Güneş bir Mucize…
By yazar Çınar
Doğanın sesiyle uyandığım bir zamandayım…
Gecenin esrarlı yalnızlığına karışmış duygularımın esiri olmuşçasına, bedenimi dört bir yandan saran yalnızlıkların ve heyecanların ortasında, zifiri bir ayrılığın saatini yakalıyorum. Kimsesiz kalmış hislerim, umutlarımla buluşmayı bekliyor.
Yıldızlar, umut köprülerine dönüşmüş. Parçalanmış beklentilerimin tamircisi gibi, huzur ışıklarını ince ince kalbimin derinliklerine serpiştirmeye devam ediyorlar. O sırada bedenimin içinde uyanan hücrelerim, bana fısıldıyor:
“Hazır ol… Güneş geliyor.”
Karanlığın hemen ardında beni bekleyen bir dostun varlığını biliyorum. Bu dost, tüm bedenimi ısıtmak için yanı başımda bana selam vermek üzere. Güneşin, bütün gece karanlıklar arkasından beni sessizce izlediğini ve benimle buluşmak için sabırsızlandığını hissediyorum. Onun yalnızlığı benim karanlığımken, buluşmamız bir mucizeye dönüşüyor.
Dedim ya; mucize… Bu sıradan bir uyku değil. Bu, doğanın tüm nimetlerinin ruhuma ve bedenime aktığı bir an. Hayallerimin derinliklerinde saklı cennette, yalnızca Güneş ile baş başayım. Doğa bana bir ses fısıldıyor:
“Uyan.”
Bu fısıltı, yeni bir varoluş hikâyesini anlatıyor. Yüce Yaratan, Güneş’in gelişiyle umudun varlığını hatırlatıyor. Işığın en güzel renkleri, gizemli bir sessizlikle birleşiyor; ardından yayılan muhteşem kokularla huzur göklere yükseliyor. Kalbimde tarifsiz bir mutluluk…
Onun adı Güneşse, benim adım mucize oluyor.
Artık karanlığın aydınlığa açılan kapısında bekleyen umutlar, daha sıcak ve daha yakın karşılıyor ruhlarımızı. Oysa bu nimetlerin farkına varmadan yaşamak, belki de bizi kıymetsiz kılıyor.
Canlanan Güneş ile birlikte umutlarımız da canlanıyor. İnsanın içi, çocukların yemyeşil çimlerde gülerek özgürce oynaması gibi, ışığın verdiği özgürlükle doluyor.
Ama bir düşünelim… Güneş’in doğuşunu bir daha görememenin ihtimalini hiç hatırlayan var mı? Zaman, beynimizde planlarla ve hesaplarla ilerlerken; bu yolculuğun ne zaman son bulacağını kimse bilmiyor. Biz ise kendi keşmekeş koşuşturmamızda yorgun düşüyoruz.
Oysa bildiğimiz tek şey var: Bir yolun varlığı. Fakat yolun nerede bittiğini kimse bilmiyor. Daha çok şeye sahip olma arzusu, Güneş’in bize sunduğu eşsiz nimetleri görmezden gelmemize sebep oluyor. Oysa farkına vardığımızda, ışığın ve umudun gerçek sahibi olduğumuzu anlıyoruz.
İşte tam da bu yüzden, bugün Güneş’e daha çok sarılmanın vakti dostlar. Bir şeylerin farkına varmanın tam zamanı. Ruhumuzu ve zihnimizi onun ışığıyla dinlendirmenin sırası şimdi.
Mucizeyi aramaya gerek yok…
Güneş zaten mucizenin ta kendisi.
By yazar Çınar
Mustafa Cengiz
BU MAÇI DA ALIRIZ… ZİRVEYE MİTİL ATARIZ
Mustafa Mete ÖZPINAR
İSLAM DÜŞMANLIĞI BİTMİYOR
AHMET KARAASLAN
EMEK VE GÖZYAŞI
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
DAHA FAZLA HALKA AÇIK ŞİRKET, GÜÇLÜ SERMAYE VE KÜRESEL LİG-2
KADİR DAYIOĞLU
26 AĞUSTOS
Ali Rıza Navruz
KAPILAR
Mustafa Göçer
BİRİNCİ GÜNDEM ORMAN, SU, TOPRAK VE ÇEŞİTLİLİK OLMALI
Mehmet Arpa
HAYATIN İKİNCİ PERDESİ: 40 YAŞIN GETİRDİĞİ BİLGELİK VE ZORUNLULUKLAR
Ali İhsan Öztürk
KİMSE KİMSEYİ KANDlRMASlN!
Nilgun Batıyeli
KENDİNE KARŞI SORUMLUSUN