Bir garip yolcuyum şu yeryüzünde,
Bilinmeze gidiyorum tut beni.
Nazan aşk ateşi varsa özünde,
Kucakla, sarmala sen ısıt beni.
Menzil ırak, yollar çamur, mevsim kış…
Bir göl arar dinmek için bu akış.
Gel de Nazan ellerimden sen yapış,
Kölen olam, pazarlarda sat beni.
“Bülbül” diye kafesine koyarsın,
Tenimi ruhumdan çeker soyarsın.
Seviyorsan, sen de aşka doyarsın,
Beğenmezsen kaldır çöpe at beni.
Tek umudum sensin şu son demimde,
Nazan bir sen kaldın bu aşk gemimde.
İlâcın da benim, panzehirin de...
Şifa diye içtiğine kat beni.