DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Süleyman Kocabaş
Süleyman Kocabaş
Giriş Tarihi : 26-02-2026 16:06

KÜRTLERE NAZİRE  BİR TARİH DERSİ VE ANALİZİ

KÜRTLERE NAZİRE  BİR TARİH DERSİ VE ANALİZİ

TARİHTE ERMENİLER “BAĞIMSIZ BİRLEŞİK  BÜYÜK ERMENİSTAN” I

HANGİ SEBEPLERDEN KURAMAZLARDI VE KURUMADILAR?

Süleyman KOCABAŞ

Tarihten Günümüze  “ERMENİ SORUNU” ve “KÜRT SORUNU” nun

Benzerlikleri

     Aziz dostlar, hani halkımız arasında bir deyim vardır ya; “Hık demiş burnundan düşmüş”. Bu deyimin anlamı: “Birbirine tıpa tıp benzeyen olaylar, olup bitenleri tanımlamak” demektir.  Bunu konumuz tarih ilmi bakımından, tarihte olup  biten bir olayla, günümüzde  başlayan  ve süreci devam eden bir olayı birbiriyle ilişkilendirilip  tıpa tıp aynı olduklarını tanımlamak için bu deyimi ara konu başlığımız Ermeni ve Kürt Sorunları iki olayı için de “ikisi birbirinin  burnundan  hık diye düşmüş iki olay” olarak da tanımlayabiliriz. Bunlar  nasıl olmuşlar, başlangıçları ne zaman ortaya çıkmış ve süreçleri  nasıl yaşanmıştır, yazımızın birinci bölümünden olarak ana konu başlığımız çerçevesinde  anlatacağız.

“Bağımsız Birleşik Büyük  Ermenistan” ın Kurulamaması  Sebepleri

“ERMENİ SORUNU” nun  Tarifi

       Tarihte, adı hep  “Ermeni Meselesi” adıyla geçen, günümüzün diliyle “Ermeni Sorunu” olarak  tanımlanan ve tarifi “Osmanlı Devleti’nin Hıristiyan tabası denilen etnik azınlık unsur, genelde yoğun olarak Doğu Anadolu’da yaşayan, Orta ve Batı Anadolu’ da da  nüfusları bulunan  Ermenilerin,

          1-1789 Fransız İhtilalinin Nasyonalizm Reaksiyonundan fikri, felsefi olarak etkilenmeleri  yanında,

          2- Asıl olan, 19. asır  Balkan Hıristiyan Milletleri Milliyetçiliğinden etkilenerek Doğu Anadolu’da Bağımsız  Ermenistan Devleti kurmaktır” olarak kendisini gösterir.

Doğuşunda “Kırılma Noktası” veya “Baz Başı” “BALKARLARIN SEVR” İ 13  Temmuz 1878 BERLİN ANTLAŞMASI

         “Ermeni Meselesi” nin  doğuşunda  bu “kırıma noktası”na nasıl gelinmişti?

        Bizans’ın, Selçuklu Devleti zamanında, Doğu Anadolu’da yaşayan Ermeniler, Bizans yönetiminin ekonomik sömürüsü yanında  ve dini baskılarından olarak  da  Hıristiyanlığın Gregorian  mezhebinden olan Ermenileri Yunanlıların mezhebinden Ortodoks yapmak için çalışmaları vardı. Ermeniler, bu sebepten Selçuklu Türklerini 1071’den itibaren kendileri için “KURTARICI MİLLET VE DEVLET” olarak karşılamışlardı. Bunu sebep, Selçukluların ekonomik sömürüleri önlemeleri ve farklı din ve mezheplere hoşgörülü olarak bakmalarından ileri geliyordu.

         Bu sefer de Selçuklu Devleti yerine kurulan Osmanlı Devletinin 1353’de Rumeli’ye (Balkanlar) geçip burada fetihlere başladığı sırada, Balkan Hıristiyan Ortodoks milletleri Rumlar (Yunanlılar) Bulgarlar, Sırplar, Makedonlar, Romenler vb  hem Bizans idaresinin ekonomik sömürüsü ve zulmü ve hem de Balkanlarda Bizans’tan  daha geniş bir alanı hakimiyetinde bulunduran  Katolik Venedik Cumhuriyeti’nin de ekonomik  sömürüsü  ve Ortodoksları Katolik yapmak bakısı sebebiyle, bundan kurtulmak isteyen adı geçen Hıristiyan Milletler, huzurlu Osmanlı  yönetimini  kendi ülkelerine davet ederek, onun yönetiminde, yaklaşık 400 yıl süre ile 1800’lü yılların başlarına kadar  ona etnik  sebepler ve bağımsızlıklar bazında  olmayaraktan  isyan etmeden huzur ve refah içinde yaşamışlardı. (Bu konuda  belgelere dayalı  daha geniş bilgi için benim şu kitabıma  bakınız: “Tarihte  Âdil Türk İdaresi”)

       1800 – 1918 zaman diliminde  isyanlara damgasını vuran   ana sebep, Balkanlar Hıristiyan unsurlarının Osmanlıdan gördükleri zulüm ve baskı yönetimi değil, Avrupa’da 1789 Fransız İhtilalinin Nasyonalizm fikirlerinin pompalanması yanında, “anavatanlarımızda atalarımızın  kurdukları krallık  veya imparatorlukları yeniden  kurmak istiyoruz” ikinci bu ana sebebi  yanında. Emperyalist Kapitalist  Ekonomik Düzen Sömürgeni Büyük Devletlerinin (İngiltere, Fransa, Rusya, Almanya, Avusturya, İtalya vb)  sömürgecilik ve yayılmacılık emellerini gerçekleştirmek için Osmanlı Hıristiyan milletlerini isyana tahriklerinin  bu üçüncü sebebinin sonuçları   olarak 13 Temmuz 1876’da Berlin Antlaşmasıyla Osmanlının Balkanlardan büyük ölçüde atılmasına  yol açılmış,  bu atılışı tümleyen de  30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması olmuştu. Bu haller sonucu,  bu iki antlaşmaya “BALKANLARIN SEVR ANTLAŞMALARI” tanımlamaları yapılmıştır.

        Berlin Antlaşmasıyla, Osmanlı tarihinde ilk defa, 1830’da Yunanistan’ın erkenden bağımsız olup, bunun ardından  Bulgaristan (ilkin özerlik yönetimi ile), Romanya, Sırbistan, Karadağ’a  bağımsızlık verilmesi  ve ayrıca Osmanlı’nın Bosna-Hersek Eyaleti’nin de  Avusturya – Macaristan’a bağlanması sonucu, bunlar, kendileri  de Hıristiyan   olmaları sebebiyle Osmanlı Anadolu Türkiye’sinde  “vatan bölücülüğü” konusunda  Ermenileri de etkisine almaştır ki,

       1-Ermeniler, nüfusları  içinde oldukça  sınırlı sayıda  da olsa, Berlin Antlaşmasıyla, bağlı bulundukları Osmanlı Devletinin  artık yaşayamayacağını ve  bu sebepten  “kendilerinin  başlarının çaresine bakmak” tan olmak yanında,

       2- Balkan Milliyetçiliğinin  etkisinde  kalarak  da, Balkan Hıristiyan  milletleri  tümüyle Osmanlıdan ayrıldıktan  sonra, kendileri  ve “Avrupa nezdinde” de denilerek, Asya Hıristiyanları olarak “kurtuluş, bağımsızlık  sırasının kendirline  geldiği” zehabına (olmayacak hayaline kapılma) kendilerinin  de “bağımsız devletleri  Ermenistan” ı kurmaya sevk etmiş, tetiklemiştir.

13 Temmuz 1878  Berlin Antlaşmasıyla  Ermeni Meselesinin Doğuşu ve Siyasallaşması

       Osmanlı Devleti, 1877-78 Türk – Rus Harbinde çok ağır bir yenilgiye uğramış, Rus ordusu, Balkanlar üzerinden İstanbul’un varoşu (kenar mahallesi) denilen Ayastefanos’a (bugünkü Yeşil Köy) kadar gelmiş, İngiliz Donanmasının  Marmara’ya  girişinden çekinerek İstanbul’u  da ele geçirememiş, karargahını adı geçen varoşa kurmuştu.

     Osmanlı Devleti ile Rusya arasında sulh antlaşması imzalanacaktı. Rus heyetine, Panslavist  ve azılı Türk düşmanı Rusya’nın İstanbul Büyükelçisi General İgnatiyef başkanlık ediyordu.  Tam bu sırada, Osmanlı Ermenileri Patriği Nerses, hiçbir resmi sıfatı ve  görevi bulunmadığı halde, bir heyetle  Rusya delegasyonunu ziyaret ederek onlardan  Rusya’nın himayesinde bir “Ermenistan Devleti” nin kurulmasını istedi.

      İstedi ama, o yıllarda böyle bir devletin kurulmasının ciddi  sebepleri ve uygun şartları  yoktu.  Bu durum karşısında, azılı Türk  düşmanı ve  Ermeniler sevdalısı İğnatiyet “orta yol” bir tedbir buldu: Doğu Anadolu’da Ermeniler lehine ıslahatlar yapılması. Bu, 5 Mart 1878’de imzalanan AYASTEFANOS ANTLAŞMASI’na 16. Madde olarak şöyle girdi: “Ermenistan’da  Rusya Askerlerinin işgalinde bulunup Osmanlı Devletine  geri verilmesi lazım gelen yerlerin  boşaltılması, oralarda iki devletin iyi münasebetlerine, zararlı karışıklıklara  sebebiyet verebileceğinden  Osmanlı Devleti, Ermenilerin yerleşik  olduğu vilayetlerde  mahalli menfaatin gerektirdiği   ıslahat ve düzenlemeleri yapmayı, Ermenilerin Kürtlere ve Çerkezlere  karşı emniyetini   korumayı taahhüt eder.”

       Ayastefanos  Antlaşmasına Büyük Devletler, kendi emellerine  aykırı maddeler bulunduğunu  ileri sürüp buna cephe alınca, tadilatı için Temmuz  1878’de Alman Başbakanı  Bismark’ın başkanlığında Berlin Kongresi toplandı. Yapılacak Berlin Antlaşmasına,  “Ermeni Islahatı” maddesi yeniden aynen  61. Madde olarak girdi. Hem de “ağırlaştırılmış” haliyle,  “Anlaşmaya taraf devletler alınacak tedbirlerin  yerine getirilmesini    kontrol edecekler” denilerek, onlara Osmanlının içişlerine müdahale hakkı da verilmiş olunuyordu.

      Bütün taraf devletlere kabul ettirilen 61. Madde önemi itibariyle,  bu sefer de Ermenilere istinaden “Ermeni Meselesi Vatan Bölücülüğü” ne yol açmak ve üstelik de ona bir “adres” vermek suretiyle  bu meselenin Osmanlı iç-dış politikası ve uluslararası boyutlarda “siyasallaşması” na yol açtı.  

Berlin Antlaşması 61. Maddesinin  Ermeni  Terör Örgütleri Elinde Bir Silah Oluşunun İtirafları

              Ermeni ayrılıkçı hareketi önderleri, ellerine verilen 61. Madde’ye, önce “ıslahat” tı , sonra “özerlik” ti  ve üçüncü  ve son olarak da, bunlar “bağımsızlık” a yol açacağı için “mal bulmuş Mağribi” gibi seviniyorlardı. Bu cümleden olarak, hemen antlaşmanın ertesi 1879’da, Berlin Kongresi’ne hiçbir resmi ve protokol sıfatları olmayarak eski Ermeni Patriği  Hırımyan’la birlikte katılan Nurias Ceras,  Berlin Antlaşmasının kendileri için önemini Ermenilere anlatan broşüründe  şunlardan bahsediyordu: “61. Madde, ileride kuracağımız  ulusal binanın (Ermeni Devleti) temelini attı. Gerçi Avrupa bize özerklik vermedi, ama bize öyle bir madde bağışladı ki, bu bizi,  erişmek için yanıp tutuştuğumuz  amacımıza (Bağımsız Ermenistan) amacımıza ulaştıracaktır. Bu ıslahatlar bir gün idare özerkliğe dönüşecektir.  Cesaretimizi yitirmeyelim.  Bize bahşedilen nimetlerden en büyük yararı sağlamaya  çalışalım.  Avrupa  elimize silah verdi. Paslanmadan bu silahı kullanalım… Berlin Kongresi’yle bir altın madeni elde ettik. Bu maden ocağını çalıştırmak ve altını çıkarmak bize düşer…. ” (Bilal Şimşir, İngiliz Belgelerinde Osmanlı Ermenileri, Milliyet, 6 Nisan 1983, s.5).

“Birleşik Büyük Bağımsız Ermenistan” ın Kurulamayacağının  Sebepleri

      Bundan   maddeler halinde başlıklar ve kısa açıklamalarla bahsedilecek olunursa  şu sebeplerin varlığını görürüz:  (Bir not: Aşağıda özet olarak vereceğim  izahların bütün tarih belgeleri “Ermeni Meselesi Nedir Ne Değildir?” isimli kitabımda mevcuttur. Bunları, belgeli ve  detayları öğrenmek isteyenler bu kitabıma  başvurabilirler)

          1- 61. Maddenin Karşılığı ve Alt Yapanın Olmayışı: Bu maddenin  esasını  “ıslahat yapmak” ve “Ermenileri  Kürtler ve Çerkezlerin   saldırılarından korumak” teşkil ediyordu. Islahatın karşılığı yoktu. Olması için  hayat şartlarının çok kötü olması gerekiyordu. Halbuki Doğu Anadolu’nun  en huzurlu halkı Ermenilerdi. Bunun böyle  olduğunu birçok gezer gözlemciler dile getirmişlerdir.

        Sonra, durup dururken Müslümanlar Ermenilere niçin saldırsın dı? Zaten yüzyıllarca bir arada kardeşler  gibi yaşıyorlar,   bu sebepten  de  Ermenilere “Millet-i Sadıka” (En güvenilir millet) deniliyordu.

           Günümüzün Kürtleri  için ulusal ve uluslararası  “siyasallaşma” ve   “adres vermek” e yönelik  61. Madde benzeri bir yapılanma yoktur. Buna nazire,  PPK ve türeleri benzeri  örgütlerin “siyasi istekleri” baz alınacak olunursa, bunların da hiçbir  karşılığı ve meşruiyeti yoktur. Zaten bunun  böyle olduğunu da “terörü bitirme süreci ” denilen bu yapılanmada  Apo bunları itiraflar kabilden dili getirmiştir.  “Çözüm” için “Demokrasi”  isteğiyse bu zaten Türkiye’de  vardır. Hiçbir yerde, sen şu mu, bu musun  diye ayrım yapılmaz ve yapılmıyor.  

             2-Demografik Yapının Karşılığı ve Alt Yapısının Bulunmayışı: Ermeniler, Doğu Anadolu’da  “azınlık” olup Müslüman  nüfuslar Kürtler, Türkler, Çerkezlere vb  oranı % 20 idi. Böylece de bunun da karşılığı yoktu.   Bu  azınlık için ıslahat, özerklik ve en sonunda da bağımsızlık istemek “adaletsizlik”,  “eşitliksiz” olurdu. Bu sebeplerden,  o zamanların  “Taçlı Demokrasi ”  denilen yürürlükteki   Meşrutiyet  (23 Adalık 1876’da  bu  ilan edilmişti) kendisine aykırı olduğu için bunlara izin veremezdi.

       Gürümüzün Kürtleri  için de böyledir. İçimizde  % 20 – 25’lik  oranı ve üstelik de bunların yarıdan fazlası Batı Anadolu’da yaşadığı halde,  ayrı bir devlet kurmaları mümkün   değildir.

        Sonra, Ermeni nüfusu sadece Doğu Anadolu’dan ibaret değildi. Ta bütün bölgeler ve denizlere kadar her yerde yoğun bir Ermeni  nüfusu yaşıyordu. % 20 azınlık için Doğu’da Ermenistan kurulursa bunların hali  nice olurdu? Hiç düşünen yoktu. Günümüzde Kürtler için de böyledir.

             3-Coğrafyasının Karışığının Olmayışı: Bu da yoktur. Çünkü, “milli bağımsız bir devlet” kurmak ” için,  belli sınırlarda  derli –toplu bir  “Anavatan ve kavramı” olması gerekir. “Ermenistan” denilen vatan – coğrafya nerede başlar, nerede biter belli değildir.

              Tarihte ve  hatta PKK benzeri Ermeni ASALA terör örgütü mensubu  bir çok Ermeni teröristin “hayali ve absürt”  olarak dile getirmeye yeltendiği   ta Kars’tan Sivas, Diyarbakır,   Adana (Burada adına “Kilikya Ermeni Kıralığı” de denilin  bir krallık  kurmak hayali))  ve “denizsiz olunmaz, denize çıkış” diyerek İskenderun Körfezine kadar çoğunluk  nüfus Müslümanları  çiğneyip ezerek   bir “Birleşik Büyük Bağımsız Ermenistan” kurulamazdı.

           Kürtler için de durum aynı ve  Ermenilere  nazaran karşılığı daha çok olmayan bir  yapılanmadır. Hatta buna günümüzden canlı bir örnek, “TBMM’de PPK ‘nın siyasi uzantısı”  denilen  DEM  partisinin bir milletvekilinin  Meclis kürsüsüne  çıkıp, açık açık  “Doğu bizim, Batı hepimizin” demesi “  külliyen yanlış ve  “akıl tutulması” nın bir  ürünüdür.

             4-Dil ve tarih açısından: “Her toplum için ayrı  dil demek”, “milli dil” demek ve bu da bir milletin  milli varlığına sebep olduğu için  “millet” yapılanmasıyla  onun   varlığına sebep olmak demektir.   Bu haliyle var olan  “Ermenice” ile Ermeniler de  zaten tabii olarak bir millettir.

     Yer yüzünde yaklaşık  olarak irili-ufaklı 6 bin çeşit “milli dil” ve bunu bağlı olarak da irili-ufaklı  6 bin çeşit millet var demektir. Ama,  bu kadar “anavatan” ve “milli devlet” yoktur. Günümüz itibariyle  208 devlet vardır.  Bunlar  genelde, “millet  olmakta üstün ırk  asabiyetine sahip  olmaktan” denilerek,  “tam ve mütekamil-normal millet haline gelmek” süreçlerini tamamladıklarından, 6 bin çeşit milletin içinde “büyük millet” olmaktan     “üst yapı” kimlikleriyle, bir de elle tutulur gözle görülür “anavatanları” bulunduğundan devletleşme , devlet kurma  şartları da oluştuğu  için “milli devletleri” ni  kurabilmişlerdir.

      Bu süreci tamamlayamamış küçük veya ufak kalan küçük milli dil- millet olanlar ise, tabii olarak bunla yani “Büyüklerin”  vassalı veya bağımlısı  halinde  yaşmak zorunda kalmışlar, “üst kimlikli” devlet yapılanması altında  bu “alt kimlikli” halleriyle, bütün millet  olma hakları korunduğu için bundan rahatsız olmamışlar, hem de “azınlık” olarak kendilerini yok edip tarihten silebilecek  “üst kimlik” hakim unsurlara karşı “bağımsızlık mücadeleleri” vermemeyi    kendileri  için en akıllı  yol olarak seçmişlerdir.

    Tarihten bu güne,  zaten irili- ufaklı   6 bin çeşit milletin  6 bin çeşit değil de 208 çeşit devlet kurabilmelerini, kendi içlerinde iç ve dış    ana dinamikleri  bunlar olmuştur.

      Ermeniler de, 6 bin çeşitten “küçük” lük sınıflamasından (belki  biraz da ez  büyüklüğü)  olduklarından  da “Büyük  Ermenistan” ı kurabilecek halleri yoktu ve yoktur da. Zaten  dil  yanında,   “tarih hafızaları, şuurlar ve milli tarih arşivleri” nin de  yeterli olmaması sebebiyle de daima, kendilerinden  büyük ve “üst kimlikli” Bizans, Arap, Fars ve Türk İmparatorluklarının “tam ortası coğrafyası “denilebilecek dar bir alanda( genelde Ağrı dağı ve çevresi)     “vassalı -  tabisi” olarak yaşamışlardır.  Bir  ara Ağrı dağı merkez olmak üzere “Ermeni Kırallığı” olarak  küçük kırallıklarını kursalar da, bu da hiç bir zaman “tam bağımsız” olamamış, adı geçen “büyükler” e tabi olarak  yaşamışlar,  Selçuklu  ve Osmanlı Türk İmparatorluğu  dönemlerine geldiklerinde,  bunlarla tam bir “kader birliği” ve “entegrasyon” yapılanmasından olarak krallık yönetimlerine   son vermişler ve hele Osmanlı  döneminde onlara tam anlamıyla entegrasyona  girerek  “Millet-i Sadıka” özel sıfatını almışlardır.  

      Ermelerin  Müslüman Türklere “tebaa”  veya “entegre” oluşları  o  derece ileri gitmişti ki,   bu uğurda  kendi milli dillerini  bile “ihmal” ederek Türkçe konuşup yazmaya başlamışlar, sosyal, örf ve adetler yapılanmalarıyla da  Türklerle  büyük benzerlik  ve  kaynaşmadan olarak;   üzerlerinde  hiçbir Türk baskısı ve asimilasyon operasyonları olmadığı halde,  kediliklerinden   kaynaklanan “iyice Türkleşebilme” sebebiyle de, özellikle Avrupa’da “Ermeni ” dendi mi yanına  bir de “Türk”  eklenerek, “Türk Ermeni” veya “Ermeni Türk” denilmeye başlanmıştı. Bu deyim, 19. Yüzyıla kadar devamlı kullanılmış, 1876 Berlin Antlaşmasından  sonra, “suni” diyebileceğimiz Ermeni ayrılıkçı   vatan bölücülüğü başlayınca, bu ters yüz olmuş, “Ermeni, Ermeniler” denilmeye başlanmıştır. 27 Şubat 2026

        Bu konuda yazmaya devam edeceğiz.               

                                         

Süleyman Kocabaş

Süleyman Kocabaş

DİĞER YAZILARI TERÖRİZM VE TERÖR ÖRGÜTLERİ SARMALI VE KAOSU... TÜRK SORUNU- KÜRK SORUNU BİLEŞKESİ GENİŞLETİLMİŞ BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ-2 AMERİKA-BATI VE İSRAİL ŞER EKSENİ OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE 1878 – 2025   BÖLÜCÜ İŞBİRLİĞİ SÜRECİ ERMENİ TERÖR  ÖRGÜTLERİNİN SULTAN ABDÜLHAMİT’İ ÖLDÜRME PLANLARI OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SİYASİ PARTİLERİN  VATAN BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTLERİYLE   “İŞBİRLİĞİ  ANLAŞMALARI” CUMHURİYET KUTLAMALARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ BAŞKAN ERDOĞAN VE DEVLETLER BAŞKANLARINA AÇIK ÇAĞRIM! GÜNÜNÜZ BATI MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜNÜN DİĞER BİR KISIM ÇÖZÜMLEMELERİ GÜNÜMÜZDE SAMSUN’A YENİDEN ÇIKMAK... İBRETLİ CEVABIMIZ TÜRKİYE’NİN 1830-2025 DÖNEMİNDE İNGİLTERE VE AMERİKA’NIN I. VE II.  YENİ DÜNYA DÜZENLERİNE SOKULMASI BATI’DA YENİ BİR MEDENİYET TASAVVURUNUN DİLE GETİRİLMESİ     DİLİMİZDE  YAŞANAN İKİ BÜYÜK DİL YOL KAZASI TÜRKÇE MİSAK-I MİLLİSİ TÜRKÇE MİSAK –I MİLLİSİ MANİFESTOSU ÇÖKÜŞÜ GETİREN KAPİTALİZM VE KOMÜNİZM KENDİ İTİRAFLARIYLA GÜNÜMÜZ BATI MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜ VE YENİ BİR MEDENİYET TASAVVURUNUN  DİLE GETİRİLİŞİ TARİH  DÜN  BİZİ NASIL  ÇAĞIRMIŞTI? BUGÜN DE BİZİ  NASIL ÇAĞIRIYOR? YENİ BİR MEDENİYET TASAVVURU BATI MEDENİYETİN ÇÖKÜŞÜ YENİ BİR MEDENİYET TASAVVURU KENDİ  İTİRAFLARIYLA  GÜNÜMÜZ BATI  MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜ GÜNÜMÜZÜN SULTAN VAHDETTİNLERİ, DAMAT FERİTLERİ, ALİ KEMALLERİ KİMLERDİR?   31 MART 2024 MAHALLİ SEÇİMLERİNDE  OYUMU KİMİ VERECEĞIM? SİYONİST İSRAİL'İN ARAP SOYKIRIMI İSTİKLAL VE İSTİKBALİMİZ TEHLİKEDEDİR KENDİ İTİRAFLARIYLA SİYONİST İSRAİL’İN  “ KOLONİYAL  JANDARMA –POLİS DEVLETİ” OLARAK DOĞUŞU İSTİKLAL VE İSTİKBALİMİZ TEHLİKEDEDİR! SİYONİZM’İN SİYASALLAŞMASI VE ADRESİNİ BULMASIYLA GELEN “KOLONİYAL  JANDARMA - POLİS DEVLETİ KURMAK” İTİRAFLARI KENDİ İTİRAFLARIYLA SİYONİST İSRAİL’İN  “ KOLONİYAL  JANDARMA –POLİS DEVLETİ” OLARAK DOĞUŞU CUMHURİYETİN 100’ÜNCÜ YIL ANALİZLERİ  VE ELEŞTİRİLERİ CUMHURİYETİN 100’ÜNCÜ YILDÖNÜMÜNDE TÜRKÇE “HARF  DEVRİMİ”NDEN SONRA  GELEN “DİL DEVRİMİ”  “ DOĞU İSLAM MEDENİYETİNDEN  KOPMAK” VE “SEKÜLER –LAİK BATI MEDENİYETİNE GİRMEK” “DİL DEVRİMİ” İLE GELEN “DİLİMİZİN DEVRİLMESİ”   HAKKINDA YABANCI İLİM ADAMLARININ GÖRÜŞLERİ “DİL DEVRİMİ” İLE GELEN ‘DİLİMİZİN DEVRİLMESİ” HAKKINDA YABANCI İLİM ADAMLARININ GÖRÜŞLERİ  II YABANCI  İLİM ADAMLARI –TÜRKOLOGLARIN “DİL DEVRİMİ” İLE GELEN ‘DİLİMİZİN DEVRİLMESİ” GÖRÜŞLER...1 YABANCI İLİM ADAMLARI ERMENİ  TAŞNAKSUTYUN PARTİSİ İLE İTTİHAT VE TERAKKİ PARTİSİNİN SULTAN ABDÜLHAMİT’İ DEVİRMEK İÇİN İTTİFAKI VE GÜNÜMÜZDE TARİHİN TEKERRÜRÜ ERMENİ  TAŞNAKSUTYUN PARTİSİ İLE İTTİHAT VE TERAKKİ PARTİSİ.... “ABDÜLHAMİT VE ERDOĞAN GİTSİN DE KİM GELİRSE GELSİN” İN TARİHSEL ÇÖZÜMLENMESİ 6 ŞUBAT 2023  7.7 +7.6 ÇİFTE BÜYÜK  DEPREMİ DİLE İHANET MİLLETE İHANET DEMEKTİR... CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN   VE  SİYASİ PARTİLER GENEL BAŞKANLARINA  İKİNCİ     AÇIK MEKTUBUM KOCABAŞÇA KÖŞESİ-7 KOCABAŞÇA KÖŞESİ-6 KOCABAŞÇA KÖŞESİ-5 KOCABAŞCA KÖŞESI-OKULU-3 CUMHURBAŞKANI VE MUHALEFET LİDERLERİNE AÇIK MEKTUBUM KOCABAŞCA KÖŞESI - OKULU KOCABAŞÇA VATAN VE MİLLETİMİZİ KUŞATAN TEHLİKELER VE OYUMU KİME VERECEĞİM? GERÇEKLER VE BİR DUA.. KUR’AN YAKMA HAÇLI SALDIRISI VE ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER BUNLAR SÖZLERİNİ TUTMAZLAR SES BAYRAĞIMIZ TÜRKÇEMİZİN ÖNEMİ SES BAYRAĞIMIZ YENİ BİR CEPHE DAHA Ml AÇlYORLAR? BİR ENTELEKTÜEL NASIL OLMALI? TÜRKÇENİN  KATLİ İNGİLİZCE GRAMER KAİDELERİNİN TÜRKÇENİN GRAMER KAİDELERİNİ İŞGALİ BÜYÜK BİR “MȂNEVİ BUHRAN”A DOĞRU MU SÜRÜKLENİYORUZ? ENVER  PAŞA  VE İTTİHATÇI LİDERLERİN KAÇIŞLARI  VE ENVER PAŞA TARİHİNİN SONU
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY2561
  • 2FENERBAHÇE2557
  • 3TRABZONSPOR2451
  • 4BEŞİKTAŞ2546
  • 5RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ2542
  • 6GÖZTEPE2542
  • 7SAMSUNSPOR2532
  • 8ÇAYKUR RİZESPOR2530
  • 9KOCAELİSPOR2430
  • 10GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ2530
  • 11CORENDON ALANYASPOR2426
  • 12NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ2424
  • 13TÜMOSAN KONYASPOR2524
  • 14HESAP2524
  • 15İKAS EYÜPSPOR2422
  • 16KASIMPAŞA2521
  • 17ZECORNER KAYSERİSPOR2420
  • 18MISIRLI2514
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA