Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi üzerine 87 kitap yazmış ve yayınlamış Tarihçi Yazar Süleyman Kocabaş’ın “DİL DEVRİMİ” nin tarihinin yazılmasını konu alan iki ciltlik kitabı çıktı. Kitapların önemli bir özelliğini, Cumhuriyetin ilanının 100’üncü yıl dönümünde, “Dil Devriminin otokritiği” nin yapılması teşkil ediyor. Kocabaş’a göre, “yanlış algılamalar, değerlendirmeleri ve uygulamaları” sonucu, bu süreç içinde “Dil Devrimi” konusunda iyi sınavlar verilememiş, buhranlardan buhranlara sürüklenmeler yaşanmıştır. Bunlardan birincisi, kitap ismi olarak, “Birinci Büyük Dil Yol Kazası” adı altında 1932 – 1980 zaman diliminde, alt başlığı da “Yaşayan Türkçenin Tasfiyesiyle uydurukça Dil İcadı” olduğu halde, kitapta, dünyada sanki %100 “saf dil” varmış gibi, bin yıldan beri dilimize girmiş ve artık bizim malımız olmuş bütün Arapça ve Farsça kelimeleri atarak, yerlerine, kuru –sıkı ve hamasi bir millilik –milliyetçilik duygusu ve emeliyle masa başında, hem de dilimizin imlası ve gramerine uymayan “uydurukça kelimeler” in konulmasına çalışılmıştır. “Din Devrimi” nin öncüsü Mustafa Kemal Atatürk, kendi zamanında yapılan bu uygulama denemesinin tutmayacağını görerek, “Dildi ve musikide inkılap olmaz” deyip bundan vazgeçtiği halde, kendisinden sonra gelen yöneticilerin uydurukça dile geri dönmeleri 1980’e kadar varlığını sürdürmüş ve tasfiyeler sonucu dilimiz iyice zayıflatılmıştır.
1980 – 83 döneminde 12 Eylül 1980 Darbesi Rejimi’nin Türk Dil Kurumunu devletleştirmesi sonucu uydurukça dil salgını tavsamaya başlayınca, Kocabaş, bu sefer de yeni bir dil buhranı 1980 – 2025 zaman diliminde yaşanan “İkinci Büyük Dil Yol Kazası” nı , alt başlığından olarak da “Anadolu Düşüyor mu? Caddelerimizi İngiliz Askerleri Değil İngilizce Kelimeler İşgal Ediyor” ikinci dil kitabında anlatmıştır. Dizi yazı olarak da Kayseri Hakimiyet gazetesinin Haziran-Temmuz 2021 sayılarında yayınlandığı haliyle kitapta, ağırlıklı olarak, İstanbul, Ankara ve yazarın yaşadığı Kayseri ili “pilot üç şehir” seçilerek buralarda , Türkçe karşılıkları ola ola, “zorunlu alımlar” dan değil de “özentili, modalaşma” alımlardan olarak İngilizce işyerlerinin dökümanları verilmekte ve ilmi - demokratik tenkitleri yapılmaktadır.
İngiltere –İngilizcenin bu “askeri” değil, bundan daha tehlikeli “kültürel” işgali karşısında bu tehlikenin büyüklüğü daha erkenden 2006’da TBMM tarafından algılanarak, buna bir hal çaresi bulmak için “Türkçenin Korunması Özel Komisyonu” kurularak, bu komisyondan 9 maddelik bir yasa teklifi zamanın TBMM Başkanı Bülent Arınç’a yasalaştırılması için sunulmuştur. Kitabında Kocabaş, Milletimizi millet yapan Türkçenin yaşatılmasına yönelik büyük önemine binaen “TÜRKÇE MİSAK-I MiLLİSİ ” ismini verdiği adı geçen 9 maddede özetle şunlar yer alıyor: İşyerlerine Türkçe isimlerin konulması, Türkçede olmayan yabancı harflerin (Q,X,W…) kullanılmaması, yabancı kelimelerin asılları ile değil, ses uyumumuza uygun yazılması ( Grup yerine Gourop yazmamak gibi) , yabancı dillerden imla ve gramer kuralları alınmaması ( İngilizceden “s” çoğul eki, ve bağlacı yerine geçen & almamak gibi) , ancak sömürgelerde olabilecek yabancı dilde eğitimden vazgeçilmesi, herkesin kendine göre dil kuralları üretmemesi, (Saloon Hair Saç’a gibi) , dilimizin korunması ve geliştirilmesi için daha etkili kurumlaşmaya gidilmesi, komisyonda alının bu tavsiye kararlarının Meclis Genel Kurulunda yasalaştırılarak yürürlüğe konulması.
Kocabaş kitabının sonuç bölümünde, belgelere dayalı olarak geniş verdiği bu “Türkçe Misak-ı Millisi” maalesef 2025 yılına kadar TBMM’ne getirilip yasalaştırılamamıştır. Yazar, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın da dilimizin korunması yönelik görüşlerine tercüman olarak, zaten yasalaşma maddeleri olarak 2006’dan beri Meclis’te hazır olan bunların ivedilikle yasalaştırılarak Türkçemizin “Dillerin katili” denilen “İngilizcenin işgalinden kurtarılması ” dilek ve temennisinde bulunması sebebiyle de kendisini tebrik eder, çalışmalarında başarılar dileriz. (İletişim Nadir Kitap).
Çınar Can Özyürek
GAYRİMENKUL PİYASASI
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR AZ BÜTÇE İLE BÜYÜK İŞLERE SOYUNDU!
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM İNCELİKLERİ
Ali Rıza Navruz
BİR GARİP HÜZÜN
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
TÜRKİYE’NİN TEMEL PROBLEMİ EKONOMİ VE FAİZİN DE FAİZİ…
Mustafa Mete ÖZPINAR
B.O.P. TAM GAZ İŞLİYOR
KADİR DAYIOĞLU
TRAFİK CANAVARI!
Bekir Oğuz Başaran
KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR
M. Kemal Atik
Düşünce ve Eylem Kıskacında Erdemli İnsan
Mustafa Acar
BU KÖY BENİM KÖYÜM DEĞİL.