OLUMLU AYRIŞTIRMA

Osman Karakebeli

23-09-2024 10:46

Ayrıştırma denilince belki de genellikle dışlama gibi olumsuz bir düşünce oluşabilir insanlarda. Herhangi bir amaç, düşünce, siyasi görüş taraftarı, bir ideoloji taraftarı, herhangi bir mezhep, dil, din, ırk, millet ve kültür mensupları hakkında ön yargılı ve olumsuz düşünceler birçok türden topluluklar arasında söz konusu. Her bir mensubiyet içinde de erdemli, ahlak sahibi, iyiliksever, karakterli, bilge, inançlı olmak gibi özelliklere sahip iyi insanların ve örnek insanların da varlığı söz konusu. Farklı mensubiyetler ve topluluklar arasında birçok türden olumsuz olgular yaygınlaşırken o topluluk içindeki her türden olumlu özelliklere sahip insanların ayrı tutulması olumlu ayrıştırmanın toplumsal boyutu.

Geçmişten günümüze din, dil, ırk, mezhep mensubiyetleri ile birlikte ideolojik, siyasi ve felsefi gibi birçok düşünce ve amaç toplulukları var olmuştur. Bu sayılan mensubiyetler içindeki insanların da birbirlerine karşı birçok türden mücadele ya da rekabetler oluşurken farklılıklara dayalı ön yargılar, düşmanlıklar, olumsuz düşünceler de söz konusu olmuştur. Bir mensubiyet içerisinde genel olarak kabul gören ahlâkî ve vicdani değerlere aykırı durumlar yaygınlık gösterirken, toplumun kimyasında olumsuz değişiklikler yaygınlık gösterirken, dengelerin aşılıp düzensizlikler sonucunda huzur, refah ve düzen ortamında olumsuzluklar da oluşabilir. Ama bu olumsuz durumların yaygınlaştığı topluluklara karşı birçok türden olumlu yönleri olan insanları o topluluktan ayrı tutmak bir olumlu ayrıştırmadır. Hani bir söz vardır ya " Her milletin içinde iyiler de vardır kötüler de vardır" diye, işte bu genelleyici sözü sadece bir millet mensubiyeti ile değil diğer mensubiyet türleri içinde de düşünebiliriz. 

Aslında mesele mensubiyet meselesi değil insanlık, ahlak, bilinç, gelişim ve değer meselesi. Bilinç sahibi, duygu ve düşünce yönünden gelişmiş, erdem ve ahlak sahibi her insan ne kadar farklı mensubiyetlere dahil olsalarda anlaşma ve uzlaşma sağlayabileceğine inandığım gibi burada bir tecrübe de söz konusu. 

Bir kişi mensup ve bağlı olduğu toplum ya da toplulukdan dolayı suçlu olamazken mensubiyetinden dolayı da her türlü olumsuz düşünce, davranış, eylem ve etkiyi de hak etmez. Tepki ya da yaptırımı gerektiren durumlar da ahlâka, adalete, düzene, dengeye aykırı eylemler, bir kişi, toplum, yönetim, kutsallığa karşı zarar verici ve olumsuz etkileyici girişim ve eylemler diyebiliriz. Bu konunun da örnekleri çoğaltılabilinir.

Daha açıklayıcı olmak gerekirse toplum içinde şu millet şöyle, bu mezhep mensupları böyle, şu dinî benimseyenler böyle olur, siyasi ve ideolojik olarak da şu' cular şöyle olur, bu siyasi görüşe mensup olanlar böyle olur gibi sözler söylerken o topluluklar arasındaki bazı örnek olacak şahsiyetleri, ahlaklı ve karakterli insanları ayırmak, insanlığın hakkını veren insanları ayırmak olumlu ayrıştırma örneğidir. 

Bir de buna ülkemizde sık rastladığımız şu memleketin insanı şöyle olur, buranın insanı böyle olur meselesi de var. İnsanları ve toplumları artı ve eksileri ile doğrusu ve yanlışıyla değerlendirmek bir erdem olabileceği gibi bir adalet meselesi de olabilir. Gelişime, iyiliğe, faydaya odaklanmış birçok insan birçok memleketten, ülkeden, inançtan, mezhepten, siyasi görüşten, milletten çıkabilir. Burada " Kurunun yanında yaşın yanmaması" söz konusu olduğu gibi bir genelleme unsurunun dikkat edilmesi gereken bir husus olduğu ön plana çıkıyor. 

Son olarak eklemek istediğim konu ise mensup olunan din, dil, ırk, mezhep, kültür, her türlü kutsallık, düşünce ve amaçlarınn korunup yaşatma çabasının doğal ve olumlu olduğunu kabul ederim. Burada şiddetsiz bir rekabet de olabilir. Bunun dışında ahlak, erdem, hak, hukuk, adalet, insanlık da insanın, toplumun ve insanlığın iyilik ve faydası için olup bunların da korunup yaşatılmasının da olumlu olduğunu düşünenlerdenim. Burada varlığın özünün korunup yaşatılması ve geliştirilip hizmet edilmesi ayrı bir çerçeve iken saygı, anlayış, insanlık, adalet gibi unsurları da ayrı bir çerçeve içine alabiliriz.

DİĞER YAZILARI KİMDEN VE NEYDEN YANAYIZ 01-01-1970 03:00 DERDİMİZ NE BİZİM 01-01-1970 03:00 KlŞ ÇİÇEKLERİ 01-01-1970 03:00 NASİPSİZLİK 01-01-1970 03:00 ÖRÜMCEK AĞI 01-01-1970 03:00 UNUTMA 01-01-1970 03:00 DEVELİ'DE KÜLTÜR VE SANAT ADINA YENİ ADlMLAR 01-01-1970 03:00 BİR KÜLTÜR YURDU ZİLE 01-01-1970 03:00 HÜSRAN ŞERİDİ 01-01-1970 03:00 KENDİMİZDEN YOLA ÇIKALIM 01-01-1970 03:00 KRİTİK GELİŞMELER 01-01-1970 03:00 TEMEL YAPI 01-01-1970 03:00 YAPAY DÜNYA 01-01-1970 03:00 BAŞKA BİR DOST, BAŞKA BİR DÜNYA 01-01-1970 03:00 KAYBEDİŞ SENARYOSU 01-01-1970 03:00 İNSAN SERMAYESİ 01-01-1970 03:00 ARTI VE EKSİ ENERJİ 01-01-1970 03:00 NE VAR BU EYLÜL'LERDE 01-01-1970 03:00 ZAFER NASIL KAZANILIR? 01-01-1970 03:00 KENDİMİZİ BİLMEK 01-01-1970 03:00 BAĞLARIMIZ 01-01-1970 03:00 NEREYE GİDİYORUZ? 01-01-1970 03:00 NASİP KISMET KAVGASI 01-01-1970 03:00 SÖZDE VE ÖZDE OLMAK 01-01-1970 03:00 TOPLUMSAL HASTALIKLAR 01-01-1970 03:00 ZİNCİRLERİMİZ 01-01-1970 03:00 PRANGALILAR 01-01-1970 03:00 ETKİLEŞİM ZİNCİRİ 01-01-1970 03:00 İNSAN VE YOL 01-01-1970 03:00 YALNIZ KALABALIKLAR 01-01-1970 03:00 UYUMLU OLMA 01-01-1970 03:00 ÜÇ DEĞERLİ UNSUR 01-01-1970 03:00 DENGENİN VARLIĞI 01-01-1970 03:00 DİSİPLİN VE DENETİM 01-01-1970 03:00 TOPLUMUMUZDA KADIN 01-01-1970 03:00 TOPLUM VE YÖNETİMDE CİDDİYET İLE KURALLARA KOŞULSUZ BAĞLILIK  01-01-1970 03:00 SORUMLULUKLAR HİYERARŞİSİ... 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM, YENİLİK VE GELİŞİM İÇİN ÖNCE EĞİTİM VE BİLİNÇ 01-01-1970 03:00 TÜRK DEĞİŞİM VE YENİLİĞİ 01-01-1970 03:00 DEĞİŞEN DÜZENİN İNSANLARI 01-01-1970 03:00 SORUN DÜNYA DÜZENİ 01-01-1970 03:00 HANGİ DÜNYADA YAŞIYORUZ? 01-01-1970 03:00 NEYE VE KİME GÖRE YlLBAŞl 01-01-1970 03:00 KAN VE ATEŞ 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİMİN ESERİ YA DA DEĞİŞİMİN ESİRLERİ... 01-01-1970 03:00 ŞİMDİKİ ZAMANDA 01-01-1970 03:00 BİR GEREKLİLİK OLARAK DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ BİLİNÇ 01-01-1970 03:00 KURAL VE DÜZEN 01-01-1970 03:00 GELECEKTEN BEKLENTİLER 01-01-1970 03:00 İYİLİĞİMİZ İÇİN 01-01-1970 03:00 BEKLENEN GÜN VE BEKLENEN GELECEK 01-01-1970 03:00 YÜZ YlLl DEVİREN CUMHURİYET 01-01-1970 03:00 KAYBEDİLEN İNSANLIK İÇİN ÖMÜR BOYU YAS 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCE YOLCUSU... TANITIM ZAMANI 01-01-1970 03:00