Murat ‘ın yalnızlık ile tanışması…
Kamp doğa ve dağcılık kurucuları Hasan Bey ve Aynur hanımın öncülüklerinde düzenlenen harika bir etkinliğin başlamasına dakikalar kalmıştı. Bugünkü rota kendisini çevreleyen dağların sessiz bakışları arasında yapayalnız kalmış, bayram sabahı evlatlarını bekleyen Analar gibi ziyaretçileri ile şenlenecek Öte Dere Vadisi’ydi. Araçlar yürüyüşün başlayacağı son düzlükte toplandılar. Murat’ın yüreğinde garip bir esinti vardı doğanın derinliklerine doğru inmeye çalışırken, çevresini sarmış kayaların refakatinde kendini arıyordu. Ekip öylesine mutluydu ki rüzgârın sesi bile gülüşlerin yerini alamıyordu. Doğanın tadını çıkarmaya gelmiş onlarca insan, mutluluğun yalnızca düzlüklerden ibaret olmadığını aynı zamanda zorluklar ile kıymetlendiğinin farkındalardı. Öte Dere Vadisi, her zorluğun sonunda bir ödül olacağının şarkısını mırıldayan kuşlarla doluydu. Ağaçların gölgesinde oturmak bile insanın içinde var olan olumsuzlukları yok etmeye yeterdi. Ekip doğa içindeki sonsuz huzuru fotoğraflayarak ölümsüzleştirmeye çalışıyordu. Vadi gerçekten çok güzel manzaralara ev sahipliği yapmaktaydı. Murat doğanın eşsiz kokusunu içine çekerken yalnız kalarak tabiat ananın daha fazla tadını çıkarabileceğini düşünüyordu. Bu kadar güzellik ancak yalnızlık ile değerlendirilebilirdi. Ekip arkadaşlarını izliyor onların sevinçlerine bakışları ile ortak oluyor ama kendi hayatının içinde bir yerlerde hayalleri ile geziniyordu. Doğanın muhteşemliği, insanların gülüşleri eşliğinde daha güzeldi. Murat bu atmosferden ilham alıyor, yeni şeyler öğreniyor, yalnızlığın en saf, en özel anlarını yaşıyordu.
Dolambaçlı yollar arasında, çocuklar gibi şen vaziyette ilerleyen ekip zamanın nasıl geçtiğini fark edemeden kahvaltı yapacakları alana ulaşmıştı. Kuşlar cıvıltılarıyla, düzlükler yeşilin en canlı renkleriyle, ağaçlar ise gölgesine gizlenmiş huzurla kahvaltıya eşlik etmek istiyorlardı. Kamp Doğa Dağcılık gurubu kahvaltıyı bu güzel arkadaşlar ile yapmaktan mutluluk duyacaktı. Herkes çantasından çıkardığı kahvaltılıklarını doğa ile paylaşmaya başladı. Kahvaltı anında arkadaşlar ile yapılan sohbetinde tadı bir başkaydı. Doğada yapılan her şey doğanın süzgecinden geçtiği için daha anlamlı ve güzeldi. Murat kendinden biraz ötede oturan ekip lideri Hasan Bey’e seslenerek “bu yolun sonunda bizi ne bekliyor başkanım? “Diye sordu, Hasan Bey keskin bakışlarıyla Murat’a döndü ve gülümseyerek “sabret sonunda güzel şeyler var” dedi Murat iyice meraklanmaya başladı, yürüyüşün sonunda gizemli bir şeylerin kendisini beklediğini düşünüyor, heyecanlanıyordu.
Ekip kahvaltının ardından doğanın mis gibi havasını arkasına alarak tekrar yürüyüşe başladı. Tabiat ananın elleri ile dantel gibi ördüğü kayaların birer merdiven halinde Murat’ın ayaklarına serilmesi tırmanışı kolaylaştırıyordu. Murat kendi hikayesinin yazıldığı bir anı yaşadığının farkında değildi. İnsanların kendini tanıma anları doğada başlıyor, yalnızlıkla pekişiyordu. Yürüyüşün sonlarına doğru doğanın sakinliğinin yerini akıp giden dünyaya inat dimdik duran kayaları bile delip akmaya çalışan şelalenin gürültüsü alıyordu. Sesinde huzur vardı şelalenin, tıpkı sessizlik gibiydi o da yalnızdı. Bir köşeye çekilen Murat gözlerini kapayarak, ekip arkadaşlarının yürekten gelen gülüşlerini ve eşsiz şelalenin sesini dinliyordu. O kadar huzurluydu ki Hasan başkanın da dediği gibi yürüyüşün sonunda gerçekten güzel şeyler vardı. Şelale kimseye aldırmadan inandığı yolda suyunu göletin kucağına bırakırken, Muratta kendini tanıma yolculuğunda doğaya göç ediyor kendini doğaya bırakıyordu.
Murat o gün mutluluğun doğada saklı olduğunu ve en iyi dostun yalnızlık olduğunu fark etti.
Yazar Çınar
Ömer Faruk Kotay
YOL MESELESİ
Mustafa Cengiz
BU MAÇI DA ALIRIZ… ZİRVEYE MİTİL ATARIZ
Mustafa Mete ÖZPINAR
İSLAM DÜŞMANLIĞI BİTMİYOR
AHMET KARAASLAN
EMEK VE GÖZYAŞI
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
DAHA FAZLA HALKA AÇIK ŞİRKET, GÜÇLÜ SERMAYE VE KÜRESEL LİG-2
KADİR DAYIOĞLU
26 AĞUSTOS
Ali Rıza Navruz
KAPILAR
Mustafa Göçer
BİRİNCİ GÜNDEM ORMAN, SU, TOPRAK VE ÇEŞİTLİLİK OLMALI
Mehmet Arpa
HAYATIN İKİNCİ PERDESİ: 40 YAŞIN GETİRDİĞİ BİLGELİK VE ZORUNLULUKLAR
Ali İhsan Öztürk
KİMSE KİMSEYİ KANDlRMASlN!