GRUBUNUZU ve TAVRINIZI BİLİYOR MUSUNUZ?

Mustafa Temizer

13-01-2026 11:30

Deniz kıyısında yaşayan İsrailoğulları, Allah’a daha derin bir kulluk gösterebilmek için peygamberlerinden özel bir ibadet günü talep etmişlerdi. Bu talepleri kabul edildi ve cumartesi günü - Sebt Günü-onlar için ibadet ve dinlenme günü olarak belirlendi.

Bu günde çalışmak, ticaret yapmak ve özellikle balık avlamak yasaklandı. Ancak imtihan tam da burada başladı. Diğer günlerde denizde az görülen balıklar, cumartesi günü sürüler halinde yüzeye çıkıyor, adeta kıyıya kadar geliyor, onları cezbediyordu. Bu, Allah’ın kullarını sabır ve sadakat ile sınadığı bir andı.

Bu ilahi imtihan karşısında kavim üç gruba ayrılır üç farlı tavır sergilenir.:

Birinci Grup:, Yasağı delmek için Cumartesi günü balıkları ağlarla kuşatıp pazar günü topladıklarını söyleyerek kendilerini haklı göstermeye çalıştılar. Böylece haramı hileyle helal saydılar.

İkinci Grup: Bu yanlış tutuma karşı sessiz kalmadı. Hakkı hatırlattı, kötülüğe engel olmaya çalıştı, Allah’ın azabını hatırlattı.

Üçüncü Grup: Ne yasağa uyanlardan oldu ne de uyarma görevini yerine getirdi. “Biz karışmayalım.” diyerek sessizliği tercih etti. Pasif bir tutum sergileyerek kötülüğe ses çıkarmayanlar, sessizlikleri ile kötülüğü onaylamış oldular.

Kur’an’ın bildirdiğine göre Allah Teâlâ, iyiliği emredenleri kurtardı, yasağı hileyle delenleri aşağılık maymunlara dönüştürerek helâk etti. Onlara sessiz kalanlar da aynı azaba uğradı.

Kur’an-ı Kerim’de bu olay şöyle anlatılır: “Onlara, deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Onlar, cumartesi tatili yaptıkları gün, avlayacakları balıklar sürüler halinde suyun yüzüne çıkarak onlara doğru gelirken, tatil yapmadıkları gün ortalığa çıkmıyorlardı. Cumartesi yasağını çiğniyorlardı. Yoldan çıkmaları sebebiyle onları işte böyle sınıyorduk İçlerinden bir topluluk, ‘Allah’ın helâk edeceği yahut şiddetli bir azapla cezalandıracağı kimselere ne diye öğüt veriyorsunuz sanki?’ deyince onlar, ‘Rabbiniz katında bir mazeretimiz olsun diye; bir de sakınıp çekinirler ümidiyle,’ şeklinde cevap verdiler. İşte böylece onlar kendilerine yapılan uyarıları göz ardı edince, biz de kötülüğü önlemeye çalışanları kurtardık;

haksızlığa sapanları da yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü dehşetli bir azapla cezalandırdık. Kendilerine yasak edilen şeyler karşısında küstahça diretince onlara, ‘Aşağılık maymunlar olun!’ dedik.” (A’râf, 7/163-166)

 

Hile-i Şeriyye: Yasakları Kılıfla Delmek Hile-i şeriyye, dinin açık hükümlerini dolaylı yollarla aşmak, haramı meşru gösterme çabasıdır. İsrailoğullarının “Cumartesi değil, pazar günü avlanıyoruz.” Bahanesiyle yasağı delmesi bu anlayışın tarihî örneğidir.

Bugün de kimi Müslümanlar, menfaatleri uğruna benzer hilelerle Allah’ın hükümlerini çiğnemekte, yasaklara “meşru kılıf ” aramaktadır. Haramı hileyle helal saymak, sadece geçmiş kavimlerin değil, bugünün insanının da imtihanıdır. Faizi “kâr payı”, rüşveti “hediye”, yalanı “siyaset gereği” olarak adlandırmak, Ashâb-ı Sebt’in tavrının çağdaş bir yansıması değil midir?

Sessizliğin Bedeli

Kötülüğe karşı susmak, zulmü ve haksızlığı onaylamak anlamına gelir. Kur’an’da kurtuluşa erenlerin “iyiliği emreden, kötülükten sakındıran” topluluk olduğu özellikle vurgulanır. Zira sessizlik, zulme zemin hazırlar; haksızlığa ses çıkarmamak, onu meşrulaştırır.

Günümüze Düşen Mesaj Ashâb-ı Sebt kıssası, çağımız Müslümanlarına açık bir uyarıdır: Allah’ın koyduğu sınırları, dünyevi çıkarlar uğruna esnetenler; gücü, makamı veya siyaseti korumak için her yolu mubah görenler, o kavimden farklı değildir. Dinî hükümleri kendi menfaatleri için eğip bükenler, dini siyasete alet edenler, Ashâb-ı Sebt’in yolundan gitmektedir.

Allah, hileyle dini hükümleri çiğneyenleri ve buna sessiz kalanları şu sözle uyarmaktadır:

“Kendilerine yasak edilen şeyler karşısında küstahça diretince onlara, ‘Aşağılık maymunlar olun!’ dedik.” (A’râf, 7/166) İman, sadece inanmak değil; hakkın, adaletin ve ahlakın yanında durmaktır. Zaman değişse de ilahi ölçü değişmez.

Allah (cc), Kur’an’da gazabı hak eden İsrailoğulları hakkında şöyle buyurur: “Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür! Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!” (Mâide 5/ 62- 63)

Bu uyarı, günümüz din ve ilim adamlarını da ilgilendirmiyor mu? Peygamber Efendimiz (sav) de ümmetini şöyle uyarmıştır: “Ya iyiliği emreder, kötülükten men edersiniz; yahut Allah size azap gönderir, sonra dua edersiniz ama duanız kabul edilmez.” (Tirmizî)

“Bir topluluk içinde günahlar işlenip durduğu halde, bunlara engel olmaya gücü yetip de bunu yapmayan topluluğun hepsine Allah umumi azap gönderir.” (İbn Hanbel) Allah Resulünün bu uyarısı günümüz Müslümanları için de geçerli değil mi? İnsan, hileyle kendini kandırabilir ama Allah’ı asla kandıramaz.

Bu olay, sadece günah işleyenlerin değil, günaha sessiz kalanların da sorumluluktan kaçamayacağını gösteren çarpıcı bir uyarıdır.

Allah’ın hükmünü çiğneyenler kadar, bunu görüp de sessiz kalanların da aynı tehlikeyle karşı karşıya olduğunu unutmamak gerekir. (Uyanış Dergisi sayı:27)

Bu bilinçle hareket eden Yeniden Milli Mücadeleci Millet Partisi kadrolarının yarım asırdan fazla zamandır yaptığı; “Milletim Uyan! Varlığın, birliğin, geleceğin tehlikede!” Her alanda “Yeniden Mlli Mücadele” çağrısını duydunuz mu? Grubunuzu ve tavrınızı belirlediniz mi?

Vatan, millet, bayrak diyen tüm vatanseverler olarak grubumuzu ve tavrımızı belirlemek birlik olmak zorundayız! Kişilerle, kavramlarla savaşmayan ve kavgalı olmayan. Kim doğruyu ve iyiyi tavsiye ediyorsa onlarla birlikte olan, onları kendilerinden sayan. Doğruları söylemekten ve hesap vermekten korkmayan. “Milli Mücadelenin hedeflerinden, Cumhuriyetin kazanımlarından vazgeçmeyen, her zaman ADALET, her yerde ADALET, herkes için ADALET, hedefimiz;

 İnsan hak ve hürriyetlerine dayalı HUKUK DEVLETİ

 Millî iradenin önündeki engellerin kalktığı DEMOKRASİ

Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği LAİKLİK

 Fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü herkesin sosyal adalet şemsiyesine alındığı KERİM DEVLET

Bilim, hikmet ve erdemle donatılan, sorun üretmeyen, çözüm üreten BİLGE DEVLET ve BİLİM TOPLUMU

 Büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir ve insanlığın yeni barış medeniyeti İSLAM RÖNESANSI' yöneten MUHTEŞEM TÜRKİYE diyen Millet Partisi’nin öncülüğünde “MUHTEŞEM TÜRKİYE”i gerçekleşmek zorundayız.

Unutmayalım ki “İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.” Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

DİĞER YAZILARI MİLLETTEN MİLLETE UYARI! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİ Mİ? BU ÇAĞRI NEDEN ENGELLENİYOR? 01-01-1970 03:00 BAŞKANLIK SİSTEMİ ve GÖRÜLMEYEN HAYDUTLUK 01-01-1970 03:00 BİZİ KURTARACAK DÖRT TEMEL İLKE 01-01-1970 03:00 HANGİ HIRSIZ DAHA AHLAKLI? 01-01-1970 03:00 VAKİT VAR MI?.. 01-01-1970 03:00 ...TEK YOL VAR! 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ DEVLET AKLI MI? 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE GEMİSİNDE YAŞANAN SENDROM! 01-01-1970 03:00 OYUNU KİM ANLADI? 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE ADIM ADIM SEVR Mİ?.. 01-01-1970 03:00 BUNLAR AKILLI MİLLET APTAL MI? 01-01-1970 03:00 HANGİ GÜNLERDE YAŞIYORUZ?... 01-01-1970 03:00 FİLİSTİNLİYİ KATLEDEN KATİL!               01-01-1970 03:00 NASIL MEŞHUR OLDUK?!... 01-01-1970 03:00 MİLLETİM UYAN! İDDİA MI TESPİT Mİ?.. 01-01-1970 03:00 ABD ZİYARETİNDE GÖRÜLMEYEN GERÇEKLER!                 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMİN MASKELİ OYUNCULARI                   01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE, MÜMKÜN MÜ?.. 01-01-1970 03:00 TÜRK MİLLETİNİ VATANSIZ   VE DEVLETSİZ BIRAKMA TEŞEBBÜSÜ MÜ? 01-01-1970 03:00 ÖYLE BİR KADRO İLE ÖYLE BİR YERDE TOPLANALIM Kİ ….. 01-01-1970 03:00 TÜM VATANSEVERLERE TARİHİ ÇAĞRI 01-01-1970 03:00 PKK FESİHİ Mİ DEVİR Mİ?!   01-01-1970 03:00 YİYİN EFENDİLER YİYİN!...      01-01-1970 03:00 BUNLAR MİLLİ OLUR MU? 01-01-1970 03:00 BÖLGEMİZDEKİ KİRLİ OYUNLAR KİMİN PROJESİ?.. 01-01-1970 03:00 İKTİDAR ve MUHALEFETİN ORTAK AKLI(!) 01-01-1970 03:00 İKTİDAR VE MUHALEFETİN HİTLER -LENİN BENZERLİĞİ 01-01-1970 03:00 ŞEHİR HASTANELERİNİN ACI REÇETESİ 01-01-1970 03:00 YARIM ASIRLIK ÇAĞRI…. BOP – EMPERYALİZMİN YAPISI (2)       01-01-1970 03:00 GERÇEK EMPERYALİZM VE ZALİM İSRAİL (1) 01-01-1970 03:00 MİLLETE KARŞI MİLLET!... İSLAM’A KARŞI İSLAM!.. 01-01-1970 03:00 SİYASETTE DAVA  ve DAVA ADAMLIĞI 01-01-1970 03:00 DEVLET’TEN  DEVLETE BEŞ GOL! 01-01-1970 03:00 MİLLET DAVASI NEDİR?  4               01-01-1970 03:00 MİLLET DAVASI NEDİR? (3)              01-01-1970 03:00 MİLLET DAVASI NEDİR? (2) 01-01-1970 03:00 MİLLET DAVASI NEDİR?  (1) 01-01-1970 03:00 MİLLİ ve YERLİ NEYİMİZ KALDI? 01-01-1970 03:00 ATATÜRK ve DİN DÜŞMANLIĞI ARDINDAKİ GERÇEK 01-01-1970 03:00 EDİBALİ’NİN MİLLİ KADROLARI NASIL YETİŞTİ? 01-01-1970 03:00 SAVAŞI KAYBEDİYORUZ! 01-01-1970 03:00 BU ÜLKELER BAĞIMSIZ OLAMAZ! 01-01-1970 03:00 İNSANLIK ÖLÜYOR! ÇÖZÜM:         01-01-1970 03:00 DEVLETİN İŞGALİ DEĞİL DE NEDİR? 01-01-1970 03:00 DAVA VATAN, MİLLETSE EĞER….? 01-01-1970 03:00 DEVLETİMİZ İŞGAL ALTINDA! YAŞASIN YENİDEN MİLLİ MÜCADELE! 01-01-1970 03:00 “FARE ÇUVALI TEORİSİ”  VE MÜSLÜMANLAR 01-01-1970 03:00 19 MAYIS 1919 YENİDEN MİLLİ MÜCADELE  01-01-1970 03:00 YENİ MÜFREDAT SON NOKTA OLMASIN! 01-01-1970 03:00 23 NİSAN’I KUTLUYORUZ AMA… 01-01-1970 03:00 KİMİN KULUYUZ? SEÇİLMİŞLERİN Mi, ALLAH’IN MI? 01-01-1970 03:00 TÜRK MİLLETİ! CEVAP VER!.. 01-01-1970 03:00 DERDİ OLANLAR…! 01-01-1970 03:00 DEVLETİMİZ İŞGAL, MİLLETİMİZ ESİR Mİ? 01-01-1970 03:00 YÜREĞİMİZ KAN AĞLIYOR!ŞEHİTLERİMİZİN VEBALİ KİMİN ÜZERİNE? 01-01-1970 03:00 … ÜMİTVAR MIYIZ? 01-01-1970 03:00 YERLİLİK-MİLLİLİKMASKE Mİ? 01-01-1970 03:00 MİLLETİNE DÜŞMAN MİLLET! 01-01-1970 03:00 ENFLASYON CANAVARINI KİM BESLİYOR?.. 01-01-1970 03:00 HANGİ ANAYASA TARTIŞILSIN? 01-01-1970 03:00 BUGÜN TÜRKİYE İŞGAL EDİLSEYDİ…..?! 01-01-1970 03:00 10 KASIM’DA SAMİMİYET BEKLİYORUZ 01-01-1970 03:00 BU KADROLAR   NİÇİN VAR? 01-01-1970 03:00 CUMHURİYETİN 100.YILINDA MİLLİ VE İLMİ MUHASEBE ŞART 01-01-1970 03:00 DÜNYADAKİ GÜÇ DENGELERİ VE TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 ÇARE BİZİZ!           01-01-1970 03:00 SORUMLU BİZİZ! 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK HALİMİZİN HİKÂYESi 01-01-1970 03:00 DİN ….SÖYLEMEZ! ….İSTEMEZ! 01-01-1970 03:00 EĞİTİM-ÖĞRETİM İÇİN HAYATİ UYARI! 01-01-1970 03:00 VATANDAŞTAN CEVAP BEKLEYEN TARİHİ SORULAR! 01-01-1970 03:00 PARTİLERİN  ÖLÜM VE İHANETİ!         01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMİN MİLLİ PARTİLERİ! 01-01-1970 03:00 BİZDEN NE İSTİYOR? 01-01-1970 03:00 KİME SİTEM EDELİM? 01-01-1970 03:00 EKONOMİK KRİZDEN BARIŞ MEDENİYETİNE 01-01-1970 03:00 LİDERLER DEVRİ BİTMELİ Mİ? 01-01-1970 03:00 AYKUT EDİBALİ HAKLI ÇlKACAK Ml?.. 01-01-1970 03:00 BU YÜCE MİLLET UYANIRSA…. 01-01-1970 03:00 KİM BUNLAR?  NE İSTİYORLAR?                   01-01-1970 03:00 SEÇİMDE FARKINDA OLDUK - OLMADIK         01-01-1970 03:00 SEÇMEN KİME OY VERDİĞİNİ SANlYOR? 01-01-1970 03:00 ….BİZE ENGEL OLUN ÇAĞRISI! 01-01-1970 03:00 SEÇİM Mİ?   SAÇIM MI?                       01-01-1970 03:00 İKTİDAR VE MUHALEFET  NE İSTİYOR? 01-01-1970 03:00 -MIŞ GİBİ SİYASET 01-01-1970 03:00 İKTİDAR VE MUHALEFETİN  AKIL HOCASI!? 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE... YA BİZ!.. 01-01-1970 03:00 SİYASETTE EN DÜRÜST EN SAMİMİ ÇAĞRI! 01-01-1970 03:00 SİYASETTE İRADELİ - İRADESİZ  EYLEM!     01-01-1970 03:00 ŞEYTANİ POLİTİKA MI? RAHMANİ SİYASET Mİ? 01-01-1970 03:00 DEPREMLERDEN ÇIKAN SONUÇ 01-01-1970 03:00 FELAKETLEREKADER DEYİP GEÇMEK! 01-01-1970 03:00 DEPREM SİYASET SAMİMİYET! 01-01-1970 03:00 MİLLİ CEPHE BİRLİĞİ NASIL KURULUR?        01-01-1970 03:00 SİYASETTE İYİLİĞİ EMR KÖTÜLÜĞÜ MEN 01-01-1970 03:00 SİYASETİN YÜZ AKI! 01-01-1970 03:00 OYUN BOŞA GİDER OYUNU! 01-01-1970 03:00 BİZİ ARIYOR! 01-01-1970 03:00 TÜRK MİLLETİNİN TARİHİ MİSYONU! 01-01-1970 03:00 İYİLİĞİ EMR - KÖTÜLÜĞÜ MEN…. 01-01-1970 03:00 TÜRK SİYASETİNDE ACİLİYET! 01-01-1970 03:00 KOPAN KIYAMETTEN KİM SORUMLU? 01-01-1970 03:00