BİR HÜZNÜN ARDINDAN

M. Kemal Atik

17-05-2026 12:05

Bir Hüznün Ardından (Emir Ali Özçakır)

Cuma akşamı saat sekizde sevgili Nezir Ötegen'in haberinden öğrendim Emir Ali Özçakır'ın vefatını. Bir anda hüzün çöktü üzerime. İçimdeki hüznün yalnızlığını hissettim. “Hep gidenler gibi o da ayrıldı dost bağından, geriye dönmeyeceklerin yanına gitti.” dedim. “Âh! keşke gidenler canla gönülle dönselerdi, dindireceklerdi yüreğimizin sesini.” dedim. Sonra da kendi dünyamda, hüzünlü gecemde aklıma gelenleri yazdım: 

Hayatın başlangıcını nasıl anlamalı, sonunu nasıl anlamalı? İnsani olanı nasıl anlamalı ilahi olanı nasıl anlamalı? diye düşündüm. Hayatta gerçekleşen büyük ve küçük olaylarda, kendi tavırlarımızda ve başkalarınınkinde de sürekli olarak önümüzde başka bir tür irade olduğu aklıma geldi. Hiçbir egemen ve esnek fikir tanımayan, kapris, saçmalık ve bencilliğe dayanan bir iradeydi bu. İşte bu irade sadakat, mantık, ya da bağıntıdan uzak, kendi içinde dağılmış ve perişan bir iradedir. Bunu nasıl anlamalı ve nasıl belirli bir düzeye indirgemelidir, derken ömür gelir geçer. Dünün anıları üzerine kurulu yaşam kuşkusuz sona erer. Yaşarken, bilinçliyken, ölümün ne olduğunu anlamadan vakit dolar. Sonunda dönüşüm gerçekleşir. Nedir o dönüşüm? Geldiğimiz yere yani Kur"an"ın ifadesiyle O’na yani Yüce Yaradan'a dönme zamanı gelmiştir. Ama pek çoğumuz kalıcı olduğunu düşündüğümüz şeylerin sürmesini isteriz. Adımız, anımız, ailemiz, ekonomik ve manevi olarak kazandığımız şeylerin, geliştirmiş olduğumuz erdemlerin sürmesi gibi. Gizli arzularımızın, gizlenmiş arayışlarımızın ve hırslarımızın sürmesi gibi. Aslında ölümsüz olan, ebedileşen Hak varlığında yok olmadır. Onun içindir ki " Ölmeden önce öl de ölümsüz olarak diril." hadisi bunu ifade eder. Yani tutkularından kurtul da sonsuzluğa ulaş. İşte o zaman sonsuz yaşama açılan kapıdan aşkın aşkına bir ümit ve iman ile ulaşmak mümkün olacaktır.

İşte merhum Emir Ali Özçakır da dünyada kendi gerçeğini yaşayıp da geldiği yere giden kardeşlerimizden biridir. Bir gönül ehline sormuşlar: “Huzura nasıl ulaşırsın?” Cevap vermiş: “Uzaklaşarak.” “Neyden?” diye sormuşlar, o da şöyle cevap vermiş: “Kimi insan derttir, kimi insan derman, kimine yaklaştıkça kiminden ise uzaklaştıkça derman bulursun." 

Emir Ali Özçakır İyi bir insandı,iyi bir dosttu. Ona yaklaştıkça derman olurdu, lütufkârdı, sadıktı, dürüst ve alçak gönüllüydü. Halinden tavrından sevecenlik, güler yüz, dostluk arayan biri olduğu anlaşılırdı. Gönül çelen bir gülümsemesi vardı. İnsanların duyarlı yanlarına seslenirdi, yüreğe işleyen bir söz söylendiğinde çoğu insandan duyduğunuz canlı, coşkulu, incelikli, alçakgönüllü, mutlu bir insanla karşılaştığınızı hissederdiniz. Onunla tanışmam 26-28 Ekim 2002 tarihleri arasında Develi Belediyesi'nin ulusal düzeyde düzenlediği, “I.Bütün Yönleriyle Develi Bilgi Şöleni” isimli sempozyumda oldu. Sempozyuma altmış civarında bilim adamı tebliğ sundu. Develi gemişten günümüze tüm yönleriyle ele alındı. Zamanın belediye başkanı Sayın Ali Ağca’nın büyük gayretleriyle oluşan sempozyum sonuç bildirileri 900 sayfalık kaynak bir eser olarak “Belediye Kültür hizmeti” olarak yayımlandı. İşte bu sempozyumun tertip komitesinde merhum Y. Doç.Dr. Kadir Özdamarlar, Y.Müh. Âlim Gerçel, Yaşar Elden, merhum Emir Ali Özçakır ile birlikteydik. Bu şölenin gerçekleşmesinde ve hizmetin aksamamasında büyük fedakarlık gösterdiğine şahit oldum. Develi’ye olan sevgisini, tutkusunu ve bu uğurdaki gayretini o zaman gördüm ve takdir ettim. Emir Ali, erdeminin temeli olarak başlıca üç şeye önem verirdi: “Vatan, bayrak ve ezan. Bu değerler insanı tutsallıktan kurtarır.” derdi. “İnsanın şeref bakımından üstünlüğü, insanlığa karşı duyduğu sevginin genişliği ve içtenliği ile ölçülür.” derdi.

İnsanları birbirine düşman saflar haline getiren inançların insanın ilkel içgüdülerinden ve kendi ruhunun yapısındaki mayasından gelen içtepilerden olduğunu söylerdi. Çağımızın bunalımlarının kökünde saklı olan esaslı kötülüğün bir erdem anarşisi, insanlık aşkından yoksun olma trajedisi olduğunu sık sık dile getirirdi. Eserlerinde ise yüce ve evrensel bir sevgi erdemini savunurdu. Ona göre vatanı sevmek için bütün insanlara iyi gözle bakmak gerekir. Vatan uğrunda cihad yüce bir harekettir. Toprağını korumak ve yuvasını sevmek bir ülküdür. “Türkler bağımsızlığını kaybettiği gün insanlığa da veda eder; başka ulusların boyunduruğunu kabul edenlerde ruh asilliği ve ahlaki cesaret kalmaz. Türklük, milliyeti aşarak insanlığa ulaşmak; vatan sevgisinden insanlık idealine yükselmektir. Kapitalizmin sömürgeci ruhuyla komünizmin özgürlüklere saygı duymayan emperyalizmi arasındaki yarışma yüzünden, gelecekte trajik olaylar doğacak; kurtuluş ise Türk İslam ahlakı ile mümkün olacaktır. Türk İslam ahlakında kendini beğenmişlik yok, sınıf menfeatleri ve zümre hakimiyeti yoktur. Maddeye hükmedeyim derken, maddenin hükmü altına girmiş kapitalizm, kendi silahı ile vurulmuş ve içinde yıkılmaya başlamıştır. O yüzden, Türk İslam ahlakının vecizeler şeklinde ortaya koyduğu; adalet, hakikat, hürriyet ve iman ideal bir milleti bir devleti yaşama götüren en önemli değerlerdir. Davranışlarımızı dıştan gelen buyruklar değil kendi ruhumuzun derinliklerinden, öz yapısından, mayasından gelen içtepiler oluşturmalıdır. Çağımızdaki sosyal ve uluslararası bunalımların habercisi olan ahlaki yozlaşmanın reçetesi kendi değerlerimizle kaynaşmakla mümkün olacaktır.” derdi.

Gerek şiirlerinde gerekse eserlerinde düşüncelerini sergilemedeki ataklığı, cesareti ve gururlu tavrı ile gönüllerimizin derinliklerinde unutulmaz iz bırakan Emir Ali Özçakır'ı rahmetle, saygıyla ve sevgiyla anıyor; Allah’ın müminlere sunduğu armağanlara nail olmasını Yüce Yaradandan niyaz ediyorum.

DİĞER YAZILARI AİLE BAĞLARIMIZI KOPARAN ŞER DUYGULAR 01-01-1970 03:00 EMPERYALİSTLERİN SERMAYESİ 01-01-1970 03:00 RAMAZAN AYINDA RUHEN VE BEDENEN ARlNMAK 01-01-1970 03:00 İRAN MEHDİYİ BEKLİYOR 01-01-1970 03:00 BAYRAĞIMIZ... 01-01-1970 03:00 KUR'ANlN MÜSLÜMANLARA ÇAĞRISI 01-01-1970 03:00 SEYRANİ'Yİ FARKLI OKUMAK 01-01-1970 03:00 Milletin temsilcileri, kör ve azgın öfkeleri 01-01-1970 03:00 ZENGİNLEŞTİKÇE AHLAKİ DEĞERLERİMİZDEN UZAKLAŞIYORUZ 01-01-1970 03:00 KADİR ÖZDAMARLAR 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMAN TOPLUM DİYEBİLİR MİYİZ? 01-01-1970 03:00 İyi insanların dürüstlüğe verdiği değer 01-01-1970 03:00 MUHARREM AYINl İDRAK EDİYORUZ 01-01-1970 03:00 AŞKA YÜKSELMEK 01-01-1970 03:00 İBADET, HAK VARLIĞINDA YOK OLMAKTIR 01-01-1970 03:00 NEVRUZ MUHABBET SOFRASININ AÇILDIĞI GÜNDÜR 01-01-1970 03:00 İLAHİ GÜÇTEN PAYIN ALINDIĞI AYDIR RAMAZAN 01-01-1970 03:00 LİYAKAT 01-01-1970 03:00 İNSANLARI BEYAZ KEFENE SARARAK AKLAYAMAZSINlZ! 01-01-1970 03:00 Aile, Hayatın Başlangıcıdır  01-01-1970 03:00 Dinin Özü  01-01-1970 03:00 Cinsel bir yaşamın ihtirasından Arınamayanlar Mutlak iyiliğe Ulaşamazlar  01-01-1970 03:00 Sevgili Peygamberim 01-01-1970 03:00 Kaygı Çağında Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK 01-01-1970 03:00 ÖFKE DOLU MİLLET VEKİLLERİ 01-01-1970 03:00 Emperyalist Güçler Sermayelerini Gözyaşı ve Kan Üzerine Kurmuşlardır.  01-01-1970 03:00 Küresel Isınmada Korkutucu Sonuçlar       01-01-1970 03:00 Cinsel Tahrik Ve Baştan Çıkarma Görünümü  01-01-1970 03:00 Kazakistan Anıları 01-01-1970 03:00 "Mavi gözlü Mavi Türk" Prof. Dr. Rahmangul Berdibayev 01-01-1970 03:00 Rshmsngul Berdibayev 01-01-1970 03:00 Bir Arifin İlhamı Bir Âlimin Mantığı Kadar Değerlidir 01-01-1970 03:00 TÜRKİSTAN ANlLARl 01-01-1970 03:00