Çınar'dan doğa üzerine...

Çınar Can Özyürek

23-02-2025 21:53

Doğanın ve iyiliğin düşünürü Jean Jacques Rousseau’nun söylediği gibi: “Doğa bizi asla aldatmaz kendimizi aldatan biziz”.

Doğa meftunu olan Rousseau yüzyıllar önce tabiatın insan için öneminden bahsetmiş; mutlu olmak istiyorsak doğaya yakın olmamız gerektiğine vurgu yapmıştır. Rousseau’nun bu sözlerine mukabil, dünya yeni yüzyıl ile birlikte teknoloji alanında ciddi mesafeler katetmiştir; ancak ne kadarı toplumun huzuruna dönük veya doğa ile barış halinde olmamız için tasarlanmıştır bu tartışmaya açık bir konudur.

Örneğin teknoloji; eğer doğaya katkı verecekse faydalı olabilir, ancak, teknoloji doğanın dengesini bozacak şekilde kullanılması halinde bu gelişme olmaktan çok bizleri geriye götürecek bir durumun zeminini oluşturacaktır.

Son zamanlarda yaşanan teknolojik gelişmeler genel anlamda toplum yararından çok, ihtiraslarımız ile birbirimizi ezmek veya hayatı kolaylaştırmak adı altında bizim doğadan uzaklaşmamızı sağlamaya yönelik çalışmalardır. 
Doğaya uygun yaşamayan toplumlar yıkılmaya mahkumdur. 
Şimdi, toplum olarak değil de bireysel anlamda bu konuyu işleyelim. Biz kendimizle barışık, mutlu birer insan olmanın doğa ile hareket ederek gerçekleşeceğinin farkında mıyız?

Bana sorarsanız pek de farkında değiliz; çünkü yan yana olduğumuz, benliğimizi emanet ettiğimiz şey doğa değildir, peki ya nedir?

Ne yazık ki dünyanın karanlık yüzü, kimileri için bu karanlık çok renkli görülebilir, halbuki tamamen bir yanılsamadan ibaret olan, kendimizi hunharca gelişim olarak nitelendirdiğimiz bu yapının kollarına bıraktığımız alem, doğadan uzak, egolarımız, hırslarımız ile şekillenen ve benliğimizdeki insan temasından bizleri çok uzaklaştıran gerçek dışı bir organizma olan sanal dünyadır.

Bu karanlık çağın içine hapsolmuş toplumlar mutluluğu ekranlarda aramaktadırlar.

Bu karanlık dünya yolcuları, mutluluğun özde olduğunu özün ise teknolojik gelişmeler ışığı altında değil de doğanın saf ve temiz karakterinde saklı olduğunu maalesef fark edemeyeceklerdir.
Oysaki doğanın kendi içinde barış vardır, aşk vardır, yazmak vardır, müzik vardır, resim vardır … Şafakla uyanan gökyüzünün selamladığı o kudretli dağların himayesinde yaşamını sürdüren ovaların yalnızlıktan sıkılan düzlüklerini şenlendirmek için gelen kuşların senfonisi vardır. Bu durumun tam tersi olan hırsların olduğu yerde doğanın sesi yerine tank ve tüfeklerin seslerini duyarsınız. Güçlünün zayıfı ezdiği, masum yavruların öldürüldüğü savaşları görürsünüz.

Doğada ise, kara büyük bulutların arasından çıkıp bize umut dağıtmaya çalışan güneşin bulutlarla olan savaşını görürsünüz. 
Sonuç olarak egolarımızın ve bencilliklerimizin müsebbibi doğadan uzak olmamızdır diyebilirim; zannımca doğada var olan insan asla egolu olamaz, tabiat ananın kucağında asla sahtelik yoktur, gerçek bir hayat vardır, ilham vardır, güzel ve mutluluk içeren bir hayat vardır.
Yazar Çınar 

DİĞER YAZILARI GAYRİMENKUL PİYASASI 01-01-1970 03:00 Anadolu'nun Parlayan Yıldızı Kayseri 01-01-1970 03:00 İÇSEL BİR YOLCULUK 01-01-1970 03:00 ADlMLARlMlN HATlRLATTlĞl ŞEYLER 01-01-1970 03:00 BU DÜNYADAN BİR İMAM ŞAFİ GEÇTİ 01-01-1970 03:00 PENCEREDEN BAKlNCA 01-01-1970 03:00 Ölçülen Mutluluklar, Ölçülemeyen Hayat 01-01-1970 03:00 Aynı Yolun Değişen Yürüyüşü 01-01-1970 03:00 Gün Doğumunun Fısıldadığı hayat 01-01-1970 03:00 KARANLIĞIN İÇİNDE BİR GÜN 01-01-1970 03:00 HAYAT 01-01-1970 03:00 BİR MAHSUN BEKLEYİŞ 01-01-1970 03:00 Çınar'ın penceresinden: Van Gogh, Yıldızlı Gece... 01-01-1970 03:00 Eski dostların gölgesinde bugün... 01-01-1970 03:00 Zamanın Penceresi 01-01-1970 03:00 DOĞADAKİ HAZİNEM 01-01-1970 03:00 Gazze 01-01-1970 03:00 Sessiz Bekçi Erciyes... 01-01-1970 03:00 Zirveye Yolculuk-2 01-01-1970 03:00 Zirveye Yolculuk-1 01-01-1970 03:00 MEDENİYET 01-01-1970 03:00 Güneş bir Mucize... 01-01-1970 03:00 BÖCEK... 01-01-1970 03:00 Kısaca tarih ve Yahya Kemal Beyatlı adına… 01-01-1970 03:00 PARNASİZM... 01-01-1970 03:00 Gittiğim Yol... 01-01-1970 03:00 Çınar'ın Penceresinden Cenap Şahabettin 01-01-1970 03:00 Çınar Can Özyürek’in Romanlar ile tanışması. 01-01-1970 03:00 Çınar'ın gözünden Claude Monet... 01-01-1970 03:00 Yusef'in çırpınışı... 01-01-1970 03:00 ÖMER FARUK'UN LİFOS TlRMANlŞl-SON BÖLÜM 01-01-1970 03:00 MURAT'IN YALNIZLIK İLE TANlŞMASl... 01-01-1970 03:00 ÖMER FARUK'UN LİFOS TlRMANlŞl-3 01-01-1970 03:00 ÖMER FARUK'UN LİFOS TlRMANlŞl-2 01-01-1970 03:00 ÖMER FARUK'UN LİFOS TlRMANlŞl-1 01-01-1970 03:00 BİLİN BAKALIM KİM? 01-01-1970 03:00 BİR BARDAK ÇAY 01-01-1970 03:00 ÇINAR ‘IN GEMİSİ… 01-01-1970 03:00 Çınar’ın penceresinden Empresyonizm, Post Empresyonizm… 01-01-1970 03:00 Çınar’dan Ard – İzlenimcilik üzerine… 01-01-1970 03:00 Çınar’ la Van Gogh , Patates Yiyenler Tablosu Üzerine … 1 01-01-1970 03:00 ÇlNAR'DAN SANAT VE VAN GOGH ÜZERİNE... 01-01-1970 03:00 KAYSERİ DEREVENK VE HOŞGÖRÜ 01-01-1970 03:00 KAYSERİ VE KANİŞ KARUM... 01-01-1970 03:00 Bir Ortaseki masalı... 01-01-1970 03:00 KEMAL AMCA 01-01-1970 03:00 Çınar Can Özyürek ile eğitim adına… 01-01-1970 03:00 ZAMAN YOLCULUĞU…           01-01-1970 03:00 FELAKET … 01-01-1970 03:00 Sonbahar … 01-01-1970 03:00