Kadınlara karşı hayırlı ve iyi davranmak fiziksel şiddet uygulamayıp, ilgisiz davranmak veya sözlerini tutmamanın bir mahzuru olmadığı anlamına gelmiyor.
Kadınlara karşı hayırlı davranmak her şeyden önce kadınların namusunu kirletmek adına onlara yalan vaatlerle yaklaşmamaktır.
Bu kesin uyulması gereken bir İslâm kuralıdır.
Nitekim bütün ahlaksızlıkların temeli buradan başlar.
Bir kadına her şeyden önce iyi bir Müslüman örneği olmalıdır erkekler.
Allah bunun için de erkeklere hitap ederek:
“ Siz namuslu olunuz ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar. “
diye görevlerini hatırlatmış. Şu an çağımızda en ahlaksız çoğunluk hangi cinsiyet mensubunda görülüyor diye baksak, görünüşe göre kadınlar çokluk teşkil etmektedir.
Peki, soruyorum, bu kadınlar erkeklere tecavüz mü ediyor, veya ahlaksızlığı tek başına mı yapıyor? Veya ki, bu ahlaksızlığı hangi nedenle yapıyor?
İyi ve dürüst bir araştırma yapılırsa, tüm ahlaksızlıkların ve kadınların hayatlarının fuhuş üzerine kararmasının temelinde mutlaka bir erkeğin parmağı var olduğunu göreceğiz.
Bu gün bazı kadınlar maddiyatı ahlâktan daha üstün görüyorsa yine erkeklere güvenmediği için, onlara helâl kılınmış mehiri bile eski eşinin vermeyip, kadını ihtiyaç içerisinde bıraktığı içindir.
Mutlu ilişki sürdüreceğine bin yeminler edip, cimri davranışlarla kadını değersiz hissettiren ve hak ettiği değeri dışarıda aramaya yeltenerek daha kötü yollara, bataklara düşen kadınların tüm hakları emin olun ki, sorulacaktır.
Eskiden erkeler büyük çoğunlukla cömert ve şefkatli idi.
Namusum, şerefim diye nikahına, hayatına aldığı kadının en ufak maddi ihtiyaç çekmemesi için elinden geleni yapar, kadın başkalarına muhtaç olmasın diye eğer geçim sorunları olup, ayrılmak zorunda kaldılarsa meşhur tabirle “bir ceketini alıp çıkar” değil mehir, evi, eşyaları ile kadına bağışlar, kadının bir yerlerde adının kötüye çıkmasına kendi namı ve kadının onda bir hakkı, hukuku olduğu için izin vermezdiler.
Şimdi, kadınlar bir tarafa kalmış, çoğunluk erkek cimriliği kişiliğine yakıştırarak, huy edinmiş, bazı erkekler kadınların malına, parasına gözünü dikerken, bazıları kadından her şefkati, hoşgörüyü, anlayışı ve yatağı talep ederken elini cebine atmaktan kaçındığı gibi, manipülasyon baskı yaparak kadının dışarıda yemek yemek, tatile gitmek gibi sıradan isteklerini bile “maddiyat düşkünü” diye suçlamalarla ilişkinin yükünü sadece kadın çeksin istiyor.
Başka enteresan vaziyet, erkek güçlü kadınla tanıştığını fark ettiği zaman bir taraftan kaybetmek istemiyor, diğer taraftan da o güçlü kadının hak ettiği çabayı göstermiyor ve tek yaptığı şey, sözlerle kadına güven vermeye çalışmak. Ne kadar komik! Hala erkeklerin “güçlü kadın” tanımını tam anlamı ile çözemedikleri de yine eğitim eksikliğinden kaynaklansa gerek.
Sayın erkekler!
Güçlü kadınlar sizin sırf sözlerden ibaret olan “ Senin yanında olmak istiyorum, sana destek
olmak istiyorum, seni sahiplenmek istiyorum” gibi samimiyetten uzak sözlerinize inanmıyorlar!
Anlamadınız mı?
Güçlü kadınların sözlere ruhu da karnı da tok!
Böyle her gün aynı şekilde kadını ilgisine, ciddiyetine inandırmak isteyip de, kadın- tamam, yemeğe çıka biliriz, belki konuşmak iyi gelir yemekte- teklifine, “yemek değil, kahve içebiliriz” diyen erkek nasıl bir sahiplenmeden bahsediyor acaba?
Bir yemeğe çıkarmaya “gücü” yetmeyen erkek güçlü kadını hayatında nasıl mutlu edebilir ki?
Kadın bu soruyu soğukkanlı karşılayıp, başka zaman görüşelim dediği zaman, bir erkek buradaki imayı, sitemi anlamıyorsa yine güçlü kadını hak etmiyor!
Biz güçlü kadınlar kolay ısınmayız, kolay inanmayız sözlere, hayatımıza girmek isteyen erkek bizden daha güçlü olmalı, daha net olmalı, dediğimizde ise,
“ Ben her konuda senden ilerideyim diye düşünüyorum” cevabını verir.
Yalnız burada ince bir nokta var:
Güçlü kadından daha zengin, daha imkanlı, başarılı ola bilirisiniz de, bizi bağlamaz ki, bu artılarınız.
Bunlar kendi çocuklarınız, aileniz, şahsınız içindir.
Bize yansıyan bir sahiplenme, katkı yoksa bizi ilgilendirmez ki, sonuçta bir yemeğe çıkaramamışsın.
Bahanesi ne olursa olsun, bir telafisi yok, hediye, çiçek gibi gönül alma yok, ama seni özledim, seni seviyorum, canım benim gibi boş sözlerden oluşan bir dize sabah, akşam, öğlen, gece yazmanız bizim için hiçbir şey, ama asla hiçbir şey ifade etmiyor, sayın erkekler! Devam Edecek