Bu konu hakkındaki fikrim, biyolojik insan zekâsının yapay zekâya karşı kazanan taraf olacağı yönündedir.
Kendime göre vardığım bu sonucu sizlerle paylaştıktan sonra gelin, nedenlerine birlikte bir göz atalım.
Önce giderek artan ortalıkta dolaşan korku başlıklarıyla başlayalım:
· Yapay zekâ, yani AI (Artificial Intelligence), korkutan boyutlara geldi!
· Yapay zekâ dünyanın yeni efendisi olma yolunda!
· Yapay zekâ insanlığı ele geçirecek!
· Yapay zekâya karşı nasıl korunacağız?
· Yapay zekâlı robotlar her yeri istilaya hazırlanıyor!
· Yapay zekâ ile artan işsizlik korkunç bir sonuca doğru ilerleyecek!
· Yapay zekâ insan zekâsını geride bırakacak!
Şimdi de yapay zekânın bütün bunları nasıl başardığına bakalım.
Yapay zekâyı ortaya çıkaran kim?
Onu tasarlayan, programlayan, algoritmalarını geliştiren ve öğrenmesi için gerekli verileri üreten kim?
Biyolojik insan zekâsı.
Bilgisayarı, işlemciyi, interneti ve veri ağlarını geliştiren; bilimsel birikimi teknolojiye dönüştüren, makinelerin işlem gücünü artıran ve yapay zekânın öğrenme yöntemlerini geliştiren kim?
Biyolojik insan zekâsı.
Kısacası yapay zekâ, biyolojik zekânın bilgi birikimi, yaratıcılığı ve mühendislik becerisiyle ortaya çıktı.
Bugün ulaştığı seviyenin arkasında hâlâ insan aklı ve
emeği var.
Ne var ki insan, kendi yarattığı gücün sonuçları karşısında çelişkiler yaşamaya yabancı değil.
Hatırlayalım, insanlık bu çelişkiye ilk kez düşmüyor.
Örneğin insan, kendisini korumak için silah geliştirdi.
Ancak zaman içinde silah, yalnızca korunmanın aracı olmaktan çıktı;
güç gösterisinin, egemenlik kurmanın ve savaş kazanmanın da aracı hâline geldi.
Bir ihtiyacı karşılamak için üretilen teknoloji, farklı amaçlara hizmet etmeye başladı.
Yapay zekâ konusunda da benzer bir çelişki yaşanabilir.
İnsan hayatını kolaylaştırmak, hastalıkları teşhis etmek, bilimsel araştırmaları hızlandırmak ve tehlikeleri önceden belirlemek için geliştirilen sistemler; aynı zamanda insanları denetlemek, yönlendirmek ve savaş teknolojilerini güçlendirmek için kullanılabilir.
Oysa aynı teknoloji, insan hayatını korumak için de çok önemli imkânlar sunuyor.
Örneğin bir ev yangınında alevlerin arasına girerek mahsur kalan insanları kurtarabilecek robotlar, itfaiye ekiplerinin ulaşamadığı kişilere yardım edebilir.
Orman yangınlarında, deprem ve maden kazalarında göçük altında kalan insanları kurtarma çalışmalarında da benzer teknolojilerden yararlanılabilir.
Yeter ki insan, aklını ve geliştirdiği teknolojiyi olumlu yönde kullanmayı hedeflesin.
İşte iki zekâ arasındaki savaş burada başlıyor:
Aslında biyolojik zekânın yine biyolojik zekâyla vereceği savaşta.
İnsan, kendi yarattığı gücü hangi amaçla kullanacağını belirlerken aslında kendi geleceğini de belirliyor.
Bu nedenle, her durumda biyolojik insan zekâsının kazanacağını söylerken şunu asla göz ardı etmeyelim:
İnsan türü kendi yanlışlarını sanki hiç yaşanmamış, hiç kendi eseri değilmiş gibi üzerinden atmakta da çok zekidir…..