GÜNÜMÜZDE SAMSUN’A YENİDEN ÇIKMAK...

Süleyman Kocabaş

16-04-2025 13:48

GÜNÜMÜZDE “SAMSUN’A YENİDEN ÇIKMAK” VEYA                                  

“ TÜRKÇE MİSAKI MİLLİSİ’ NİN ZAFERİNİN KAZANILMASI “

Süleyman KOCABAŞ

Yaşarken Tarihe  Not  Düşmek

       Aziz dostlar, günümüz Türkiye’sinde öyle hallere düştük  ki, bir sürü olur - olmaz modalaşmalar aldı yürüdü.

        Bunlardan birisi de “Samsun’a Yeniden Çıkmak” modasıdır.

        Ülkemizde  “Demokrasi var” deniliyor ve ilave ediliyor:

      “Bütün sorunlarımızı başka yollara başvurarak değil, demokratik platformlarda kırmadan, dökmeden medeni olarak çözmeliyiz”.

       Çok doğru bir teşhis olsa  gerek…

       Ama Lakin, fakat…

      Öyle şeyler oluyor ki,

      Neredeyse artık birbirlerini  “düşman”  olarak algılamak ve tanımlamaya başlamak “sendromları” içine düşmüş muhalefeti ve iktidarıyla  her kesim, karşısındaki kesimi “vatan haini” görmeye meylederek…

      Ülke ve milletin kurtuluşunu “Yeniden Samsun’a Çıkmak” la tanımlamaya başladılar.

     Bu uğurda başı, ana muhalefet partisi CHP çekmeye başladı. Parti genel başkanı ve  üst düzey kadroları:

     “Mücadelemiz 145 – 150 yıllık mücadeledir. Biz I. ve II. Meşrutiyet taraftarıyız. Günümüzün Jön Türkleriyiz” diyerek, tarihimize vurgu yaparak başladılar.  Üstelik de, “ Anadolu ve Rumeli  Müdafaa- i Hukuk Cemiyeti’nin devamı olan  CHP zafer kazanmış ve  devlet kurmuş bir partidir” diye de   buna ilave yaptılar.   

      Buraya nereden gelindi?

      İktidar partisi AK Parti ile Ana Muhalefet Partisi CHP arasında “2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kendilerinin kazanması kavgası  zemininde” denilerek, buna yönelik  çekişmelerden  olarak, yaşananlara “19 -23 Mart 2025 Olayları damgasını vurdu” denildi.  CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik “yolsuzlukları –terör örgütlerine yataklık etmek” ten denilerek 19 martta İstanbul Başsavcılığı tarafından adına dava açıldı ve 23 Martta tutuklanıp Silivri cezaevine konuldu. Bu, özellikle CHP’de tam bir “deprem” etkisi meydana getirdi.

      Başta CHP Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere, bütün CHP üst düzey kadroları bunu:

    “Kendilerine yöneylik AK Parti ve Erdoğan’ın  “21 -23 Mart Sivil Darbesi ” olarak değerlendirip, “İmamoğlu’nun yolunu kesmek için haksız dava  ve hapsi” tanımlamasıyla bunu protestolarla  etkisiz hale getirmek için halkı “sokağa çağırmak” ın ardından    başta İstanbul olmak üzere 88 ilde mitingler başlattılar.

       “Taşara” da denilerek, Özgün Özel 88 ilde ilk mitinglerini Samsun’da yapacaklarını açıkladı.

       Bu mitingi 13 Nisan 2025’de yaptılar.

      Özgür Özel bu mitingin amacını açıklarken,  “AKP-Erdoğan’dan kurtulmak için, Milli Mücadele’yi Atatürk nasıl ki Samsun’a çıkarak başlatmışsa,  biz de bunu günümüz itibariyle Samsun’dan başlatıyoruz” imalı ve edalı görüş belirtti.

      14 Nisan 2025’de bir kısım CHP yandaşı gazeteler ve televizyonlar bunun haberini, “CHP KURTULUŞUN İLK ADIMINI ATATÜRK GİBİ SAMSUN’DAN ATTI.” (Nefes gazetesi)   manşeti ve benzerleriyle verdiler.   

      İşte, günümüzde  “Samsun’a yeniden çıkmak modası” böyle başladı.

      Buna Cumhuriyet İttifakından (AK Parti+MHP) den sert tepkiler geldi.

     AK Parti sözcüsü Ömer Çelik tepkisini, “Özgür Özel Kalitesiz bir siyasetçi olduğunu gösterdi” şeklinde dile getirirken, “Davalar, adliyeye intikal etmiştir. Demokratik, adaletli ve hukuki olarak sonuçlarını beklemek lazımdır. Ülke sokaktan idare edilmez.” görüşlerine yer verdi.  

     Olup bitenlerin bir modalaşma haline dönüşeceğini, Cumhuriyet İttifakından ve bir kısım “tarafsız çevreler” tarafından,  CHP’nin tezlerine bir “misilleme veya alternatif örneği” olarak  “Atatürk bugün sağ olsaydı, bütün olup bitenlere bakarak ülkeyi CHP’den kurtarmak  için Samsun’a yeniden  çıkardı” görüşleri serdedildi.

     Bu satırların yazarı olarak bence,  hem ana muhalefet partisi,  ve hem de iktidar partisi, olup bitenleri bu derece ileri bir mecraya taşınmamalı idi. Üstelik de demokrasiyle  idare edildiğimiz halde. Her halükarda bütün meselelerimiz, TBMM çatısı altında çözümlenmelidir.   “Sokağa çağırmak”  ve daha da garibi  Sayın Özel’in  ifadesiyle  “gerektiğinde ağrı dağına çıkıp miting  yapacağız” (Sözcü gazetesi, 13 Nisan 2025) söylemi çok yanlıştı.

“Türkçe  Misakı  Millisi’nin Zaferini Kazanmak”

           Her kesim kendisi açısından tutturmuş bir “Yeniden Samsun’a Çıkmak” tan bahsedip duruyor.

          Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi üzerini 87 kitap yazmış ve yayınlamış bir tarihçi yazar olarak bana: “Günümüzde hangi gerekçelerle Samsun’a Yeniden Çıkmalı?” sorusunu sorarsınız sanki şöyle bir cevap vermemiz gerekecek: “

      “1920’lerde caddeler ve şehirlerimizi İngiliz vb askerleri işgal ediyorlardı. Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da “Vatan tehlikededir” dilerek kurtarmak için başkent İstanbul’dan hareketle  Samsun’a çıkmış Milli Mücadele vererek ülkemizi düşman işgalinden kurtarmıştı. 

        Bir milletin bağımsızlığının ve varlığının göstergesinin iki sembolü vardır: Gönderlerde dalgalanan bez bayrağı (milli bayrağı)  ve hançerelerden çıkan ses bayrağı (milli dili).

         1920’lerde Milli Mücadele vererek kurtuluşumuzun ardından gelen 2020’lerde ise, caddelerimiz ve şehirlerimizi bu sefer de  İngiliz vb.  askerlerinin  değil de, Türkçe karşılıkları olan ola. “zorunlu  alımlar” dan değil de “özentili  ve “modalaşma” alımlarından olarak,   Türkçe işyerleri  isimlerinin yerini İngilizce  vb  işyerleri  isimlerinin işgali  almaya başlamıştır. Anlayacağını, işyerlerimizin alınlarını Türkçe ses bayrakları değil de İngilizce vb ses bayrakları asılıyor. Bir berber işleri alnına “MY MAN HAİR SHOP” , “LUNIX HAİR MAKEUP STUDIO”  vb isimlerini asmışsa,  İngiliz ses bayrağını asmış demektir. Şehirlerimizi birer  Türk şehri olmaktan çıkarıp İngiliz şehirleri görünümüne büründüren bu kabul edilemez. Kendilerinde,  Türklük gurur ve şuuru , İslam  ahlak ve fazileti bulunan  Türk berberleri, gençleri  işlerinin alnına bu İngilizce  ses bayraklarını asmazlar.

        Caddelerimiz ve şehirlerimizin “kültürel işgali –kültürel soykırımı”,  düşmanlarımız askerlerinin işgallerinden daha tehlikelidir. Çünkü, milletimizi millet yapan ve milli varlığına sebep olan  kültür değenlerimiz ve unsurlarımız  yok edilmektedir. Bu Anayasamızın “Türk milletinin dili Türkçedir” maddesine de aykırıdır. Yasalarımıza göre Anayasamıza uymamanın cezası idamdır.

       Günümüzde maalesef gelin görün ki, milletimiz için büyük tehlikeler gösteren bu olup bitenler karşısında,  neredeyse herkesin tepkisiz ve sessiz kaldığı,  genelde 2020’ler ortamında bence, bu kültürel işgallere bir çare bulmak için Samsun’a yenide çıkabilecek birisi  aranabilir” düşüncesindeyim.  

   Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkçe Misakı Millisi” ne Vurgular Yapan Sözleri

      Günümüz ortamında “çölde bir vahada su aramaya çıkmışa” benzer diyebileceğimizden olarak, Türkçemizin kurtarılması için bazı işaretler de yok değildir.  Bunu en yüksek sesle ve en yüksek düzeyde çeşitli platformlarda dile getiren Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan olmuştur. Bu dile getirişlerinden bazıları şöyledir: 

           -“Caddelerimizde Türkçe olmayan tabelalar var. Bu kabul edilemez…” (Çeşitli platformlarda sık sık dile getirmiştir)

          -“Bugün itibariyle Türkçenin yaşatılması MİLLİ BEKA SORUNUMUZ haline gelmiştir. Bunu da MİLLİ MÜCADELE ruhuyla aşacağız.” (27 Ocak 2022’de dil ödülleri verilirken  C. Bşk. Köşkünde yaptığı konuşmadan)

        -“Bir zamanlar uçaklarımız üzerinde Türk Hava Yolları yazardı. Turkish Airlines ismini silerek eski ismine geri döneceğiz. ”  (Temmuz  2023’de  Türkiye’nin “Uzay Programı Tanıtımı” toplantısında yaptığı konuşmadan)

          Şimdiye kadar, Türkçemizin bu kadar büyük tehlikeler altında bulunduğunu ve alınması gereken tedbirleri hiçbir siyasi lider yöneticilerimiz ve  TBMM’de  gurubu bulunan ve temsil  edilen parti genel başkanlarımız dile getirmemişlerdir. Bu mesajlarında biraz da “Samsun’a yeniden çıkmak ruhu” taşıyan Sayın Erdoğan’ı en kalbi duygularımla kutlar ve tebrik ederim.  Bu haliyle de Sayın Erdoğan, “Manevi olarak Samsun’a çıkmış rolünü” ne sahip olmuş olabileceğinden  de, onu ayrıca kutlar ve tebrik ederim.   

“Türkçe Misakı Millisi”nin Yasalaştırılarak Zaferinin Kazanılması

         İşin esasını bakılırsa, “Türkçe Misakı Millisi” nin zaferini sağlamak için  günümüzde birisinin Samsun’a yeniden çıkmasını gerek    kalmayacaktır.

         Çünkü,  günümüzün yüce ve kahraman TBMM de 1920’ lerin yüce ve kahraman Meclislerinin  aldığı kararlar benzeri bir kararı ,   2006’da alarak adına “Türkçenin Korunması” mealinde içerikli 9 maddelik yasa teklifi,   39 kahraman milletvekilinden ibaret, AK Parti İstanbul Milletvekili  Ekrem Erdem’in  başkanlığındaki  “Meclis Türkçe  Araştırma Komisyonu” tarafından yasalaşması için Meclis  Başkanı  AK Partili  Bülent Arınç’a sunulmuştur.  Maalesef 2006’dan günümüze Meclis’in tozlu raflarında bekletilerek bugünü kadar yasalaştırılıp  milletimizin  milli varlığına sebep olan  Türkçemizin  koruma altına alınması mümkün  olmamıştır.  

        Bu yasa teklifi hemen günümüz 2025’de  TBMM Genel Kurulu’na indirilip   yasalaşırsa, Türkçenin korunması  sağlanacağından  yeniden  Samsun’a çıkmaya  gerek kalmayacaktır. Bunu, günümüzün hükümeti ve TBMM’den acilen bekliyoruz.

       2006’da yasalaştırılması karar altına alınan ve benim önemine binaen,  1920’lerin yüce ve kahraman Meclislerinin  aldıkları  “Vatanımızı Ve Topraklarımızı Koruma İstiklal  Misakı Millisi” ne benzediği için, “Türkçe Misakı Millisi ” adını verdiğim  bunun maddeleri  9 madde halinde şöyledir:

                           9 Maddelik “Türkçe  Misakı Millisi”

               “1-İşyerlerimize yabancı kelimelerden isimler verilmemeli, bunların Türkçe karşılıkları varsa mutlaka bunlar kullanılmalı veya karşılıkları bulunmayanlara Türkçe terimler üretilmelidir.

                2-Türkçe işyeri isimleri altında mutlaka yabancı kelimelerden isimler de kullanılmak gerekiyorsa, bunlar, Türkçe yer isimlerinin altına parantez içinde küçük harflerle yazılarak ifade edilmelidir.

                3-Türkçe olmayan harfler asla kullanılmamalıdır.    

                4-Yabancı kelimeler asılları gibi değil, ses uyumumuza uydurularak yazılmalıdır.

                5-Yabancı dillerden bize yabancı imla ve gramer kuraları almak suretiyle dilimiz bozulmamalıdır.

               6-Yabancı dilde eğitim, sömürge ülkelerde olur. Yabancı dilde eğitimden vazgeçilmelidir.

               7-Herkes kendisine göre dil kuralları uydurmaktan vazgeçmeli, bu konuda bilim adamları, dil uzmanları ve ilgili kurumlar yetkili olmalıdır.

               8-Dilimin korunması ve geliştirilmesine yönelik daha etkili kurumsallaşma yapılanmalarına gidilmelidir.

               9-Meclis Araştırma Komisyonunda alınan bu tavsiye kararları, Meclis Genel Kuruluna getirilerek, toplumumuzda yaptırımlara yönelik olarak yasallaştırılmalıdır.” 

       Bütün bu anlattıklarımız sonucu, “Türkçe Misakı Millisi” ni zafere ulaştırmak için Samsun’a yeniden çıkmaya gerekçeler ve sebepler kalmamıştır.

       2025’de iktidar partisi ve muhalefet partileriyle birlikte ayrılıklar-gayrılıklara düşmeden,  bir “MİLLİ BLOK” halinde adı geçen zaferimizi gerçekleştirmek için “TAM YOL İLERİ” diyerek yolumuza devam edip amacımıza  ivedilikle ulaşmaya çalışmalıyız. 16 Nisan 2025  

  

DİĞER YAZILARI “ERMENİ SORUNU” NDAN “KÜRT SORUNU” NA BAKIŞ 01-01-1970 03:00       OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN PANORAMASI 01-01-1970 03:00 KÜRTLERE NAZİRE  BİR TARİH DERSİ VE ANALİZİ 01-01-1970 03:00 TERÖRİZM VE TERÖR ÖRGÜTLERİ SARMALI VE KAOSU... 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU- KÜRK SORUNU BİLEŞKESİ 01-01-1970 03:00 GENİŞLETİLMİŞ BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ-2 01-01-1970 03:00 AMERİKA-BATI VE İSRAİL ŞER EKSENİ 01-01-1970 03:00 OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE 1878 – 2025   BÖLÜCÜ İŞBİRLİĞİ SÜRECİ 01-01-1970 03:00 ERMENİ TERÖR  ÖRGÜTLERİNİN SULTAN ABDÜLHAMİT’İ ÖLDÜRME PLANLARI 01-01-1970 03:00 OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SİYASİ PARTİLERİN  VATAN BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTLERİYLE   “İŞBİRLİĞİ  ANLAŞMALARI” 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET KUTLAMALARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 01-01-1970 03:00 BAŞKAN ERDOĞAN VE DEVLETLER BAŞKANLARINA AÇIK ÇAĞRIM! 01-01-1970 03:00 GÜNÜNÜZ BATI MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜNÜN DİĞER BİR KISIM ÇÖZÜMLEMELERİ 01-01-1970 03:00 İBRETLİ CEVABIMIZ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’NİN 1830-2025 DÖNEMİNDE İNGİLTERE VE AMERİKA’NIN I. VE II.  YENİ DÜNYA DÜZENLERİNE SOKULMASI 01-01-1970 03:00 BATI’DA YENİ BİR MEDENİYET TASAVVURUNUN DİLE GETİRİLMESİ 01-01-1970 03:00     DİLİMİZDE  YAŞANAN İKİ BÜYÜK DİL YOL KAZASI 01-01-1970 03:00 TÜRKÇE MİSAK-I MİLLİSİ 01-01-1970 03:00 TÜRKÇE MİSAK –I MİLLİSİ MANİFESTOSU 01-01-1970 03:00 ÇÖKÜŞÜ GETİREN KAPİTALİZM VE KOMÜNİZM 01-01-1970 03:00 KENDİ İTİRAFLARIYLA GÜNÜMÜZ BATI MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜ VE YENİ BİR MEDENİYET TASAVVURUNUN  DİLE GETİRİLİŞİ 01-01-1970 03:00 TARİH  DÜN  BİZİ NASIL  ÇAĞIRMIŞTI? BUGÜN DE BİZİ  NASIL ÇAĞIRIYOR? 01-01-1970 03:00 YENİ BİR MEDENİYET TASAVVURU 01-01-1970 03:00 BATI MEDENİYETİN ÇÖKÜŞÜ 01-01-1970 03:00 YENİ BİR MEDENİYET TASAVVURU 01-01-1970 03:00 KENDİ  İTİRAFLARIYLA  GÜNÜMÜZ BATI  MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜ 01-01-1970 03:00 GÜNÜMÜZÜN SULTAN VAHDETTİNLERİ, DAMAT FERİTLERİ, ALİ KEMALLERİ KİMLERDİR? 01-01-1970 03:00   31 MART 2024 MAHALLİ SEÇİMLERİNDE  OYUMU KİMİ VERECEĞIM? 01-01-1970 03:00 SİYONİST İSRAİL'İN ARAP SOYKIRIMI 01-01-1970 03:00 İSTİKLAL VE İSTİKBALİMİZ TEHLİKEDEDİR 01-01-1970 03:00 KENDİ İTİRAFLARIYLA SİYONİST İSRAİL’İN  “ KOLONİYAL  JANDARMA –POLİS DEVLETİ” OLARAK DOĞUŞU 01-01-1970 03:00 İSTİKLAL VE İSTİKBALİMİZ TEHLİKEDEDİR! 01-01-1970 03:00 SİYONİZM’İN SİYASALLAŞMASI VE ADRESİNİ BULMASIYLA GELEN “KOLONİYAL  JANDARMA - POLİS DEVLETİ KURMAK” İTİRAFLARI 01-01-1970 03:00 KENDİ İTİRAFLARIYLA SİYONİST İSRAİL’İN  “ KOLONİYAL  JANDARMA –POLİS DEVLETİ” OLARAK DOĞUŞU 01-01-1970 03:00 CUMHURİYETİN 100’ÜNCÜ YIL ANALİZLERİ  VE ELEŞTİRİLERİ 01-01-1970 03:00 CUMHURİYETİN 100’ÜNCÜ YILDÖNÜMÜNDE TÜRKÇE 01-01-1970 03:00 “HARF  DEVRİMİ”NDEN SONRA  GELEN “DİL DEVRİMİ” 01-01-1970 03:00  “ DOĞU İSLAM MEDENİYETİNDEN  KOPMAK” VE “SEKÜLER –LAİK BATI MEDENİYETİNE GİRMEK” 01-01-1970 03:00 “DİL DEVRİMİ” İLE GELEN “DİLİMİZİN DEVRİLMESİ”   HAKKINDA YABANCI İLİM ADAMLARININ GÖRÜŞLERİ 01-01-1970 03:00 “DİL DEVRİMİ” İLE GELEN ‘DİLİMİZİN DEVRİLMESİ” HAKKINDA YABANCI İLİM ADAMLARININ GÖRÜŞLERİ  II 01-01-1970 03:00 YABANCI  İLİM ADAMLARI –TÜRKOLOGLARIN “DİL DEVRİMİ” İLE GELEN ‘DİLİMİZİN DEVRİLMESİ” GÖRÜŞLER...1 01-01-1970 03:00 YABANCI İLİM ADAMLARI 01-01-1970 03:00 ERMENİ  TAŞNAKSUTYUN PARTİSİ İLE İTTİHAT VE TERAKKİ PARTİSİNİN SULTAN ABDÜLHAMİT’İ DEVİRMEK İÇİN İTTİFAKI VE GÜNÜMÜZDE TARİHİN TEKERRÜRÜ 01-01-1970 03:00 ERMENİ  TAŞNAKSUTYUN PARTİSİ İLE İTTİHAT VE TERAKKİ PARTİSİ.... 01-01-1970 03:00 “ABDÜLHAMİT VE ERDOĞAN GİTSİN DE KİM GELİRSE GELSİN” İN TARİHSEL ÇÖZÜMLENMESİ 01-01-1970 03:00 6 ŞUBAT 2023  7.7 +7.6 ÇİFTE BÜYÜK  DEPREMİ 01-01-1970 03:00 DİLE İHANET MİLLETE İHANET DEMEKTİR... 01-01-1970 03:00 CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN   VE  SİYASİ PARTİLER GENEL BAŞKANLARINA  İKİNCİ     AÇIK MEKTUBUM 01-01-1970 03:00 KOCABAŞÇA KÖŞESİ-7 01-01-1970 03:00 KOCABAŞÇA KÖŞESİ-6 01-01-1970 03:00 KOCABAŞÇA KÖŞESİ-5 01-01-1970 03:00 KOCABAŞCA KÖŞESI-OKULU-3 01-01-1970 03:00 CUMHURBAŞKANI VE MUHALEFET LİDERLERİNE AÇIK MEKTUBUM 01-01-1970 03:00 KOCABAŞCA KÖŞESI - OKULU 01-01-1970 03:00 KOCABAŞÇA 01-01-1970 03:00 VATAN VE MİLLETİMİZİ KUŞATAN TEHLİKELER VE OYUMU KİME VERECEĞİM? 01-01-1970 03:00 GERÇEKLER VE BİR DUA.. 01-01-1970 03:00 KUR’AN YAKMA HAÇLI SALDIRISI VE ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER 01-01-1970 03:00 BUNLAR SÖZLERİNİ TUTMAZLAR 01-01-1970 03:00 SES BAYRAĞIMIZ TÜRKÇEMİZİN ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 SES BAYRAĞIMIZ 01-01-1970 03:00 YENİ BİR CEPHE DAHA Ml AÇlYORLAR? 01-01-1970 03:00 BİR ENTELEKTÜEL NASIL OLMALI? 01-01-1970 03:00 TÜRKÇENİN  KATLİ İNGİLİZCE GRAMER KAİDELERİNİN TÜRKÇENİN GRAMER KAİDELERİNİ İŞGALİ 01-01-1970 03:00 BÜYÜK BİR “MȂNEVİ BUHRAN”A DOĞRU MU SÜRÜKLENİYORUZ? 01-01-1970 03:00 ENVER  PAŞA  VE İTTİHATÇI LİDERLERİN KAÇIŞLARI  VE ENVER PAŞA TARİHİNİN SONU 01-01-1970 03:00