Güncel sosyal ve siyasi meseleler, tek başına meseleler değildir.
Olayları, tarihte yaşanmış olaylarla bağlantısı, bunların geleceğe olan etkilerini göz önünde bulundurarak değerlendirmek gerekir.
Bu tarz değerlendirme dinamik tahlil metoduyla yapılan bir değerlendirmedir.
Bu metot Millet Partisi kurucu genel başkanı rahmetli Aykut Edibali’nin sıkça kullandığı bir metottur.
Bugün onun öğrencileri Millet Partisi kadroları tüm olayları sorgulatan bu metotla değerlendirmektedir.
Olayları dinamik tahlil metoduyla değerlendirmeden, sorgulamadan ülke sorunlarının çözümü mümkün değildir.
Örneğin; Yıllar öncesinde sırf şiir okuma suçundan hapse atılan birinin neden hapishanede mahkûm muamelesi görmediğini, parti kurma ve iktidar hazırlıkları yaptığını, yabancı misyon şefleriyle görüştüğünü, sorguladık mı?
Dışardan icazetli iktidar adayı parti liderlerinin daha parti kurmadan soluğu ABD ve Avrupa ülkelerinde aldığını, ABD’de devlet başkanı gibi karşılandığını, Yahudi lobileri ile görüşmesini, karşılıklı verilen sözler ve vaatler sonucu Yahudi olmayana verilmeyen “Yahudi Üstün Cesaret Madalyası” almasını sorguladık mı?
Devleti şirket gibi yöneteceğiz sözlerini, devletin tüm stratejik kurumlarını babalar gibi satacağız deyip satmalarını sorguladık mı?
Ülkemizdeki kiliselerin devletin hazinesinden tamir edilip ibadete açılmasını, vakıflarına ait tüm varlıklarının iade edilmesini sorguladık mı?
Suriye sınırlarındaki mayınların temizlenip sınırlarımızın güvenliğinin ortadan kaldırılmasını sorguladık mı?
İsrail için tehdit unsuru olan Suriye’nin ABD ve Türkiye’nin birlikte parçalamasını, ülkemizin mülteci kampına dönüştürülmesini sorguladık mı?
ABD’nin isteği doğrultusunda; iktidar ve muhalefetin birlikte PKK’yı meclise taşımasını sorguladık mı?
Sözde açılım süreci ile güneydoğu illerimizin işgal edilip hendeklerin kazılması sonucu yüzlerce asker, polis güvenlik mensuplarımızın şehit edilmesini sorguladık mı?
Sözde cumhuriyetçi, Atatürkçü, demokrasi, hukuk devleti, millilik, adalet ve kalkınma diyerek, rakipleri için bunlar terörist başı Abdullah Öcalan’ı af edecekler, hapisten çıkaracaklar diyerek, kahrolsun PKK, şehitler ölmez vatan bölünmez diyerek, PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın asılmasını isteyerek kürsüden ip atıp milletten oy alan İktidar ve sözde muhalefetin “Terörsüz Türkiye” aldatmacası ile PKK elebaşı bebek katili Abdullah Öcalan’ı ve militanlarını af etmek istemelerini sorguladık mı?
Dışardan icazetli politikacılar eliyle dini ve milli değerlerimizin nasıl istismar edildiğini, Dinin sözde dindarlar, milli değerlerin sözde milliyetçiler, Cumhuriyetin sözde cumhuriyetçiler eliyle içinin boşatılmasını, milletin birlik ve beraberliğinin mevcut iktidar muhalefetin uyguladığı ayrıştırıcı söylem ve uygulamalarıyla bozulduğunu sorguladık mı?
ABD kaynaklarına göre Türkiye’nin de içinde olduğu 27 ülkeyi kapsayan, ülkelerin haritalarını değiştirmeye yönelik Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi için Cumhurbaşkanının “Biz ABD’nin “Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesinin” eş başkanlarından biriyiz. Biz bu görevi yapıyoruz.” Sözlerinin ne manaya geldiğini sorguladık mı?
Cumhurbaşkanının Kıbrıs’tan bir parça toprak verebiliriz demesinin ne manaya geldiğini sorguladık mı?
Ege adalarımız Yunanlılar tarafından işgal edilip silahlandırılırken devleti yönetenlerin sessiz kalmasını sorguladık mı?
Fetö elebaşının kendileri için ”Bizim ilk uğraşmamız gereken kesim bunlar olacak.” demişler dediği kesimi neden ölümüne destekleyip iktidar ettiklerini; İlk uğraşmamız gereken kesim bunlar diyen iktidar mensuplarının neden devletin tüm imkanlarını” Fetö”ye seferber ettiğini, ne istedilerse verdiğini sorguladık mı?
Devletin kozmik odasına neden girildiğini, devletin tüm gizli sırlarının emperyalist ülkelerin eline geçtiğini, 850 civarında milli istihbarat görevlisinin şehit edildiğini sorguladık mı?
AKP’li Reşat Peteğin başkanlığında hazırlanan 15 Temmuz Darbe Girişimi Raporunun meclis kayıtlarına girmeden kaybolmasını, milletvekillerinin ve halkın bilmesinin neden engellendiğini sorguladık mı?
15 Temmuz soruşturmasında zamanın Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın ve MİT Başkanı Hakan Fidan’ın çağrılmasına rağmen neden gelip ifade vermediğini sorguladık mı?
TBMM’de 15 Temmuz Darbe Girişimi Araştırma Komisyonu kurulsun teklifinin AKP ve MHP oylarıyla reddedilmesini sorguladık mı?
Dışarıdan icazetli politikacıların bugün ak dediğine yarın kara, dün kara dediğine bugün ak demelerini ve Kendilerini inkara yönelik uygulamalarını sorguladık mı?
Örneğin: 30 yıl hoca efendi dediklerinin terörist; 30 yıldır terörist olan bebek katilinin bugün kurucu önder olmasını sorguladık mı?
Ajan olduğu, ülkemiz aleyhine faaliyetlerde bulunduğu, PKK terör örgütüyle iş birliği yaptığı belgelerle tespit edilip tutuklanan, 35 yıl hapis istemiyle yargılanan rahip Andrew Craig Brunson’u; ben görevde olduğum sürece Brunson’u kimse alamaz. Ver papazı, al papazı diyen cumhurbaşkanımıza ahmak olma dedikten sonra Brunson’un serbest bırakılmasını, Cumhurbaşkanımıza “Bu seçim hilelerini çok iyi bilir” demesini, Türkiye’yi F35 Projesinden çıkarmasını, parasını ödediğimiz F35’leri ve paramızı vermemesini, bütün olanlara rağmen Trump ile dostluktan vazgeçilmemesini, isteklerinin eksiksiz yerine getirilmesini sorguladık mı?
Ülkede %20’lik kesim zenginliğine zenginlik katarken %80’lik kesimin yoksulluk ve açlık sınırının altında bir gelire mahkum edilmesini sorguladık mı?
Bor ve toryum madeniyle ilgili ülkeye katma değer sağlayacak bilimsel projeleri olan Prof. Engin Arık ve ekibinin uçak kazası sonucu, ASELSAN mühendislerinin intihar süsü verilerek öldürülmesi, gazeteci Uğur Mumcu, siyasetçi Sinan Eteş, Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın suikast sonucu öldürülmesi, siyasetçi Adnan Kahveci’nin trafik kazası, Orgeneral Eşref Bitlis ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazasıyla öldürülmesi …….. gibi olayların neden aydınlatılmadığını sorguladık mı?
Yabancılardan icazetli partilerin kısa sürede parlatılıp iktidar ve iktidar adayı yapılırken: Millet Partisi kadrolarının göz yaşartıcı fedakarlıklarla yaptığı milleti uyarma faaliyetlerine basın yayın organlarda neden yer verilmediğini, Millet Partisi’nin tanınmasına neden engel olunduğunu sorguladık mı? Kim sorguladı?
Olaylar dinamik tahlil metoduyla değerlendirilmediği için ülkemizin sorunları çözülmüyor. Millet Partisi kadrolarının tespit ve önerilerinin doğruluğu olayları dinamik tahlil metodu ile değerlendirmesindendir. Onun içindir ki rahmetli Aykut Edibali’nin öğrencilerinin yaşanan olaylarla ilgili tespit ve önerileri hep doğru çıkmıştır.
Bugün de aynı yöntemle olayları değerlendirmekte, doğru tespit ve haklı önerilerde bulunmaktadır. Millet Partililere göre “Terörsüz Türkiye” adı altında yapılan Türk Milletini vatansız bırakmak için atılan bir adımdır, bu adımdan derhal vazgeçilmelidir.
Millet Partisi kadrolarının 60 yıldan beri yaptığı “Milletim uyan! Varlığın, birliğin geleceğin tehlikede! her alanda YENİDEN MİLLİ MÜCADELE. Her yerde ADALET, her zaman ADALET, herkes için ADALET. İnsan hak ve hürriyetlerine dayalı HUKUK DEVLETİ. Millî iradenin önündeki engellerin kalktığı DEMOKRASİ. Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği LAİKLİK. Fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü herkesin sosyal adalet şemsiyesine alındığı KERİM DEVLET. Bilim, hikmet ve erdemle donatılan, sorun üretmeyen, çözüm üreten BİLGE DEVLET ve BİLİM TOPLUMU. Büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir ve insanlığın yeni barış medeniyeti İSLAM RÖNESANSI'nı yöneten MUHTEŞEM TÜRKİYE’yi birlikte inşa edelim çağrısını duymak vatan, millet, bayrak, hak, hukuk, adalet diyen asker, sivil; siyasetçi, bürokrat, akademisyen, kanaat önderi, iş adamı, esnaf, memur, öğretmen, öğrenci, işçi, çiftçi….. tüm vatansever millet evlatlarının görevidir.
Unutmayalım “İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.” Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…