk geldim.
Şöyle diyordu:
“Kapılar çoğu zaman yolda olanlara açılır. Soru soranlara… Merak edenlere… Düşen ama yeniden kalkanlara… ‘Ben kimim, neden buradayım, neyi arıyorum?’ diye kendine dönüp bakabilenlere…”
Bu sözler üzerine kafa yormamak elde değil.
Düşünüyorum da insan dediğin, çoğu zaman yoldadır esasında.
Yaşam dediğimiz şey de bir bakıma insanın kendini inşa etme sürecidir.
İnsanoğlu, kendini inşa etmek için çıktığı bu yolda debelenir, mücadele eder, çırpınır. Yeri gelir dev dalgalarla boğuşur, yeri gelir akıntıya karşı kürek çeker.
Bazen yorulur, bazen tökezler, bazen de düştüğü yerden yeniden ayağa kalkmak zorunda kalır.
Bu yolculuğun sonu değil, kendisi de yani yolda olmakta.
Emin olun öğretir insana.
İnsan yolun, yolculuğun sonunu görmek için mücadele eder ama günün sonunda yola da âşık olabilir.
İşte o zaman yolun nereye çıktığı ya da sonu değil, yol önem kazanır.
Yolun sonu değil, yol öğretir. Düşündürdükleriyle, sordurduklarıyla, zorluklarıyla ve yahut kolaylıklarıyla öğretir.
Keramet belki de yolu tamamlamakta değil, yola çıkmakta, yolda olabilmektir.
“Aramakla bulunmaz; ama bulanlar hep arayanlardır.” diye boşuna mı denmiştir?
Bu yazıya Hayatın Engelsiz Tarafı www.hayattan.net adresi üzerinden de ulaşabilirsiniz.
Mustafa Cengiz
ONUGHA’NIN SÖYLEDİKLERİ…
Ömer Faruk Kotay
UÇLARDAYIZ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
GENÇLER NEDEN STK’LARA MESAFELİ?
KADİR DAYIOĞLU
BİRAZ DA ŞİİR
AHMET KARAASLAN
ANASAM OLARAK 9. CUMHURBAŞKANIMIZ SAYIN SÜLEYMAN DEMİREL’İ ZİYARET ANISI
Ali Rıza Navruz
EDEBİYAT HARCI/2003
Ali İhsan Öztürk
UNUTMAYIN!
M. Kemal Atik
HAKİKATİN YOLUNDA
Mehmet Arpa
Hayatınızı Kurtaracak 6 Sözsüz Kural
Nilgun Batıyeli
Biyolojik Zekâ – Yapay Zekâ Savaşı