GÜVERCİNLER, BİR ŞEHRİN MANEVİ SİMGESİDİR-1

M. Kemal Atik

20-08-2026 11:12

Değerli Okurlarım,

Bir şehrin ruhunu yalnızca taşında, toprağında, binalarında ve meydanlarında aramak doğru mudur?

Bazen bir şehrin ruhu, insanların arasında sessizce dolaşan bir güvercinin kanat çırpışında; bir çocuğun avucundaki yemleri kuşlarla paylaşmasında; yaşlı bir insanın meydanın kenarında onları uzun uzun seyretmesinde gizlidir.

Güvercinler, yüzyıllardır barışın, sevginin, huzurun ve sadakatin sembolü olarak kabul edilir. 

İnsanlarla kurdukları yakın ilişki, geçmişten günümüze uzanan güçlü bir kültürel mirasın da parçasıdır. Yaşadığımız coğrafyada güvercine verilen değer, Orta Asya'dan bu yana sürüp gelen bir yakınlığın izlerini taşır. Göktürk Yazıtları'nda güvercin anlamına gelen “kökürçkün” ve “köğürçün” gibi kelimelerin kullanılması, bu kuşun kültürümüzdeki eski yerini göstermektedir.

Osmanlı döneminde ise güvercinler ve diğer kuşlar yalnızca birer süs veya hobi unsuru olarak görülmemiştir. Saray bahçelerinde kuşlarla ilgilenen kuşbazlar bulunur, cami avlularındaki kuşların beslenmesi için vakıflar kurulurdu. Hatta bazı yapılarda kuşların barınabilmesi için özel mekânlar oluşturulmuştu.

Bugün hâlâ Osmanlı mimarisinin zarif örnekleri arasında kuş evlerini görmek mümkündür. 

Cami duvarlarına, vakıf binalarına, köprülere ve kale duvarlarına yapılan bu küçük yapılar, aslında büyük bir medeniyet anlayışının sessiz belgeleridir. 

Çünkü o medeniyette insan, kendisini tabiatın efendisi değil; tabiatla birlikte yaşayan bir varlık olarak görüyordu. Kuş evleri, sanatla merhametin buluştuğu yerlerdi. 

Bir taş duvara işlenen küçücük bir kuş yuvası, insanoğlunun kendisinden başka canlıları da düşündüğünü gösteriyordu. Kuşlara yem vermek, onları korumak ve barındırmak sevap kabul ediliyordu. 

Yaratılmış her canlıya karşı merhamet beslemek, insan olmanın bir gereği sayılıyordu.

Güvercinler, halk kültürümüzde ve türkülerimizde de kendilerine geniş bir yer bulmuştur. 

Özellikle Rumeli türkülerinde güvercin; sevgiliye haber götüren bir kuş, gurbetten dönen bir umut, sadakatin ve sevdanın sembolü olarak karşımıza çıkar.

Belki de bu yüzden güvercin gördüğümüzde içimizde tarif edilmesi güç bir yakınlık hissederiz.

Cumhuriyet Meydanı'nda Güvercinler

Kayseri Cumhuriyet Meydanı'nda sabahın erken saatlerinde güvercinleri uzun uzun seyrediyorum. 

Meydan henüz günün telaşına tam anlamıyla teslim olmamışken onları izlemek, insana başka türlü bir huzur veriyor. 

Etrafıma bakınıyor, onları inceliyorum. 

Kimi yerde yürüyor, kimi kanatlarını çırpıyor, kimi insanların ayakları arasında dolaşıyor. 

İnsanlardan kaçmıyorlar. İnsanlar da onları ürkütmemeye çalışıyor. 

Bir müddet sonra kendime şu soruları soruyorum: Bu güvercinleri buraya getiren nedir? 

Onları insanlara yaklaştıran nedir? 

İnsanlar güvercinlerden hoşlandıkları için mi onlar meydanlara geliyor, yoksa güvercinlerin varlığı insanlara huzur verdiği için mi insanlar onları burada yaşatıyor? 

Belki de cevap her ikisinde de gizlidir. 

Çünkü meydandaki manzaraya baktığınızda, insanla kuş arasında sessiz bir anlaşmanın varlığını hissediyorsunuz. Özellikle çocuklar...

Çocukların ellerindeki yemleri güvercinlerle paylaşmaları, onların kuşlara yaklaşırken duydukları heyecan ve sevinç görülmeye değer. Devam edecek

DİĞER YAZILARI CUMHURİYET MEYDANI’NDA İNSAN DENEN MEÇHUL – 6 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET MEYDANI’NDA İNSAN DENEN MEÇHUL – 5 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Meydanı'nda İnsan Denen Meçhul-4 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Meydanı'nda İnsan Denen Meçhul -3 01-01-1970 03:00 AİLE BAĞLARIMIZI KOPARAN ŞER DUYGULAR 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Meydanı'nda İnsan Denen Meçhul -2 01-01-1970 03:00 Geçmiş İle Bugünün Yan Yana Yürüdüğü Meydan: Cumhuriyet Meydanı 01-01-1970 03:00 Hayat Irmağımız Neredeyse Yok Olup Gidiyor 01-01-1970 03:00 Ne Kadar Dünyalıyız ve Ne Kadar Ukbalı? 01-01-1970 03:00 Düşünce ve Eylem Kıskacında Erdemli İnsan 01-01-1970 03:00 Tasavvuf Terminolojisinde  VECD  01-01-1970 03:00 BİR HÜZNÜN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 AİLE BAĞLARIMIZI KOPARAN ŞER DUYGULAR 01-01-1970 03:00 EMPERYALİSTLERİN SERMAYESİ 01-01-1970 03:00 RAMAZAN AYINDA RUHEN VE BEDENEN ARlNMAK 01-01-1970 03:00 İRAN MEHDİYİ BEKLİYOR 01-01-1970 03:00 BAYRAĞIMIZ... 01-01-1970 03:00 KUR'ANlN MÜSLÜMANLARA ÇAĞRISI 01-01-1970 03:00 SEYRANİ'Yİ FARKLI OKUMAK 01-01-1970 03:00 Milletin temsilcileri, kör ve azgın öfkeleri 01-01-1970 03:00 ZENGİNLEŞTİKÇE AHLAKİ DEĞERLERİMİZDEN UZAKLAŞIYORUZ 01-01-1970 03:00 KADİR ÖZDAMARLAR 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMAN TOPLUM DİYEBİLİR MİYİZ? 01-01-1970 03:00 İyi insanların dürüstlüğe verdiği değer 01-01-1970 03:00 MUHARREM AYINl İDRAK EDİYORUZ 01-01-1970 03:00 AŞKA YÜKSELMEK 01-01-1970 03:00 İBADET, HAK VARLIĞINDA YOK OLMAKTIR 01-01-1970 03:00 NEVRUZ MUHABBET SOFRASININ AÇILDIĞI GÜNDÜR 01-01-1970 03:00 İLAHİ GÜÇTEN PAYIN ALINDIĞI AYDIR RAMAZAN 01-01-1970 03:00 LİYAKAT 01-01-1970 03:00 İNSANLARI BEYAZ KEFENE SARARAK AKLAYAMAZSINlZ! 01-01-1970 03:00 Aile, Hayatın Başlangıcıdır  01-01-1970 03:00 Dinin Özü  01-01-1970 03:00 Cinsel bir yaşamın ihtirasından Arınamayanlar Mutlak iyiliğe Ulaşamazlar  01-01-1970 03:00 Sevgili Peygamberim 01-01-1970 03:00 Kaygı Çağında Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK 01-01-1970 03:00 ÖFKE DOLU MİLLET VEKİLLERİ 01-01-1970 03:00 Emperyalist Güçler Sermayelerini Gözyaşı ve Kan Üzerine Kurmuşlardır.  01-01-1970 03:00 Küresel Isınmada Korkutucu Sonuçlar       01-01-1970 03:00 Cinsel Tahrik Ve Baştan Çıkarma Görünümü  01-01-1970 03:00 Kazakistan Anıları 01-01-1970 03:00 "Mavi gözlü Mavi Türk" Prof. Dr. Rahmangul Berdibayev 01-01-1970 03:00 Rshmsngul Berdibayev 01-01-1970 03:00 Bir Arifin İlhamı Bir Âlimin Mantığı Kadar Değerlidir 01-01-1970 03:00 TÜRKİSTAN ANlLARl 01-01-1970 03:00