İşte, bu has erkekler doğaları gereği görünüşten etkilendiklerini kendileri de biliyor ve hemen sonrasında hayatının kadını olacak hanımefendinin kişilik özelliklerini öğrenmek istiyor.
Bu düşünce ile de henüz duygusal bağ oluşmadan, ortak özellikler var mı, yok mu öğrenmeden, iyi günde, kötü günde ona yar Yaren olur mu bilmeden bu asil erkekler hemen kadınlara cinsel yaklaşım için acele etmedikleri gibi, kadınların da bir an duygusal davranıp onlara yaklaşmak eğilimine kibarca itiraz tepkisi gösterirler.
Biz kadınlar tam da böyle erkek istiyoruz.
Ömür boyu bize sadık kalacak, bizi kalbimize göre, insani ve şefkatli huylarımıza göre diğer kadınlardan ayıran bu karakter yapımızdan dolayı tercih ettiklerini bildiğimiz erkekle yaşlanmak ve hayatımızı birlikte yaşamak isteriz.
Bir erkekten ilk beklentimiz bizim dahili dünyamızı keşfetmek arayışı içinde olmasıdır. Hemen vücudumuza göz dikmeden nasıl bir kadın, nasıl bir insan olduğumuzla ilgilenen erkek biz kadınların gözünde ender ve özeldir.
Böyle bir erkeğe hak ettiği değeri verir ve ona sadık oluruz.
Bizi en çok yaralayan davranış erkeklerin cimrilik yaptığı gibi sadece bizden cinsel yaklaşım talebinde bulunmasıdır.
Böyle erkeklerin ne kalbimizde ne de hayatımızda yeri yoktur.
Biz dedelerimizden erkeklerin cömert ve sahiplenici olduğunu gördük, böyle öğrendik.
Ekonomik koşullar ne kadar zor sürece doğru ilerlese de bir erkek çalışıyorsa değer verdiği kadını ayda bir kez de olsa yemeğe, kahve içmeye, alış- verişe götüre bilir.
Ekonomi hayatımızı olumsuz etkiledi diye sadece cinsellik yaşamak zorunda değiliz.
Koşullar zor ola bilir, ama biz kadınlar hayatımıza girmek isteyen bir erkeğe moral kaynağı olmasak, cimriliği yüzünden tartışmalarla ilişkiler yıpransa o zaman erkelerin hayatı daha kötüye gider.
Bu hakikati erkekler görmelidir!
Çünkü, biz kadınlar olmadan ne hayat düzene giremez, ne Dünya yaşanılır bir olamaz, ne de kültür gelişemez.
Ve başka gelişen toplumlar gelir bize üstünlük sağlar. Bu bir gerçektir.
Kendi ayaklarının üzerinde durmayı hayatında olumsuz evlilik, aile deneyimi yaşayarak öğrenen kadınlar “doğru insan” tanımını böyle dile getirirler:
Bir erkek bir kadına sorumuş:
“Nasıl bir erkek arıyorsun? “
Kadın bir süre düşünmüş, sonra erkeğin gözlerinin içine bakarak sormuş:
“Gerçekten bilmek istiyor musun?”
Erkek umutsuzca :” Evet” demiş.
Kadın anlatmaya başlamış:
-“ Bu gün bu yaşta bir kadın olarak, benim kendime yapabileceğimden fazla ne yapabileceğini soracak kadar güçlüyüm.
Kendi masraflarımı karşılayabiliyorum, bir erkeğin ya da her hangi kadının yardımına gerek duymadan evimi idare ediyorum.
Durum böyle iken, Sen masaya ne koyuyorsun? Sorusunu sorma konumundayım”.
Erkek kadına bakarak paradan bahsettiğini sanmış. Kadın hemen onun tahminine karşılık vermiş:
“ Kastettiğim şey para değil, ondan öte bir değer istiyorum. Hayatın her alanında mükemmeliyeti arayan bir Adama ihtiyacım var”.
Adam kollarını kavuşturup daha detaylı açıklama istemiş. Kadın izah etmiş:
“Kendisini zihnen mükemmelleştirmeye çalışan birini istiyorum, çünkü, sohbet ve zihnen uyarılma arıyorum.
Basit adama ihtiyacım yok.
Ruhen mükemmelleşmeye çalışan birini arıyorum.
Yani dengesiz bir birleşmeye ihtiyacım yok.
İnananlarla inanmayanların bir araya gelmesi felakete sebep olur.
Bir kadın olarak yaşadıklarımı anlayacak kadar duyarlı, ayağımı sağlam basmamı sağlayacak kadar güçlü erkek arıyorum.
Saygı duyabileceğim biri olmalı. Ona boyun eğmeme için onu saymam gerekir.
Ben ona ne kadar dürüst ve açıksam, onun da bana dürüst ve açık olması gerek.
Kendi işini, hayatını yürütemeyen erkeğe itaat etmem.
Boyun eğme konusunda sorunum yok. Yeter ki, buna değer kişiliği olsun.
Tanrı, kadını erkeğe eş ve yardımcı olarak yaratmış. Kendine faydası olmayan erkeğe ben yardım edemem”.
Kadın ideal ilişki düşüncesini bu şekilde aktardıktan sonra erkeğe bakmış.
Erkek şaşırmış ifade ile öylece kalmış:
“Çok fazla şey istiyorsun” demiş.
Kadın: “Çünkü, değerim çok fazla” diye yanıtlamış.
İşte böyle kendisini iyi yetiştirmiş, ayakları yere sağlam basan kadınlar karşılarında onlardan bir adım daha önde, güçlü, net, özellikle kararlı erkek görmek ister.
Biz kadınlar bir erkekte en çok belirsizliğe tahammül etmeyiz.
Bunu dikkate alan erkek kaybetmek istemeyen erkektir.
Biz kadınlar açık sözlü, ne istediğini bilen ve gösterdiğimiz şefkat kadar ilgi bekleyen insanlarız.
Kadın para, kazanıyor, kadın ev geçindiriyor, kadın, çocuk yetiştiriyor, kadın sorunları çözüyor, kadın temizlik yapıyor, kadın aynı günde en az 5 -6 işi hallediyor, peki erkek sadece para kazanıp bunu da “gözümüze sokar” gibi yorulduğunu ve üstüne gelmememizi talep ediyorsa, biz kadınlar böyle erkeğe hangi saygıyı, sadakati göstermeliyiz? Devam Edecek