Zikir bir şeyi hatırlama anma manalarını taşır.
Dini manada ise Allah cc hatırlama anma,gafletten uzaklaşma hamd dua ve tesbih etme gibi manalara gelmektedir.
Kulun Allah cc ile ve güçlü bir bağ kurması açısında da zikirler önem taşımaktadır.Rabbi zikretmek ibadetlerin özü gibidir.
Kur'an-ı Kerim de “Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah akşam tesbih edin.” (Ahzâb, 33/41-42.) buyrulmuştur.
Zikir yapılırken kendine has uygulama şekilleri ve üsluplar kullanılmaktadır.
Ruhi açıdan etkisi oldukça yüksek olan zikirler beyin üzerinde de oldukça tesir edici özelliktedir.
Zikirde ki kelimelerin anlamları kişinin bilincinde yer edip mana kazanınca beyin bunu kodlayarak yeniden şekillenmiş sinir ağları oluşturabilmektedir.
Zikirler de uygulanan aynı kelimelerin tekrar edilerek okunması beyini aktifleştirerek güçlü frekans ve dalga oluşumlarını açığa çıkarmaktadır.
Zikir esnasında bir kelimeyi sürekli tekrar edince ilgi odağı yükselir konsantrasyon artar ve bu da beynin hızlanmasını sağlar.
Okuma sayısı çoğaldığında yani zikre devam edildiğinde ise beynin farklı bölgelerinde de çalışmalar başlamaktadır.
Tam bir konsantrasyon halimiz ve kalben de samimi bir itikat ile beynin bu derece aktif hali birleşince yüksek derecede algılar açılmaya başlar.
Burada önemli nokta ise aynı zikre uzun süre devam edilmesidir.(Tasavvuf da Seyri Süluk de aynı zikirlere devam edilmesi gibi )
Zikir yapmak sadece beyni hareketlendirmekle kalmaz aynı zamanda efepiz bezini çalıştırarak da duyu ötesi algıları harekete geçirir.
Epefiz bezi beyinde bulunan ve hipofiz bezi ile birlikte vücudun hormanal dengesini sağlayan salgı bezidir
Epefiz bezi melatonin, serotonin ve ruh molekülü diye bilnen DMT(dimethyltryptamine) hormonu salgılamaktadır.
En sık yapılan zikirlerde ki önemli bir nokta da dilin damağa değdirilmesidir.Allah, Lailaheillalah gibi zikirlerde dil damağa dokunmaktadır.
Bu şekilde yapıldığında ise timüs bezi (vücudumuzun savunma mekanizmasını çalıştıran bez) uyarılır ve enerji döngüsü aktifleşir.
Bu durum ise stres ve kaygıyı azaltarak nefes düzenini sağlar ve aynı zamanda da pozitif duyguları açığa çıkmasını sağlar.
Zikir fiziksel ruhsal zihinsel şifa kaynağı gibidir.İdrakımızı uyanık ve canlı tutarak asıl varoluş gayemizi kulluk bilincini geliştirir.
Tefekkür kapıları açılır ve istikametimiz asıl gayemize doğru ilerler.
Her zikir okunduğunda içten bir bağ ile hissederek okumak ruhta ve kalpde anlam kazandıkça zikir manasına ulaşacaktır
Allah'a yakınlaşmanın en önemli adımlarından olan zikre devam etmeli ve her daim zikirde olan âlemin bir parçası olarak biz de zikirlerle bütünleşmeliyiz.
Her zikir Hakka açılan bir kapının anahtarıdır..
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
ŞANLI TÜRK TARİHİMİZİ GERÇEK TARİHÇİ’DEN ÖĞRENECEKSİNİZ!
KADİR DAYIOĞLU
SEN DE Mİ TÜRKSÜN PAŞAM?
AHMET KARAASLAN
ETTİLER SUSTUK
Mustafa Mete ÖZPINAR
FITRAT ÜZERİNE YAŞAMAK
Mustafa Göçer
İNSANIMIZ DUYARLI
Ali Rıza Navruz
L E Y Â L
Mustafa Cengiz
GÜN BUGÜN, BUGÜN BEŞİKTAŞ GÜNÜ…
Osman Karakebeli
DERDİMİZ NE BİZİM
Faruk Ergan
KIRGINIM
Ahmet Sıvacı
EMEKLİ ÇOK YAŞAMASIN ÖLSÜN?