Ne Yiyorduk, Ne Yiyoruz, Yarın Ne Yiyeceğiz?

Nilgun Batıyeli

22-07-2026 10:26

Çocukluğumuzun domatesini hatırlayanlar bilir...

Pazardan eve geldiğinde mutfağın içini bir koku sarardı.

Bıçağı vurduğunuzda çekirdekleriyle birlikte kırmızı bir öz akardı.

Bugün ise çoğu zaman dışı kusursuz görünen ama tadı, kokusu ve dokusu eskisini aratan domateslerle karşılaşıyoruz.

Sadece domates mi?

Karpuzların bir kısmı çekirdeksiz, limonların aroması zayıf, çileğin kokusu değişmiş, bamya bile eskiden yarım kg ile bir tencere dolarken şimdi 1kg ile aynı sonuç alınamıyor.

Eski bereket ve lezzeti doğal ata tohumlarında arayanların sayısı her geçen gün artıyor.

Elbette tarım gelişiyor, üretim teknikleri değişiyor ve artan nüfusun gıda ihtiyacı karşılanmaya çalışılıyor.

Ancak sofralara yansıyan gerçek bununla örtüşüyor mu?

Biz gerçekten daha iyi mi besleniyoruz, yoksa sadece üretmek adına özümüzü mü kaybediyoruz?

Bugün tarım yalnızca çiftçinin meselesi değildir.

Tarım; ekonominin, sağlığın, çevrenin ve gelecek nesillerin ortak meselesidir.

Toprağın verimi kadar, o verimin nasıl korunduğu da önemlidir.

Çünkü kısa vadeli kazançlar uğruna toprağın üretme gücü zayıflarsa, bunun bedelini yalnızca üretici değil, hepimiz öderiz.

İşte tam da bu nedenle üzerinde çalıştığımız Kırsal Yaşamı Güçlendirme Projesi, yalnızca ekonomik destek sağlamayı hedefleyen bir çalışma değildir.

Pilot bölgede üreticilerimizle yaptığımız görüşmelerde gördük ki ihtiyaç sadece finansman değildir. A

ynı zamanda bilgi paylaşımı, sürdürülebilir üretim anlayışı ve toprağın uzun yıllar verimli kalmasını sağlayacak uygulamalar üzerine birlikte düşünmeye de ihtiyaç vardır.

Her üreticinin yılların deneyiminden gelen kıymetli bilgisi vardır.

Biz de bu bilgiye kulak vererek, bilimsel yaklaşımlarla birleştirebileceğimiz ortak bir çalışma zemini oluşturmayı amaçlıyoruz.

Çünkü kırsal kalkınma, sadece destek vermekle değil; birlikte öğrenmek, birlikte üretmek ve birlikte büyümekle mümkündür.

Belki bir domates, bir limon ya da bir karpuz tek başına büyük bir mesele gibi görünmeyebilir.

Ancak soframıza gelen her ürün, toprağın, üreticinin ve tarım politikalarının ortak hikâyesini anlatır.

Bugün vereceğimiz kararlar, yarının sofralarını belirleyecek.

Bu yüzden kendimize şu soruyu sormanın zamanı geldi:

Dün ne yiyorduk, bugün ne yiyoruz... ve çocuklarımız yarın ne yiyecek?

DİĞER YAZILARI Kıbrıs Barış Harekâtı'nın.. Unutturulmak İstenenleri 01-01-1970 03:00 PANDORA'NIN EMANETİ: UMUT 01-01-1970 03:00 15 Temmuz: Hatırlamak mı, Kutlamak mı? 01-01-1970 03:00 HER ÇAĞIN KRONOS'LARI VARDIR 01-01-1970 03:00 BİR ROMAN KARAKTERİ NASIL HAYAT BULUR? 01-01-1970 03:00