Öncelikle bu konuya neden değindiğim hakkında fikrimi paylaşayım:
Dünyada bu gün var olan, fakat çökmekte olan dünya düzeninin öngörülemez karmaşa içinde nereye gideceğinin analizini yapmak oldukça zorlaştı. Bu kaos döneminde tüm devletlerin şu an en çok yöneldiği alan İstihbarat Kurum ve Servisleridir ki, hayati mesele olan Devlet Bekası için ehemmiyetinin her zamankinden daha fazla arttığı gerçeğidir. Sovyet döneminde dünya üzere en güçlü İstihbarat Servislerinden ilk sıralarda yer alan KGB neden en az MOSSAD kadar etkin ve korkulur derecede dikkat çekici idi? Bu güne kadar gizli kalan ve KGB devrinde asla açıklanması mümkün edilmeyen KGB özel istihbarat teknikleri eski KGB mensuplarının anlattıkları sırlar ile bir çok araştırmacı tarafından artık kitaplara konu olmuş, haber sitelerinde yayınlanmaya başlamıştır. Çünkü, KGB artık mevcut değil. Lakin, KGB bu gün mevcut olmasa bile uyguladığı teknikler hala hem istihbarat ajanları için geçerli, hem de yoğun stres altında, gergin iş rejimi ile, kritik görevlerde çalışan personeller için başarılı olmak açısından önemini korumaktadır. Günümüzde İstihbarat alanında çalışmak isteyen, zor koşullarda görev yapan devlet ve kurum çalışanlarının bu tekniklerden çok verimli şekilde yararlana bileceklerini düşünerek Rusça kanaldan elde ettiğim mühim bilgileri ilgili okurlara ulaştırmak istedim.
Sovyet karşı istihbarat arşivlerinde “motivasyon veya psikoloji” adı ile adlandırılmayan, fakat aslında casus ve ajanların dayanıklılığı ve kritik vaziyetlerden çıkması için teknikler bulunuyordu. Amaçları aynıydı: baskı, kaos ve tehdit altında zihinsel berraklığı ve öz denetimi korumak. Bu teknikler KGB-nin istihbarat ve analiz görevlileri tarafından paniklemeyi önlemek, anında odaklanmayı yeniden sağlamak, duygusal gürültüden çıkmak ve stres altında doğru kararlar almak için kullanılan yedi teknikten oluşmaktadır. Bunlar, hataların çok maliyetli olduğu durumlarda kanıtlanmış uygulamalardır. Bu makaleyi okumaya karar verdiğinizde artık kalabalığın arasından sıyrılıyorsunuz demek oluyor. Gizli bilgi içeren bu teknikler asla sıradan insanlar için tasarlanmamıştır. Kitaplarda gösterilmemiş, eğitimlerde açıklanmamış veya kamuya açık hale getirilmemiştir, çünkü bunlar motivasyon veya rahatlık arayan teknikler değildir. Bunlar, bir hatanın can kaybına yol açtığı durumlarda kullanılan yöntemlerdir.
Sovyet karşı istihbarat arşivleri, gizemli yapısı nedeniyle değil, son derece etkili oldukları için onlarca yıl gizli kalmış materyaller içermektedir. Bu teknikler, istihbarat subaylarını, ajanları ve analistleri eğitmek için kullanılmıştır.
Tek bir amaç vardı: Vücut titrerken, düşünceler panik içinde yarışırken, hata yapmaya zaman yokken, tam bir kaos ortamında bile insanı soğukkanlı, kontrollü ve hassas hale getirmek! Saniyelerin önemli olduğu yerlerde, dikkat bir silahtı ve onu komutla nasıl harekete geçireceğini bilenler, diğerlerinin çöktüğü yerde hayatta kaldı. Bugün bu tekniklerin
gizliliği kaldırıldı, ancak neredeyse hiç kimse bunların tam olarak nasıl çalıştığını ve
bunlarda ustalaşan birinin neden strese, baskıya ve içsel gürültüye karşı neredeyse yenilmez hale geldiğini anlamıyor.
Bu bilgilerle beyni odaklayan ve saniyeler içinde kontrolü yeniden kazandıran yedi tekniği öğrenmiş olursunuz. Bu bir teori veya efsane değil. Bunlar, her durumda hassas kalması gereken insanlar için oluşturulmuş gerçek yöntemlerdir.
Bu makaleyi sonuna kadar okuyarak en az birini deneyin. Beyninizin savaş hazırlığı düğmesi gibi açıldığı anı hissedeceksiniz. Çoğu insan kontrolü kaybeder, çünkü durum zor değildir; ama dikkatleri içe döner ve aynı korku etrafında dönmeye başlar. İstihbarat biliminde bu durum ölümcül derecede tehlikeli bir hal gibi kabul görmüştür. Bu yüzden ilk öğrettikleri şey harekete geçmek değil, içsel kaosu durdurmaktı. Bu yönteme “bilişsel fiksasyon” deniyordu.
Bu teknik düşünmeye vakit kalmadığında kullanılıyordu. Bunlar temeli son derece basit, ancak en iyi sonuç veren yöntemlerdir. Baskı altında kalan ajan düşünmeyi kendine yasaklıyor, sakinleşmeye çabalamıyor, analiz yapmıyor, çıkış yolu aramıyordu. Başka bir şey yapıyordu: dışarıdan bir nesne seçerek - masa kenarı, duvardaki bir nokta, yerdeki bir nokta gibi sade bir nesne seçerek dikkatini tam 20 saniye boyunca, değerlendirmeden, adlandırmadan veya anlam yüklemeden ona odaklıyordu. Bu noktada, beyin beklenmedik bir etki yaşamaya başlıyor. Düşünce akışı duruyor, beş saniye sonra içsel karmaşa yatışıyor. 10 saniye sonra nefes alışverişi düzeliyor, 15 saniye sonra dikkat dış dünyaya dönüyor ve 20 saniye sonra -karar verme, planlama, dürtü kontrolü, kişilik, empati ve karmaşık düşünme gibi en üst düzey bilişsel işlevlerimizin merkezi olan frontal korteks aktifleşiyor.
Tam olarak kontrol, soğukkanlılık ve karar verme bölgesinden sorumludur. İstihbaratta basitçe şöyle derler: Bakışı kontrol eden, durumu kontrol eder.
Bu teknik, bir odaya girmeden önce, müzakerelerden önce, ani hareketlerden önce kullanılırdı, çünkü sabit bir dikkati olan kişi artık bir tepki olmaktan çıkar ve tekrar bir özne haline gelir. Hemen şimdi deneye bilirsiniz. Önünüzdeki bir noktayı seçin ve sadece ona bakın. Düşünceler aklınıza gelirse, bu normaldir. Buna karşı koymayın; sadece bakışınızı ona çevirin. Düşünceler aklınıza gelirse, bu normaldir. Onlarla savaşmayın, sadece bakışlarınızı çevirin. Birkaç saniye sonra garip bir şey hissedeceksiniz. Vücudunuz yoğunlaşacak, içinizde bir sessizlik belirecek. Ve çözümler kendiliğinden ortaya çıkmaya başlayacak. Bu meditasyon veya rahatlama değil; kontrol modunu etkinleştirmektir. Ve istihbarat servislerindeki her eğitim tam olarak böyle başlar. Şimdi ilk teknik geliyor, en basit ve en tehlikeli derecede etkili olanlardan biri. Uzun süreli düşünmenin imkansız olduğu, yeterli zamanın olmadığı, bir hatanın başarısızlık değil, operasyonun sonu ola bileceği durumlarda kullanılan bir teknik . İstihbarat servisleri buna farklı isimler vermişler, ancak esası aynıydı: anında dikkatinizi dışarıya çevirin. Stres altında beyin aynı hatayı yapar. İçeriye, düşüncelere, korkuya, tahminlere yönelir. Ve o anda kişi gerçekliğe karşı körleşir. İstihbarat subaylarına öncelikle bu öğretildi. Atış değil,
teknikler değil, dikkat. Teknik inanılmayacak kadar basit görünüyor. Ancak bunlar, kritik bir anda işe yarayan yöntemlerdir. Şimdi, bunu yapmaya başlayın. Analiz etmeyin, yargılamayın, sadece kaydedin.
Duyduğunuz üç sesi adlandırın. Herhangi biri, en sessiz olanı bile olabilir. Şimdi önünüzde üç görsel nesne var: şekil, kontur, ışık. Şimdi vücutta üç duyum var: destek, nefes alma, temas. Sadece birkaç
saniye sonra bir değişim hissedeceksiniz. Bu gevşeme değil, yeniden yapılanma. Bu anda - beynin derinliklerinde yer alan; duygusal tepkilerimizi, hafıza oluşumunu, motivasyonumuzu ve hayatta kalma içgüdülerimizi yöneten karmaşık yapılar ağı olan- limbik sistem kontrolü kaybeder ve kontrol ön loblara geri döner. İzciler panikten böyle kurtulur, duyguları bastırarak değil, dikkati kaydırarak.
En önemli şeyi hatırlayın: baskı altında, kazanan daha güçlü olan değil, dikkatini ilk önce gerçeğe döndürendir. Bu sadece ilk teknikti. Daha da derine ineceğiz. Bir sonraki yöntem, zaman daha da kısıtlı olduğunda kullanılıyor. Çoğu insan baskı altındayken duygularını sakinleştirmeleri gerektiğini düşünür.
Oysa, bu bir hatadır. İstihbaratta size nasıl sakinleşeceğinizi öğretmezler. Size nasıl dikkatinizi değiştireceğinizi öğretirler, çünkü duygular emirlerle kapatılmaz, ancak dikkat kapatılabilir.
Bir kişi stres altındayken, beyni algısını daraltır. Resmin tamamını görmeyi bırakır…
Makaleyi düzenleyen: Vüsale ALİ