DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
Giriş Tarihi : 31-08-2026 12:23

TERÖRSÜZ   TÜRKİYE -  YA DA SİLAHSIZ  İSTİLA

1988 yılının Kasım ayında  Ermeniler Tophane  Ormanı  nadir bitki  çeşitleri ile zengin Korusunu yaktılar. 

Nedeni:  Sanayi  tesisi inşa etme bahanesi , Tophane  ormanında temizlik çalışmaları yapılması bahanesi ile bu bölgede Ermenistan SSC'sine ait bir alüminyum fabrikasının şubesi (veya pansiyonu) inşa edilmesi amaçlandı. Nadir ağaçlar buldozerlerle tahrip edildi ve yakıldı. Ekonomik yağma ve ekolojik terör  yöntemi ile  Ormandaki kadim, nadir ve değerli meşe, kayın ve karaağaç ağaçları kesilerek Ermenistan'a ve yabancı ülkelere taşındı ve ekonomik kazanç kaynağı haline getirildi. Azerbaycan'ın kültürel ve tarihi mirasının silinmesine  çalışarak  Karabağ’ın kalbi  Şuşa   şehrinin  sembollerinden biri  ve tarihi öz savunmanın sembolü olan Tophane  ormanını yok etmekti  amaçları. Ermeniler, bu yeri tahrip ederek Azerbaycanlıların tarihi izlerini ve manevi değerlerini yok etmeye çalıştılar.

O dönemde  SSCB ülkesi olan Azerbaycan tabi ki, Sovyet Komünist Partisi  Merkezi komitesinin direktifi ve talimatı ile o zamanlar Azerbaycan’da tek TV kanalı olan AzTV   bu ağır sabotajın asıl nedenini ört-bas ettirmek ve  gerçekleri gizlemek için sokak röportajları ile halkı  “uyutmaya”,  sakinleştirmeye yönelik  yayınlar yaptı.  Aslında Tophane ormanı Ermenilerin ilk terör eylemi değildi.  O yıllarda 12 yaşlarımda idim, ama elime geçen her kağıt, gazete parçasını okuyor,  birilerinden duyduğum  ermeni çetelerinin estirdikleri terör eylemlerini  gazetelerden de öğrenmeye başlamıştım.  O yıllarda elime geçen bir gazetede  Ermenistan’a sınır köylerimizden Gazakh İlimizin Yukarı Eskipara, Aşağı Eskipara gibi köylerine  çetelerce  baskınlar düzenlendiğini ve köy halkına işkenceler yapılarak, çocuklara, kadınlara acımasızca  divan tuttuklarının,  tecavüzlerle, evlerini yakarak, sırtlarına kaynar semaver bağlayarak köylüleri katliamla öldürdüklerini okudum. Küçük yaşımda böyle ağır makaleleri okumak psikolojimi derinden etkiledi ve bu gibi yazıları araştırmaya,  gerçekleri öğrenmeye çalıştım.  Sonra da Tophane olayı  baş verdi.  Çocuk aklımla gidişatın büyük bir çatışmaya evrileceğini  idrak ediyordum.   Bir akşam AzTV-de  haberler yayınında  Bakü’nün  geniş meydanlarında yürüyen insanları durdurarak  röportaj yapan gazetecinin sorusunu duydum:

-Karabağ’da yakılan Tophane ormanı ile ilgili neler söyleye bilirsiniz?

Sorunun cevapalrı beni üzmüştü:

-Bu bir kışkırtma eylemidir. Biz yıllardır. Ermenilerle iç içe yaşıyoruz. Onlar bizim komşularımız, arkadaşlarımızdır.  Birkaç holiganın yaptığı eyleme göre ermeni vatandaşlarımızı dışlayacak değiliz!

-Biz Ermenilerle içli-dışlı olmuşuz, o kadar ki, çocuklarımıza kirve tutuyoruz.  Onlardan bir zarar gelmez.

-Bu tür Provokasyonlar  kardeşliğimizi  bozamaz.  Biz Ermeniler burada –Azerbaycan’da huzurluyuz ve kardeşlik, barış içinde yaşıyoruz.

Bu konuşmalardan oldukça müteessir olmuştum.  Bu röportajlar halkın gerçek endişelerini yansıtmıyordu. Asıl röportajı gazeteciler gidip Gazakh’ta, o yakılan köylerde yapıp, hakikatleri  göstermeli idiler. Canı yanan ahaliyi konuşturmalı idiler halbuki.  Ama AzTV  bağımsız  bir kanal olmadığı ve başka özel kanallar olmadığı için halk gerçeklerden uzak tutuluyordu.  Durumun vahametini   gizlemeye çalışan Merkezi Komte Parti Yönetimi  Azerbaycan medyasına gerçek haberi yayınlatmazdı  çünkü.

Ama Ermenilerin Tophane ile kalmadığı, sınır köylerine sık-sık baskınlar düzenlediklerini  gazetelerden okudukça içimi huzursuzluk ve endişe kaplamıştı. Nitekim  durum ta ki Hocalı faciasına kadar, Karabağ’ı kaybetmeye kadar ilerleyerek  Azerbaycan halkını felakete sürükledi.

Sözüm ona bu gün Türkiye’mizin başını alan kara bulutlar bana o günlerden tanıdık geliyor.  PKK/YPG gibi terör örgütlerinin silah bırakma, örgütü fesih etme gibi uydurmalarına  inanmıyorum, neticede  yaşanmışlık, tecrübe ve ağır bedeller dolu bir çocukluk geçirmişim.  Terörsüz Türkiye  zaten  başarıya ulaşmış, yiğit Mehmetçiklerimiz, Hilal bıyıklı Özel harekat Polislerimiz  yıllar süren mücadeleyi başarı ile sonuçlandırarak  teröristleri   sınır ötesine kadar  tabiri caiz ise “süpürmüşler”.   Suriye ve Irak’a  kaçan teröristler için  AntiTerör  Ameliyatları  organize ederek  onları oralardan da “temizlemenin”  siyaseti  yapılsa  daha kalıcı ve esaslı sonuca ulaşa biliriz. Bu benim sıradan bir vatandaş olarak nacizane fikrim.  Belki yanlış düşünüyorum, ama şunu  kesin anlıyorum ki,  Terörsüz Türkiye projesi 86 milyonluk halkımıza pek faydalı olamaya bilir. Çünkü,  gözlemlerimden yola çıkarak söylemeliyim ki,  bir kesim Kürt vatandaşlar  bu siyasetle  şöyle düşünüyor: “Acaba gerçekten benim Kürtçe okul,  eğitim, farklı kimlik hak , hukukum var da ben mi farkında değilim?”- ve bu düşünce ile  diğer terörü destekleyen  STK-lara, DEM partiye  bir sempati yaranıyor, ya da ilgi göstermeye başlıyor. Diğer bir kesim Kürt vatandaşlar zaten  bu süreci  destekleyerek sosyal medyaya konuşan kürt genç gibi” Ben bu ülkede sürekli Türk adının geçmesinden rahatsızım, neden Türkiye Cumhuriyeti, neden Türk Bayrağı, neden her yerde Türk adı geçiyor” diye  ağzı sulana- sulana hararetle konuşuyor. Ona ve onun gibi düşünenlere şöyle bir sorum var:

-   Madem Türk adının geçtiği her şeyden ve her nesneden, her yerden rahatsızsın, cebinde gezdirdiğin Türkiye Cumhuriyeti Nüfus Cüzdanını neden gidip teslim etmiyorsun  nüfus veya emniyet müdürlüğüne ve demiyorsun ki,  adından  rahatsız  olduğum  Türk kimliğimi de alın, sizin olsun, ben bu kimliği taşımak istemiyor ve Türkiye Cumhuriyeti  yasalarından, hak ve hukuklarından yararlanmak istemiyorum,  kürt kimliğime bunu hakaret olarak görüyorum. Diye bilir misin bunu, yapar mısın? Ve bu kararı aldıktan sonra ülkemizi terk eder misin mesesla, Vatansız olmak ister misin?  Ki, senin gibi Vatansızları ABD, Avrupa “sever”, kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak için. Gidip onlara sığınsana. Onlar versin sana vatandaşlık, orda istediğin terörü estir, istediğin özgürlükle yaşa. Yapa bilir misin? Senin gibi yediği kaba tükürenler  emin ol Türkiye’den başka hiçbir ülkede böyle nankörce  konuşamaz. Anında yaka-paça sınır dışı edilirisin çünkü. 

Velhasıl,  bu gibi “terörle mücadele,  terörü bitirme “ projesi diye halkı asıl gerçeklerden, yaklaşan felaketin  ayak seslerinden uzak  tutmaya çalışmak  fayda getirmez ki, ağır bedeller ödetir.

Can Türkiye’miz için refah günler,  aydınlık sema ve tam bağımsız  egemenlik  diliyorum!

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY37
  • 2GENÇLERBİRLİĞİ37
  • 3FENERBAHÇE36
  • 4KOCAELİSPOR36
  • 5ÇAYKUR RİZESPOR36
  • 6KASIMPAŞA35
  • 7İSTANBUL BAŞAKŞEHİR34
  • 8TRABZONSPOR24
  • 9SAMSUNSPOR34
  • 10CORENDON ALANYASPOR34
  • 11GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ34
  • 12AMED SPORTİF FAALİYETLER23
  • 13BEŞİKTAŞ23
  • 14EYÜPSPOR33
  • 15ARCA ÇORUM21
  • 16GÖZTEPE31
  • 17ERZURUMSPOR31
  • 18TÜMOSAN KONYASPOR30
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA