DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Mehmet Kasap
Mehmet Kasap
Giriş Tarihi : 05-12-2025 11:13

BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-15

             Bağlı olarak doğurabilme kriterleri, yani anne olabilmek. Vakıa Tek Devlet’te aile kavramı olmadığından bunun için ancak yine D-503’ün çocuk doğurma kriterlerini 10 cm boy kısalığından kaybeden O-90’la ilişkisinden sonra yaptığı gibi, doğum için O-90’ın Yeşil Duvar’ın ötesine geçmesi gerekecektir. Değilse Operasyon kaçınılmaz olacaktır.

            İşte D-503’ün, Tek Devlet yasalarına uygun olmayan düşünce ve davranışları, bir Kişisel Saatlerde, her zamanki gibi Müzik Fabrikasının bütün trompetlerinden Tek Devlet Marşı eşliğinde dörderli muntazam sıralar halinde, coşkuyla uygun adım yüründüğü sırada O-90 solunda, sağında yer alan kadının I-330 olması, dahası onun da sağında S-4711 ki bu bir koruyucu, müfettiştir bulunması ve bir vesile I-330 ile tanışması, tanışıklığın ilişkiye dönüşmesi D-503’ün düşünce ve davranışlarını altüst edecektir. Çünkü I-330 bir devrimcidir ve bu fikri benimsettiği numaralar, koruyucular arayıcılığiyle İntegral’in başka gezegenlere gitmek üzere havalandığında onu ele geçirecek ve subayların yer aldığı salonun kapılarını kilitleyerek devrimini gerçekleştirecektir. Bunun için İntegral’in başmühendisine ihtiyaç var ve bu matematikçi başmühendisin fikirlerini ne pahasına olursa olsun değiştirmesi gerekecektir. I-330’un D-503’e yazdığı mektuplar, telefon görüşmeleri, yapılan davetler, alınan Pembe Kuponlar ve daha bir sürü atraksiyonlarla Kadim Konak’ta bir araya gelmelerin tek sebebi budur.

            Meselâ D-503, İntegral’i inşa aşamasında Tek Devlet’in devrimin son hali olduğuna inanmaktayken, şöyle ki;

            (I-330) – Ola ki başka çare kalmadı, motorların ağzını aşağıya bir çeviririz ve sırf bununla bile... (D-503) Atıldım:

            -Bu düşünülemez bile! Saçmalık! Neye yol açacağınızı anlamıyor musunuz? Devrim bu!

            -Evet, devrim! Neden saçmalıkmış?

            -Saçmalık, çünkü devrim diye bir şey olamaz. Çünkü bizim -senden söz etmiyorum, benden söz ediyorum- devrimimiz sonuncusuydu. Bundan sonra artık devrim olmaz. Bunu herkes bilir... (I-330’da kaşların oluşturduğu alaycı dik üçgen)

            -  Tatlım benim: Sen matematikçisin. Hattâ daha fazlası: Sen matematik filozofusun. Bana sayıların en sonuncusunu söylesene.

            -Yani? Ben... Anlamadım ben. Ne sonuncusu?

            -İşte, en son. En yüksek, en büyük olanı.

            -Ama I, bu çok saçma. Bir kere sayılar sonsuz sayıdadır, nasıl olur da sayıların sonuncusundan söz edebilirsin?

            -O zaman sen, nasıl devrimlerin sonuncusundan söz edebiliyorsun? Sonuncu diye bir şey yoktur, devrimler sonsuza kadar gider. Sonuncu, ancak çocuklar için vardır...

            Bağlı olarak, Koruyucu ile ilişkileri onu devrimin sürekliliği ve en önemlisi de matematikçi olmasına rağmen açıklayamadığı ve gerçek hayatta somut karşılığını göremediği karekök eksi birin kendi ruhu olabileceğine kadar ki, bu sıralar yazar (Yevgeni Zamyatin, başkahramanı  D-503)ü kendisinin şu düşüncelerine yaklaştırır.

            “Sonrası, evrimin yataklı vagonunda devletsiz düzene varma rüyası gören iyi insanlar. Oysa bu iyi insanlar diyalektiği, toplumların değişmez süredurum kanununu unutuyorlar. Devlet ömrünü dolduracak, görevlerini tamamlayacak, ama elbette ölmeye razı olmayacaktır. Derken, yine yıldırımlar, boranlar, yangınlar... O ılımlı evrimi gümbür gümbür bir “d” (bu ‘d’ devlet mi yoksa devrim herhalde) ilelebet taçlandıracak kanun işte budur. Bu gürleyişin henüz çok uzakta olan, belki henüz kimsenin duymadığı soluğu, yine izleyen sayfalarda (yani BİZ’de, kitapta)...

            D-503, I-330’la tanışmadan önce de devrimci, böyle olduğu için İntegral’in yapımında başmühendislik ve sonrasında başka gezegenlerdeki ilkel toplumları “aklın esirgeyici boyunduruğuna sokmak” için çalışmakta. 1917 Marksist Leninist Komünist devrimi ile kurulan Bolşevik hükûmetini temsil eden Velinimet/İyiliksever’in Tek Devlet’i ile arasındaki açmazın önceleri farkında değil, rejimin otoriterliği ve baskıcı, eleştiriye kapalı uygulamaları, meselâ şeffaflığı abartılı da olsa cam odalar ile, çalışan işçilerin kimliksizleştirilmesini numaralar ile makineleştirerek ifade etmesi, aile kavramının ortadan kaldırılması ve doğumundan sonra çocukların bakımı ve yetiştirilmesini devletin üstlenmesini, O-90 ile sınırların dışı ile delmesi, Velinimet’in 48. seçimlerinde binlerce “ret” oyunun sayılmayışını, müthiş bir ironiyle  “tıpkı görkemli, destansı bir senfoniye konser salonunda rastlantı eseri bulunan hastaların öksürüklerine” benzeterek, devrimin sürekliliğini bu haliyle dahî milâdi 2500’lerde kurulduğunu varsaydığı otoriter Tek Devlet’i, onun kahramanı rolünde bir distopya örneği olarak anlatmıştır.

            Çok daha sonraları, 1972 yılında Necip Fazıl’ın kaleme aldığı En Kötü Patron isimli bir piyeste, Velinimet’in 48. oybirliğiyle  seçiminde binlerce ret oyunun sayılmayıp, “tıpkı görkemli, destansı bir senfoniye, konser salonunda rastlantı eseri bulunan hastaların öksürüklerine” benzetilmesini, Tarkistan seçimlerinde yüzde doksan beşe karşılık yüzde beş alınan  kim bilir belki de senfoni kültüründen uzak olmasından dolayı tahta oy sandığiyle  bakın nasıl anlatıyor: (Devlet ve parti başkanı akıldânesine soruyor)

            -Seçimleri kazanmak için Devletçi Parti hesabına ne yapmak lâzım?

           -Bu meseleyi çözümlemek, artık yalnız marangoza kalmıştır. Oy sandıklarını yapan marangoza.

            Tarkistan seçimlerine yönelik başka bir konuşma:

            -Seçimleri kim kazanacak dersiniz?

            -Oylar sandığa girerken yüzde doksanbeş Milletçi Parti, sandıktan çıkarken yüzde doksanbeş Devletçi Parti...

            -Nasıl olur?

            -Başka türlü devletçilik mi olur?[1]

            Tek Devlet’te bir “Ayin”in bana hatırlattıkları...

            “Küp Meydanı. Altmış altı tane görkemli, eş merkezli daire: Tribünler. Yine altmış altı sıra: Yüzlerin, gözlerin oluşturduğu sessiz meşaleler; göğün parıltısını-ya da belki de Tek Devlet’in parıltısını yansıtmaktadır. ... Derin, tavizsiz, gotik bir sessizlik...(Tek Devlet’e kurban sunulacak)

            İşte bir tikel de orada: Gün ışığiyle yıkanan Küp’ün basamaklarında durmakta... Beyaz...Yukarıda, Küp’ün üzerinde, Makine’nin yanında Velinimet dediğimiz varlığın silüeti metaldenmiş gibi hareketsiz duruyordu. ... ama ya elleri, böylesine bazen fotoğraf çekimlerinde rastlanır, fazla yakına, ön plana yerleştirilmiş eller öyle devasa çıkar ki, bakışları kendisine kilitler, her şeyi gölgesinde bırakır...

            Kadim adetler uyarınca on kadar kadın, Velinimet’in serpintiler nedeniyle hâlâ ıslak ünifini çiçeklerle donatıyordu. Derken O, en ululara özgü vakur adımlarla ağır ağır aşağıya indi, tribünlerin arasından geçti, ardı sıra da kadınların nâzik dallar gibi havaya kalkmış bembeyaz kolları ve bir milyon ağızdan esen tezahürat fırtınası...(Bu “kurban” sahnesini, Velinimet’in etrafındaki kadınların hatırlattığı, bilinen yerli ve milli siyonist Yahudi sever birinin “kedicikleri” nedeniyle anlattım. m. k.)


[1] Kısakürek, Necip Fazıl, En Kötü Patron, Büyük Doğu Yayınları, Bütün Eserleri 109, s. 26-29

 

 

Mehmet Kasap

Mehmet Kasap

DİĞER YAZILARI BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-16 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-14 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-13 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-12 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-11 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-10 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-9 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ”“İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-8 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-7 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-6 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-5 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-4 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-3 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-2 BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-1 DEPREM
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY3477
  • 2FENERBAHÇE3474
  • 3TRABZONSPOR3469
  • 4BEŞİKTAŞ3460
  • 5RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ3457
  • 6GÖZTEPE3455
  • 7SAMSUNSPOR3451
  • 8ÇAYKUR RİZESPOR3441
  • 9TÜMOSAN KONYASPOR3440
  • 10KOCAELİSPOR3437
  • 11CORENDON ALANYASPOR3437
  • 12GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ3437
  • 13KASIMPAŞA3435
  • 14NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ3434
  • 15İKAS EYÜPSPOR3433
  • 16HESAP3432
  • 17ZECORNER KAYSERİSPOR3430
  • 18MISIRLI3430
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA