https://www.kayserihakimiyet2000.com/files/uploads/user/a70a6499f486af3fcc04698aa3f2b652-747f8409e2c7054e44ec.jpg
Faruk Ergan

ZEKATI BİLE ETMEZLER...

25-11-2022 14:27 704 kez okundu.


             Nasıl bir dil Allah aşkına? Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay, Kayseri'de yapılan Türkiye Yüzyılı 2023'e doğru Şehir buluşmalarında konuşarak, Millet İttifakına yüklenmiş. "Birkaç bin metre derinlikten herhangi bir enerji kaynağını bulup Türkiye'nin kendi imkanları ile çıkarmasını anlamaları mümkün değil. Bunu anlayabilmeleri için Recep Tayyip Erdoğan gibi bir lider vizyonuna sahip olmaları gerekiyor. 6'sını da, 7'sini de toplasanız değil Recep Tayyip Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan'ın zekatı bile etmez" diye konuşmuş.

İslam dininin vazgeçilmez Farzlarından birisi varlıklıların yoksullara en az olmak üzere kırkta birini zekat olarak vermeleri gerekmektedir. Zekat nelerden verilir? Altın, gümüş, para, ticaret malları, koyun, keçi ve tarım ürünlerinden verilir. İnsandan Zekat verilmesi emir olarak gönderilmemiş. Bazı Siyasetçilere bile yakıştıramadığım bu konuşma üslubunu, Bürokratlara hiç yakıştırmadığımı söylemek isterim. Bürokrat, Teknokrat, atama yolu ile bir Makama uygun görülmüş ve Devlet'i temsil etme yeteneğine sahip olan insanlar, arı dil kullanırlar, tertemiz Türkçe kullanırlar ve kullandıkları dilde insanları ayrıştırma yolunu seçmezler.

Hepimiz de insanız, hiç kimsenin birini bir diğerine feda etmeye, aşağılamaya ve yok saymaya haklarının olmadığını düşünüyorum. İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşülürken Süleyman Soylu'nun, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı için iki, üç defa tekrar ettiği o çirkin ve benim burada yazamayacağım kelime tam anlamıyla bir Partinin Genel Başkanı, Bakanları ve Parti yöneticilerinin özümsediği konuşma üslubu olarak kayıtlara geçmiş oldu. Bakan yardımcısının hiç bir şey yokmuş gibi simidine yağ sürmesi ve gevrek gevrek yemesi işin ayrı bir komedisi oldu.
 

Oldum olası Siyasetçilerin birçoğunun küfürlü, argo, çirkin ve hakaret içerikli konuşmalarından rahatsız olmuşumdur. Devlet Bahçeli'de, Millet İttifakına oy veren seçmenlerin tamamına yakınını “terörist” ilan etmesi, 6'lı masanın Liderlerini Vatan haini, zillet ve benzeri olumsuzlukla itham etmesi ayrı bir sorun olarak durmaktadır. Son olarak Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da argo konuşanlar listesine “Nah alırsın” diyerek başarı ile adını yazdırmış bulunmaktadır. Bu Ülkenin insanlarının diğer medeni Ülke insanlarından daha basit ve bir şeyden anlamaz olarak görülmesi, önce biz seçmenlerin yanlış seçimi, daha sonra da bizleri yönetmek için aday olanların bizleri aptal yerine koymaları bu tür olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Parti yöneticilerini örnek olarak alan tabandaki seçmen aynı dili kullanmaya başlıyor ve çocuklara kadar olumsuzluk sirayet ediyor. Diyelim ki Siyasetçiler oy uğruna bu dili kullanmayı uygun görüyor ve de bir müddet kullandıkları hakaret dili, yani uzmanı oldukları ve çıkar elde ettikleri dil ile koltuklarını koruyorlar, kirlettikleri koltuktan kalkmayı istemiyorlar. Şaşalı ve debdebeli hayat yaşamaya alıştıkları için, Siyaset sahnesinden çekilmek onlar için büyük bir boşluğa düşmek anlamına gelmektedir. Hiç bir liderin ya da siyasinin 2 dönem, 3 dönem diye verdikleri söze inanmıyorum.

“Bir toplumda istediğiniz şekilde konuşursanız, istemediğiniz şeyleri duymak için hazır olmalısınız.”

Neler Söylendi?