DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Mustafa Mete ÖZPINAR
Mustafa Mete ÖZPINAR
Giriş Tarihi : 29-01-2026 11:40

DUA HALİNDE BİR ÖMÜR 

Cenâb-ı Hak buyurur: “(Rasûlüm!) De ki: Sizin kulluk, duâ ve yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!?. (Ne kıymetiniz var!?.)” (el-Furkān, 77) Her zerresiyle bütün kâinat, Cenâb-ı Hakk’a secde ve niyaz hâlinde iken; Allâh’ın en büyük lütuflarına nâil olmuş insan, eğer duâdan, Hakk’a yalvarmaktan müstağnî kalırsa, onun ind-i ilâhîde ne kıymeti olabilir? 

Duâ, Allah ile kul arasında mânevî bir bağdır. Bu bağı koparmış bir kulun âkıbeti; varlık âleminde sahipsiz, başıboş bir perişanlıkta helâk olmaktan başka ne olabilir? 

Duâ ve ibâdet, yani Hakk’a samimî bir niyaz ve kulluk; kula, kıymetini kazandıran yegâne vesiledir. Vecd hâlindeki duâlar ise, gönlün ilâhî rahmetle kucaklaşma anlarıdır. 

Duâ; sonsuz kudret sahibi Cenâb-ı Hakk’a, acziyetimizi idrâk etmiş bir şekilde yönelerek, O’nun huzûrunda teslîmiyet ve sükûnetle boyun eğmemizdir. 

Duâ; acziyet ve kusuru îtiraf ile ilâhî merhameti imdâda çağırmaktır. 

İlk insan Âdem -aleyhisselâm- ve Havvâ Vâlidemiz; ayaklarını cennetten kaydıran hatalarından sonra Cenâb-ı Hakk’a şöyle ilticâ etmişler ve böyle tekrar affedilmişlerdi: 

 “(Âdem ile eşi) dediler ki: Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyân edenlerden oluruz.” (el-A’râf, 23) 

Hazret-i Âdem’den, Fahr-i Kâinât Efendimiz’e bütün peygamberler; ağır mes’ûliyetleri içinde en büyük huzur ve ferahlığı, Cenâb-ı Hakk’a içli niyazlarında, samimî yakarışlarında, müstecâb duâlarında buldular. 

Bizlere duâyı yaşayışıyla en güzel tâlim eden, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir. O, gözyaşları içinde ve ayakları şişinceye kadar kıldığı namazlara ilâveten yaptığı duâlarda sık sık; 

“Allâh’ım! Sen’in gazabından rızâna, azâbından affına ve Sen’den yine Sana sığınırım! Sen’i lâyık olduğun şekilde medh ü senâdan âcizim! Sen kendini nasıl medh ü senâ etmişsen öylesin!” (Müslim, Salât, 222) diyerek, acziyet duyguları içinde Cenâb-ı Hakk’a ilticâ ederdi. Ayrıca duânın ehemmiyet ve tesirini şöyle ifade buyururlardı: 

DUÂ, İBÂDETİN ÖZÜ 

“Duâ, ibâdettir. İbâdetin iliği ve özüdür. Allah katında O’na duâ etmekten daha kıymetli bir şey olamaz. Allah, kendisinden bir şey istemeyeni (gaflet sebebiyle kendini duâ etmekten müstağnî görenleri ve duâyı ihmâl edenleri) azâba uğratır. Sıkıntı ve darlık zamanında duâsının kabul olmasını isteyen kimse, bolluk ve rahatlık zamanında da duâyı bol yapsın. Rabbiniz Hayy ü Kerim’dir; bir kul elini açınca onu boş bırakmaz. Kime ki duâ kapıları açılmıştır, ona hikmet kapıları açılmış demektir. Duâ, rahmet kapılarının anahtarı, mü’minin silâhı, dînin direği, göklerin ve yeryüzünün nûrudur.” (Rûdânî, Cem’u’l-Fevâid, 9219-20-21-22-25) 

Hakikaten yüksek ruhların lisânı ve sözlerin en güzeli olan samimî duâlar, nurdan ve sevdâdan doğar. Ümitsize hayat verir, kırık kalpleri teselli eder. Duâda kalbe huzur bahşeden, Rabb’e teslîmiyet sırrı gizlidir. 

Duâda sözlerin hakikatinin, hislerin samimiyetinin işareti; pişmanlık ateşiyle yanan bir kalp ve yaş döken bir gözdür. Nitekim Hazret-i Mevlânâ kuddise sirruh  kabule mazhar olacak bir duânın sırrını şöyle ifade eder: 

“Nedâmet ateşiyle dolu bir gönülle ve nemli gözlerle duâ ve tevbe et! Zira çiçekler, güneşli ve ıslak yerlerde açar!” 

Dolayısıyla duânın kabulü için gönlü yanık, gözü yaşlı bir mü’min; «havf ve recâ» yani korku ile ümit arasında titreyerek Rabbine niyâz etmelidir. Dil duâ ederken, kalp de, duânın yüklendiği arzulara ait mânâlar ile titremelidir. Affı için yalvarıyorsa, günahı bir daha işlememeye kat’î bir azim ve kararlılık içinde olmalıdır… Aksi hâlde duâ; huzûr-i ilâhîye gayr-i ciddî, lâubâlî bir sûrette çıkmak mânâsına gelir ki, böyle bir duânın kabulü bir yana, -Allah korusun- bedbahtlık sebebi olur. 

Rivâyet edilir ki Hazret-i Musa -aleyhisselâm-, düşkünlük içinde duâ eden bir adama rastladı ve onun zâhirî hâline bakarak duâsının kabul olmasını gönülden arzu etti. O sırada Allah Teâlâ’dan Musa -aleyhisselâm-’a şöyle bir vahiy geldi: 

“Ben o kuluma senden daha çok merhametliyim. Fakat o, diliyle Bana duâ ederken; kalbi, sahip olduğu koyun sürüsüyle meşguldür! (Bu sebeple duâsını kabul etmiyorum.)” 

Musa -aleyhisselâm- bu durumu kendisine bildirince, adam derhâl kendini toparladı ve hâlis bir gönülle Allah Teâlâ’ya yöneldi. 

Hâsılı; istiğfâr ederken, rahmet dilerken, hayırlar niyâz ederken, kalbimizin de aynı duygular içerisinde çırpınması, duânın âdâbı ve kabulü için zarurîdir. 

Duânın kabulünü kolaylaştıran ve hızlandıran bir husus da; 

KARDEŞLİK BEREKETİ 

Kardeşlik husûsunu gözeterek davranmaya, merhametli, cömert, diğergâm olmaya büyük bir bereket halk eden Cenâb-ı Hak; bir mü’minin din kardeşinin gıyâbında yaptığı duâyı da süratle kabul buyurur. 

Hadîs-i şerifte buyurulur: 

“Bir mü’minin diğer bir mü’mine gıyâbında duâsından daha çabuk kabul edilen hiçbir duâ yoktur.” (Tirmizî, Birr, 50) 

Bu hususta, duâyı yapanın mânevî mertebesinden ziyâde, kalbinin hulûsu ve samimiyeti mühimdir. Nitekim bir gün Mârûf-i Kerhî Hazretleri, çarşıda bir sakaya, yani su satıcısına rastlar. Saka; 

“Allah rızâsı için benim suyumdan içiniz.” diye seslenmektedir. 

Mârûf-i Kerhî Hazretleri; sırf «Allah rızâsı için» diyen sakanın bu duâsını almak niyetiyle, nâfile oruçlu olduğu hâlde o sudan alır ve içer. 

Mârûf-i Kerhî vefat ettikten sonra evliyâdan bir zât, onu rüyasında güzel bir mevkîde görür: 

“–Cenâb-ı Hak hangi amelin sebebiyle sana bu ikramda bulundu?” diye sorar. O da; 

“–Sakanın Allah rızâsını talep ederek ettiği duâ ile.” der. 

Elbette mazlum ve gönlü kırık mü’minlerin duâsını almak kadar, onların bedduâlarından sakınmak da aynı derecede mühimdir. 

Nitekim Selçuklu Sultanı Alâaddin Keykûbad, şehrin kalesini tamamladığında, Hazret-i Mevlânâ’nın babası Bahâeddin Veled’den teberrüken kaleyi görmesini ve kale hakkındaki fikrini beyân etmesini rica eder. Bahâeddin Veled Hazretleri, gidip yapılanları görür ve şöyle der: 

MÂNEVÎ KALELER… 

“Kaleniz, sel âfetlerine ve düşman akınlarına tedbir olarak fevkalâde güzel ve kuvvetli. Fakat siz; idareniz altındaki mazlumların, ezilen insanların bedduâ oklarına karşı hangi tedbiri aldınız? Unutmayınız ki onların bedduâ okları; yalnız kaleniz gibi bir kaleyi değil, yüz binlerce kale burcunu deler geçer ve dünyayı harabeye çevirir. 

En iyisi, adâlet ve iyilikten burçlar dikin ve sâlih kullardan, hayır duâ ordusu teşkîl etmeye bakın. Bunlar, sizin için surlardan daha mühim bir emniyet vesilesidir. Çünkü halkın ve dünyanın güven ve huzûru o duâ askerleriyle sağlanır.” 

Hakikaten, mü’minlerin her türlü nâiliyyet, muvaffakıyyet ve zaferleri, gösterilen gayret ve çabaların yanı sıra, ihlâslı duâların da bir berekâtıdır. Bunu asla ihmâl etmeyen ecdadımız seferlerine bilhassa mâneviyat ile de hazırlanmıştır. 

Sultan Alparslan’ın, Malazgirt Muharebesi’ni bütün mü’minlerin Cuma namazında, kendileri için duâ edecekleri gün ve saate tehir etmesi, Sultan Murad Hân’ın Kosova Meydan Muharebesi öncesinde; 

«Yâ Rabbî! Gerekirse ben kurban olayım, fakat zafer nasîb olsun!» diye samimî ve icâbet buyurulan duâsı yüzlerce misalden birkaçıdır. 

Onlar, şehirler, beldeler aldıkları o muazzam zaferlerden dönüşlerinde de; hayır duâlarına tâlip oldukları fakir-fukarâ, garip-gurebâ için, imâretler, hamamlar, kervansaraylar, çeşmeler yaptırarak gönüller almışlardır. Bugün onların âhiret ufuklu hayatlarını anlamayan nâdanların; ömrü at sırtında geçmiş padişahları, harem safâsı süren ehl-i keyfler olarak tasvir eden, tarihe ihânet, vefâya hıyânet eden gayretkeşlikleri ne büyük bir perişanlıktır. Bunlar; kabirlerindeki ecdadın kemiklerini sızlatacak, onların bedduâsını, âhını alacak, son derece iğrenç faaliyetlerdir. 

Mazlumun âhı için hadîs-i şerifte buyurulur: 

SAKININ! 

“Mazlumun bedduâsını almaktan son derece sakının, çünkü onun bedduâsı ile Allah arasında bir perde yoktur.” (Buhârî, Zekât 41, 63, Meğâzî 60, Tevhîd 1; Müslim, Îmân 29, 31) 

Bir duânın kabul edilmemesi, her zaman duâ edenin samimiyetsizliğinden kaynaklanmaz. Bazen murad edilen husus, kader-i mutlaka muvâfık olmadığından duâ kabul edilmez ki; o duânın ecir ve karşılığı mü’min için daha hayırlı yurt olan âhirete intikal ettirilmiş demektir. Bazen duânın kabulü için vakt-i merhun gelmemiş demektir. Mü’min için duâ; yalvarıştır, hâlini arz etmektir, îtiraftır, teslîmiyettir. O hâlde, niyâzın kabulüne de, kabul edilmemesine teslim olmak îcâb eder. O kapıda bekletilmek de lütuf bilinmelidir. 

Nitekim Hazret-i Mevlânâ, bunun bir hikmetini de temsilî olarak şöyle anlatır. 

“Nice samimî kişiler vardır ki; ağlayarak, sızlayarak içten yaptıkları duâlar, ta göklere kadar yükselir! Bunun üzerine, melekler Cenâb-ı Hakk’a yalvarırlar;  

«Ey her duâyı kabul eden Rabbimiz! Mü’min kulun yalvarıp yakarıyor; Sen’den başka güvenecek, dayanacak bir varlık bilmiyor, tanımıyor! Sen, Sen’i tanımayanlara, Sana yabancı olanlara bile ihsanlarda bulunursun; her dilek sahibi, dileğini Sen’den diler! Bu kulunun duâsını niçin kabul etmiyorsun? Bunun hikmeti nedir?» 

Cenabı Hak, meleklere buyurur ki:  

«Mü’min kulumun dileğini vermeyi tehir edişim, onu suçlu ve hor gördüğümden değildir! Onun dileğini geciktirmemde, ona bir lütuf ve yardım vardır! 

İhtiyacı, o kulumu gafletten uyandırdı; Ben’i düşünmezken, Ben’i hatırlamazken, ihtiyaç onu aldı, saçından tuttu, çeke çeke Bana, Ben’im huzûruma getirdi. Onun ihtiyacını giderir, duâsını kabul edersem, Ben’i unutur da döner, çocuklar gibi oyuna dalar! 

Gönülden ve candan yalvararak, kalbi kırık, gönlü yaralı, içi yanarak, ağlayarak inleyerek; ‘Aman yâ Rabbî!’ diye sızlanıyor, yakarıyor ama; onun inlemesi, sızlanması; ‘Yâ Rabbî, yâ Rabbî!” diye seslenmesi, derdini dökmesi, sırlarını söylemesi Bana hoş geliyor.»” 

İnsanın artı ve eksi yönlerde pek çok temâyülleri bulunan fıtratı duâ husûsunda da haddi aşabilir. Âyet-i kerîmede bu hususta bir îkaz vardır: 

ALLAH, AŞIRILIĞI SEVMEZ! 

“Rabbinize yalvara yakara ve gizlice duâ edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.” (el-A’râf, 55) 

Duâlarda; merasim edâsıyla, riyâkârane, yapmacık, kalbin iştirâk etmediği cilâlı cümleler, ciğerleri yırtarcasına bağırmalar ve nümâyişli sözler hiç de makbul değildir. Bunlar; rahmet-i ilâhiyyeyi coşturmaktan ziyâde, cemaati hislendirmeye yarar, samimî olmadığında kişiyi mes’ul eder, duânın özünü, rûhâniyetini ve kudsiyyetini zaafa uğratır. Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, böyle duâ edenler hakkında: 

“Bir zümre gelip, duâlarda haddi aşacaklardır.” buyurarak bu hâle düşmemek husûsunda ümmetini îkaz eder. 

Yine bir hadîs-i şerîfte şöyle buyurulur: 

“Siz bir sağıra duâ etmiyorsunuz. İşitici ve size pek yakın bir Allâh’a niyâz ediyorsunuz.” (Buhârî, Cihad, 131) 

Unutmamalıyız ki, insan olmanın gerçek şeref ve haysiyetine günahlarımızdan affolunarak ulaşabiliriz. Ölümle birlikte ebedî affın sırrına ermek ve Hakk’ın sonsuz lütuflarını tatmak isteyenler, öncelikle gönül bahçelerindeki güllerden vecd hâlindeki duâ ve niyazlar ile af râyihası çıkarma gayreti içinde olmalıdırlar. Biz de niyâz ederiz ki sonsuz kudret ve merhamet sahibi Rabbimiz, bize rahmetiyle muâmele etsin ve üzerimize af lütuflarını yağdırsın. 

Yâ Rabbî! Bizleri gaflet, hamâkat ve cehl ehli olmaktan muhafaza buyur. Bizleri; geceleri duâ ve istiğfâr ile nurlandıran, âhiret endişesi içinde duâ ve ibâdetten ibaret bir ömür yaşayan, «bilen» kullarından eyle… 

Yâ Rabbî! Doymayan nefisten, fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, kabul edilmeyen duâdan Sana sığınırız. Bizleri nefsimizin şerrinden muhafaza buyur, faydalı ilim nasîb eyle, kalplerimizin haşyetini artır ve duâlarımızı kabul eyle YARABBİ 

 

Mustafa Mete ÖZPINAR

Mustafa Mete ÖZPINAR

DİĞER YAZILARI GÜNÜMÜZDE ÜNİVERSİTELER  HAK’KA TESLİMİYET DÜNYANIN BEKLEDİĞİ İHANET   SAĞLIĞINIZ İÇİN BU YAZIYI OKUYUP PAYLAŞINIZ  TARİHİN ÇOK DEĞERTLİ İNSANLARI  MERHAMET İPE ÇEKİLDİ  TELEF OLAN HAYATLAR, BOŞA GEÇEN GÜZEL YILLAR İNSANLIK VEDA HUTBESİNİ ARIYOR  ZULÜM ALTINDA EZİLENLER    EĞİTİLEN DEĞİL OKUYAN BİR MİLLET OLMAK ZORUNDAYIZ  KAPİTALİZMİN İĞRENÇ YÜZÜ  KUL HAKKINI TANIYIN  KUL HAKKINDAN SAKININ  MEZHEPCİLİK ve BÖLÜCÜLÜK  İSLAMİYETE NASIL DAHA FAYDALI HİZMET EDİLİR? KUL HAKKINI TANIYIN, KUL HAKKINDAN SAKININ  YARADANIN SEÇKİN KULU OLABİLMEK  İSLAM DÜŞMANLARI KAHROLACAK  KUR’AN-I KERİM’DE OLMAYANLAR  MAHŞERDE ŞAHİDİMİZ BEDENİMİZ OLACAKTIR   İSRAİL YOK OLMAKTAN KORKMAYA BAŞLADI  GENÇLİĞE SAHİP ÇIKIN DAĞILIYOR  RAHMET-MAĞFİRET-KURTULUŞ  BELEDİYE BARONLARI  SADAKAT ve MUTLU AİLE NİĞMETTİR  HANTAVİRÜS SEMPTOMLARI YAYILIYOR  MUTLULUĞU ÇOK ÖZLEDİK  ÇÖL TOZU TÜRKİYEYE YAYILMAYA BAŞLADIMI? İSLAM ŞİİRİ  SUSKUNLUK YOLUNDA SESSİZ ÇIĞLIKLAR VAR  TÜRKİYE’NİN SİLAH İMPARATORLUĞU GÜÇLENİYOR  KURBANDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR  VE DOĞRULAR   TÜRKİYE  DÜNYA BASINININ DİLİNDE  DÜNYANIN KALBİ YAVAŞLIYOR TÜM DENGELER BİR ANDA ALTÜST OLACAKMIŞ  MAYISTA TÜRKİYEYE KAR GELİYOR  VATAN UĞRUNA CAN VERENLER  500 TONLUK ÖLÜMLER BAŞLADI  MÜSLÜMANLAR YENİDEN MÜSLÜMAN OLMALI  DÜNYA SİYASETİ DEĞİŞİYOR  TARİHİ GERÇEK İRANDA TÜRK HAKİMİYETİ  BİR MİLLETİN KADERİNİ VİCDANI BELİRLER  TÜRKİYEDE DEĞERLER SİSTEMİ ÇÖKTÜ  İNSANLIK VEDA HUTBESİNİ ARIYOR  .B.D. NİN KORKUSU: MİLLİYETCİLİK   DEVLET ve TOPLUMU BEKLEYEN TEHLİKELER  EĞİTİME YÖN VERMEK GEREK  ALLAH’IN YARDIMI  MARAŞTA OKUL BASKINI 9 ÖLÜ 20 YARALI  İNSANLIĞI MAHVEDEN İLLET  YOLSUZLUK YAPAN ÇALAN ÇARPAN ALÇAKTIR  CANİ İSRAİL’İN  BİLİNMEYEN MASKESİ  TÜRKİYENİN MAARİF MODELİ  İNSAN OLMAK- OLABİLMEK  VİCDANIN YÜKSELİŞİ  ŞEREFLE BİTİRİLMESİ GEREKEN EN AĞIR GÖREV HAYATTIR   1.NCİ KÖRFEZ SAVAŞINDAN BUGÜNLERE  İRAN’A SALDIRI  ORTADOĞUYA SALDIRIDIR  İSLAM PEYGAMBERİ  KANOLA YAĞI NEDİR FAYDALARI ZARARLARI NELERDİR  GAZETECİYE ZULÜM EDİLMEZ   CANLAR KATLEDİLİYOR DÜNYA HALEN SUSUYOR    FAİZ KISKACINDA BATIYORLAR  EVDEKİ BEREKETİ ÇOĞALTMANIN EN GÜZEL YOLU   İSLAM  TÜRK MİLLETİ ve TÜRKİYE  ÇOK AKILLI OLMALIDIR  İRAN’A SALDIRANLAR ORTADOĞU HAYALİ İÇİNDE   VİCDANIN YÜKSELİŞİ  KALBİMİZDEKİ BAŞKA AKLIMIZDAKİ  BAŞKA    TÜRK’ÜN ÇANAKKALE GURURU   İSLAM ALEMİNİN BAYRAMI HAYIRLARA VESİLE OLUR İNŞAALLAH   İNSAN OLMAK- OLABİLMEK  BİR BAYRAMA DAHA UYANACAĞIZ    KADİR GECESİ'NİN  ANLAMI ve ÖNEMİ   EĞİTİM ve ÖĞRETİMİN NERESİNDEYİZ  DUALARIMIZI KABUL EYLE  YARABBİ   ORUCUN FAZİLETİ  PUTLARIN Z E K A T  İRAN’A SALDIRI  ORTADOĞUYA SALDIRIDIR  İSLAMİYET KAİNATA GÖNDERİLDİ  KUL HAKKI ÇOK ÖNEMLİ  MANEVİYAT ve SAĞLIK BULUŞUYOR  TÜRK KÜLTÜRÜNÜ TANIYALIM  İSLAMDA MANEVİYATIN DEĞERİ  YOBAZLIK NEDİR NASIL OLUR? HAKİMİYET ve DEMOKRASİ  İSLAMİYET KAİNATA GÖNDERİLDİ  MÜNAFIKLIK ve KÜFÜR YOLLARI   İSLAM ALEMİNİN YENİDEN MÜJDECİSİ   HAYATIMIZI MANEVİYATLA SÜSLEMEK  RAMAZAN’IN ÖNEMİ  RAHMET PINARINI YAŞAMAK  NEFİSLERİ İSLAH ETMEK   FAİZ NASIL DOĞDU KİM İCAD ETTİ? HZ.NUH’UN GEMİSİNİ YÜZDÜREN SU  TÜRKİYE’NİN YERLİ ÜRETİM GÜCÜ  TÜRKİYE’DE DİN EĞİTİMİ  YARADILIŞTAKİ MÜKEMMELLİK  NEREYE SÜRÜKLENİYORUZ BELLİ DEĞİL  DOĞRULUKTAN AYRILMA   AMERİKANIN YAPTIĞI KATLİAMLAR  İSLAMDA SÜNNET YOKTUR DİYENLER OKUSUN  DÜŞMANLARIMIZ DEĞİŞİYOR  RAMAZAN GELİYOR ÇOK ŞÜKÜR  İNSAN, İNSANI KISKANMAMALI   PARANIN ALAMAYACAĞI GÜÇLER  BAKIŞ AÇINI DEĞİŞTİR  HAYATIN DEĞİŞSİN   GERÇEK VATAN SEVGİSİ NASIL OLMALI  AMENTÜ’NÜN ÖNEMİ  VATAN SEVDASI  İNSANLIĞA ÜÇ MESAJ  EĞİTİMLE GÜZELLEŞEN HAYATIMIZ  DEPREMİN ÖTEKİ YÜZÜ  İNSANIN İBLİS HALİNE DÖNÜŞÜ  CUMHURİYET İSLAMİ YÖNETİM  ŞEKLİDİR  ALLAHIM    FİLİSTİN VE İSRAİL GERÇEĞİ   CENAB-I HAKK’IN NAZARGAHI  MİLLETE ADANMIŞ ÇİLELİ BİR HAYAT  FITRAT ÜZERİNE YAŞAMAK  GÖNÜLLER DAR OLMASIN  BAŞIMIZA GELENLER  CANIM VATANIM CANIM TÜRKİYEM  AY YOLCULUĞU A.B.D. YALANI  SAKIN BUNLARI ALIP YEMEYİN  HZ.ÖMER’İN ÖRNEK HAYATI  MİLLİ MÜCADELENİN BİLİNMEYENLERİ  CANIM VATANIM CANIM TÜRKİYEM  SEVAD-I AZAM ve HÜRRİYET  HER GÜNE BİR İYİLİK SIĞDIR    DÜNYA İMTİHAN DÜNYASIDIR  HERŞEY YARADAN HAKKIN EMRİNDEDİR  KUR’AN-I KERİM HAYAT REHBERİDİR  MİLLİ YARAMIZ VAR  GÜL ve ÖMÜR MİLLİ BİRLİK ŞARTTIR  HAYAT ÇOK KISA  İNSAN ve İNSANIN ÖZÜ  KALB’LERE SEVGİ DOLSUN  KOSKOCA MEDENİYET PARAM PARÇA  DOĞUNUN UYANIŞI İLE BATININ  KORKUSU NİHAYET BAŞLADI   HÜRRİYET’İN DEĞERİ  ŞEHİTLERE VEFA BORCU  KUR’AN-I KERİM HAYAT REHBERİDİR  HER GÜNE BİR İYİLİK SIĞDIR  HUZUR “İSLAM”DADIR  İMAN YOLUNDA DOĞRU OLMAK GEREK  TARİH DİYE YALAN YAZILMAZ  KAN AĞLAYAN TÜRK DÜNYASI  3.NCÜ ve SON BÖL.  KAN AĞLAYAN TÜRK DÜNYASI -2.NCİ BÖL.  KAN AĞLAYAN TÜRK DÜNYASI -1 GÖZ RAHATSIZLIĞININ PERDE ARKASI 3.NCÜ ve SON BÖLÜM GÖZ RAHATSIZLIĞININ PERDE ARKASI  2.NCİ BÖL.  GÖZ RAHATSIZLIĞININ PERDE ARKASI 1.NCİ BÖL.  DOĞUNUN UYANIŞI İLE BATININ  KORKUSU NİHAYET BAŞLADI   5 BİN YILLIK TARİH DİM DİK AYAKTA  KUNDAKTAKİ BEBEKLER ÖLDÜRÜLDÜ  YARADANI ZİKRETMEK  A ve B TİPİ KİŞİLİKLER    KİŞİSEL GELİŞİM ÇOK ÖNEMLİ  KELİME-İ ŞAHADET  MİLLETLER DEĞERLERİYLE YAŞAR  ALLAH’A KULLUK EDEBİLMEK  KAPİTALİST SOYGUNLARI  KELİME-İ ŞAHADET  TEFEKKÜR ve HAYAT  AMACINA İYİ SARIL   K A Y B E T T İ K  TÜRK KÜLTÜRÜNÜ  TANIYALIM  HOCALI KATLİAMININ İÇ YÜZÜ   KUR’AN İNSANLIĞI YAŞATIYOR  MÜSLÜMANLARA  YAPILAN ZULÜM ve İŞKENCELER  KORKULARIMIZ  AMACINA İYİ SARIL   SULTAN ALPARSLAN’IN IŞIK TUTAN SÖZLERİ   KUR’AN İNSANLIĞI YAŞATIYOR  GENÇLİK KÜLTÜRÜNDEN KOPARILIYOR  HUZURU KENDİMİZ KAYBEDİYORUZ  VİCDAN ve İNSAN  ALLAH’A SITK İLE BAĞLAN BU DÜNYA BOM BOŞ  KORKULARIMIZ  ÇIPLAK GEZMEK MODA OLDU  VİCDAN ve İNSAN  ALLAH’A KULLUK EDEBİLMEK  ADALETİ YAŞATIN HERKESE  LAZIM   HAYAT GERÇEKLERİ  KAPİTALİST SOYGUNLARI  DÜNYADAKİ “TÜRK” NÜFUSU  DEĞİŞİMİN İÇ YÜZÜ  HUZURU KENDİMİZ KAYBEDİYORUZ  DOĞRULUK ve SAMİMİYET  HUZURU KENDİMİZ KAYBEDİYORUZ  HAYAT GERÇEKLERİ  GENÇLİK KÜLTÜRÜNDEN KOPARILIYOR  TOPLUM ÇÜRÜYOR  GENÇLİK KÜLTÜRÜNDEN KOPARILIYOR        DOĞRULUK ve SAMİMİYET  DEĞİŞİRKEN KİRLENİYORUZ  VİCDAN ve İNSAN    AİLE KÜLTÜRÜ ve HUZUR 
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY3477
  • 2FENERBAHÇE3474
  • 3TRABZONSPOR3469
  • 4BEŞİKTAŞ3460
  • 5RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ3457
  • 6GÖZTEPE3455
  • 7SAMSUNSPOR3451
  • 8ÇAYKUR RİZESPOR3441
  • 9TÜMOSAN KONYASPOR3440
  • 10KOCAELİSPOR3437
  • 11CORENDON ALANYASPOR3437
  • 12GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ3437
  • 13KASIMPAŞA3435
  • 14NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ3434
  • 15İKAS EYÜPSPOR3433
  • 16HESAP3432
  • 17ZECORNER KAYSERİSPOR3430
  • 18MISIRLI3430
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA