Bu ülkede yaşayan her insanın milli ve manevi değerleri vardır, kimsenin değerleri bir başkasının değerlerinden daha kutsal ve daha önemli değildir.
Vatanseverlik, bağımsızlık simgeleri, Bayrak, İstiklal Marşı, milli bayramlar, ortak dil yani Türkçe ve tarih bilinci, bunlar Milli değerlerdir.
Dini inançlar, etik kurallar, büyüklere saygı ve toplumsal yardımlaşma, bunlar da yörelere göre değişiklik arz eden manevi değerlerdir.
Genel ahlak kurallarına aykırı olmamak kaydıyla, insanların düşüncelerine, inançlarına, ibadet şekillerine, adetlerine, gelenek ve göreneklerine, yaşam tarzlarına değer verip, anlayışla karşılamak; dikkatli, özenli ve ölçülü davranmayı gerektirmektedir.
Sizin gibi düşünmeyen ve sizin istediğiniz gibi bir yaşam biçimi seçmeyen birisine, seni tanıyamamışım, benim saygımı ve sevgimi hiç hak etmemişsin demek, öncelikle kendine sonra da hedefe koyduğun kişiye alenen saygısızlık içerir.
Saygı, karşındaki insanın varlığını olduğu gibi kabullenmek ve onun düşüncelerini, dinlenmeye değer insan olduğunu kendisine hissettirmektir. İnsanları dinlemek, farklı fikirleri anlamaya çalışmak, onu düşüncesinden dolayı yargılamamak, hakaret dili kullanmaktan uzak durmak, saygılı ve erdemli bir davranıştır.
İnsanlar kendilerine göre doğru olduğuna inandıkları yaşam tarzını bir başkasına dayatamaz, sizin gururla taşıdığınız fikirleriniz, inancınız, gelenekleriniz ve değerleriniz, başkalarını ilgilendirmez veya doğru olan böyle benim gibi yaşamaktır diyemezsiniz.
Onlar; yaşam tarzı, gelenek ve örfleri yüzünden kınanamaz veya yargılanmazlar.
Empati yapma yetisi gelişmeyen toplumlarda hoşgörülü olmak, nezaketli olmak ve saygın insan olabilmek, pek mümkün görünmüyor.
Hiç kimse kimsenin Vatan aşkını, Bayrak sevgisini, insan sevgisini ve diğer canlılara olan merhamet duygusunu, ölçme ve derecelendirme hadsizliğini yapmamalı.
İnsanlar kime veya kimlere nasıl davranacağının, nasıl değer vereceğinin muhasebesini yaparak karar verir, zira sevgi konusu pazarlık meselesi yapılamaz.
Ben seni böyle bilmiyordum, seni tanıyamamışım, sana olan saygım kalmadı gibi serzenişler, en masum ifadeyle hadsizlik olarak değerlendirilir.
Sanki üstün ırkmışsın gibi öyle tepeden bakmalar, emir kipi kullanmalar ve kibre kapılmalar, en sonunda sahibini çukurlara gömer.
Yazımın başlığında kullandığım “değerlere saygılı olmak”, değerler farklılık gösterdiğine göre, saygın insan olabilmenin gayesi, karşı taraf senin, sen karşı tarafın değerlerini göz ardı etmeden, benim gibi inan, benim gibi düşün, benim gibi yaşa, dediğiniz anda saygın olmanız mümkün değildir.
Egoist olan insanların bir çoğunda değerlere saygı duymadıkları görülmektedir, şöyle ki; şayet bir isteği veya bir ihtiyacı varsa sizinle iletişim kurmak için çaba sarf ederler ve yapıp, yapamayacağınızı düşünmeden taleplerini ardı arkasına sıralarlar.
Tamamen insani gelişim olarak tabir edilen, hasta ziyaretlerinde, cenazelerde, düğünlerde veya dayanışma içinde olunması gereken birçok faaliyetlerde görünmezler.
Demem o ki sevgili dostlar, değerlere saygılı olmayan insanlarla aynı ortamda olmamaya özen gösterin, zira onların saygı anlayışı oldukça kıttır.
