Yine başın bulutlara bürünmüş,
Söyle bana yaslı mısın ERCİYES?
Kaybettiğim yamacında görünmüş,
Aradığım ASLI mısın ERCİYES?
Bir seni severim bir de karını,
Âlem beni deli sanar ERCİYES.
Kızıl bulut kaplı ufuklarını,
Görünce yüreğim yanar ERCİYES.
Ak duvağın mah yüzünü örtünce,
Başın duman duman hâlin görünce,
Döşün yalçın, vadilerin derince
Yaz mevsimi suyun donar ERCİYES.
Daha hiçbir güce eğmedin boyun,
Ötüken, Tiyan-Şan, Tanrıdağ soyun.
Yaylanda meleşir kuzuyla koyun,
Türkmenler yurduna konar ERCİYES.
Tarihler bilemez senin yaşını,
Dünyayı gezenler görmez eşini.
Kış eylersin ağustosun beşini,
Heybetiyle mevsim sınar ERCİYES.
Hacılar, Hisarcık, Talas bağları…
Güneyden kol kola Toros Dağları.
Ünün aşıp gelmiş eski çağları
Kaç bin asrı gördün çınar ERCİYES?
Alidağı bir gelinlik kız gibi
Rüzgârınla ses veriyor saz gibi.
Duru suyun içiyoruz buz gibi,
Kayseri’yi sular, pınar ERCİYES.
Türkmenoğlu sevdalıyım yanarım,
Gece-gündüz hep adını anarım.
Sen ASLI’SIN, ben KEREM’İM ararım,
Bizi böyle gören kınar ERCİYES.