GÜVERCİNLER, BİR ŞEHRİN MANEVİ SİMGESİDİR-2

M. Kemal Atik

21-08-2026 11:02

Değerli Okurlarım,

Bir çocuk için güvercine yem vermek küçük bir davranış olabilir. 

Fakat aslında bu küçük davranışın içinde büyük bir eğitim vardır.

Çocuk kuşa zarar vermemeyi öğrenir. Onu korumayı öğrenir.

Onun da yaşama hakkı olduğunu fark eder. Ve belki de bir canlıya gösterdiği bu sevgi, zamanla bütün canlılara karşı duyacağı sevginin ilk adımı olur. 

Bu nedenle hayvan sevgisini çocuklarımıza yalnızca sözle değil, yaşayarak öğretmeliyiz. Ailede başlayan bu sevgi okulda, sokakta ve hayatın diğer alanlarında devam etmelidir.

Çünkü hayvan sevgisi, doğa sevgisine; doğa sevgisi ise insan sevgisine açılan kapılardan biridir. 

Meydandaki güvercinleri seyrederken bunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha düşünüyorum. 

Güvercinlerin kanat çırpışları, çocukların ellerindeki yemleri onlarla paylaşmaları, insanların yürürken onları rahatsız etmemek için adımlarına dikkat etmeleri...

Bütün bunlar, şehrin gürültüsü içinde sessiz bir medeniyet görüntüsü oluşturuyor. İnsanların ayakları altında dolaşan güvercinler kaçmıyor. İnsanlar da onların üzerinden geçip gitmiyor; adımlarını değiştiriyor, yollarını biraz olsun onların varlığına göre ayarlıyorlar. İşte bu küçücük davranışta bile medeniyetin ince bir tarafı gizli değil midir? 

Medeniyet, yalnızca büyük binalar yapmak değil; küçücük bir canlının yaşam alanına saygı göstermektir. 

Günün ilerleyen saatlerinde güneş meydanı iyice ısıtmaya başladığında güvercinler, kale duvarlarına iliştirilmiş dinlenme yerlerine çekiliyorlar. 

Oradan gelip geçeni seyrediyorlar. 

Bir süre sonra hepsinin yan yana, sessizce duruşlarını izliyorum. 

Sanki kendi aralarında bir şeyler konuşuyorlar.

Kim bilir? Belki de meydanı, insanları ve olup bitenleri kendi dünyalarından değerlendiriyorlar. 

Belki de bize söylemek istedikleri tek bir cümle var: “Bize merhametle bakın.” Çünkü onların dili yok; fakat kanatları var. Sözleri yok; fakat sessizlikleri var. 

İnsanlara anlatacak hikâyeleri yok; fakat varlıklarıyla insana çok şey düşündürüyorlar. 

Posta güvercinlerinden taklacı güvercinlere, oyun kuşlarından yüksek uçan ırklara kadar insanlık tarihinin farklı dönemlerinde çeşitli amaçlarla beslenen bu kuşlar, bugün de meydanlarımızda yaşamaya devam ediyor. 

Bazen kale duvarlarının üzerine konuyor, bazen cami avlularında dolaşıyor, bazen de çocukların çevresinde toplanıyorlar. 

Sanki şehrin insanlarına sessiz bir selam veriyorlar. 

Ve onların varlığı, meydanın sert taşlarına yumuşak bir anlam katıyor. 

Belki de bu yüzden güvercinler yalnızca bir kuş değildir. 

Onlar, bir şehrin hafızasının, merhametinin ve insanla tabiat arasındaki görünmez bağın simgesidir.

İnsanı diğer canlılardan üstün kılan şey, yalnızca aklı ve gücü değildir. 

Asıl üstünlük, sahip olduğu gücü merhametle kullanabilmesindedir. 

Yaratılmışların en mükemmeli olarak kabul edilen insanı yücelten de doğayla ve diğer canlılarla uyum içinde yaşayabilmesidir. 

Erdemli olmak biraz da budur. Bir ağacın gölgesine saygı göstermek... 

Bir kuşun yuvasını bozmamak... 

Bir hayvanın yaşam hakkını gözetmek... 

Ve bizden başka canlıların da bu dünyada bizimle birlikte yaşadığını unutmamak... 

Cumhuriyet Meydanı'nda güvercinleri seyrederken bunları düşünüyorum.

Şehrin bütün gürültüsünün ortasında onların sessizliği bana çok şey söylüyor. 

Belki de insanın aradığı huzur, bazen çok uzaklarda değildir. 

Bazen bir meydanın ortasında, bir çocuğun avucundaki birkaç avuç yemde; bazen bir güvercinin kanat çırpışında; bazen de insanın bir canlıya zarar vermemek için attığı küçücük bir adımda saklıdır. 

Ve belki de gerçek medeniyet, insanın kendisi dışındaki canlıların da hayatına saygı göstermeyi öğrendiği gün başlayacaktır.

Cumhuriyet Meydanı'nda güvercinler uçmaya devam ediyor.

Ben ise onları seyretmeye...

DİĞER YAZILARI GÜVERCİNLER, BİR ŞEHRİN MANEVİ SİMGESİDİR-1 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET MEYDANI’NDA İNSAN DENEN MEÇHUL – 6 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET MEYDANI’NDA İNSAN DENEN MEÇHUL – 5 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Meydanı'nda İnsan Denen Meçhul-4 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Meydanı'nda İnsan Denen Meçhul -3 01-01-1970 03:00 AİLE BAĞLARIMIZI KOPARAN ŞER DUYGULAR 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Meydanı'nda İnsan Denen Meçhul -2 01-01-1970 03:00 Geçmiş İle Bugünün Yan Yana Yürüdüğü Meydan: Cumhuriyet Meydanı 01-01-1970 03:00 Hayat Irmağımız Neredeyse Yok Olup Gidiyor 01-01-1970 03:00 Ne Kadar Dünyalıyız ve Ne Kadar Ukbalı? 01-01-1970 03:00 Düşünce ve Eylem Kıskacında Erdemli İnsan 01-01-1970 03:00 Tasavvuf Terminolojisinde  VECD  01-01-1970 03:00 BİR HÜZNÜN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 AİLE BAĞLARIMIZI KOPARAN ŞER DUYGULAR 01-01-1970 03:00 EMPERYALİSTLERİN SERMAYESİ 01-01-1970 03:00 RAMAZAN AYINDA RUHEN VE BEDENEN ARlNMAK 01-01-1970 03:00 İRAN MEHDİYİ BEKLİYOR 01-01-1970 03:00 BAYRAĞIMIZ... 01-01-1970 03:00 KUR'ANlN MÜSLÜMANLARA ÇAĞRISI 01-01-1970 03:00 SEYRANİ'Yİ FARKLI OKUMAK 01-01-1970 03:00 Milletin temsilcileri, kör ve azgın öfkeleri 01-01-1970 03:00 ZENGİNLEŞTİKÇE AHLAKİ DEĞERLERİMİZDEN UZAKLAŞIYORUZ 01-01-1970 03:00 KADİR ÖZDAMARLAR 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMAN TOPLUM DİYEBİLİR MİYİZ? 01-01-1970 03:00 İyi insanların dürüstlüğe verdiği değer 01-01-1970 03:00 MUHARREM AYINl İDRAK EDİYORUZ 01-01-1970 03:00 AŞKA YÜKSELMEK 01-01-1970 03:00 İBADET, HAK VARLIĞINDA YOK OLMAKTIR 01-01-1970 03:00 NEVRUZ MUHABBET SOFRASININ AÇILDIĞI GÜNDÜR 01-01-1970 03:00 İLAHİ GÜÇTEN PAYIN ALINDIĞI AYDIR RAMAZAN 01-01-1970 03:00 LİYAKAT 01-01-1970 03:00 İNSANLARI BEYAZ KEFENE SARARAK AKLAYAMAZSINlZ! 01-01-1970 03:00 Aile, Hayatın Başlangıcıdır  01-01-1970 03:00 Dinin Özü  01-01-1970 03:00 Cinsel bir yaşamın ihtirasından Arınamayanlar Mutlak iyiliğe Ulaşamazlar  01-01-1970 03:00 Sevgili Peygamberim 01-01-1970 03:00 Kaygı Çağında Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK 01-01-1970 03:00 ÖFKE DOLU MİLLET VEKİLLERİ 01-01-1970 03:00 Emperyalist Güçler Sermayelerini Gözyaşı ve Kan Üzerine Kurmuşlardır.  01-01-1970 03:00 Küresel Isınmada Korkutucu Sonuçlar       01-01-1970 03:00 Cinsel Tahrik Ve Baştan Çıkarma Görünümü  01-01-1970 03:00 Kazakistan Anıları 01-01-1970 03:00 "Mavi gözlü Mavi Türk" Prof. Dr. Rahmangul Berdibayev 01-01-1970 03:00 Rshmsngul Berdibayev 01-01-1970 03:00 Bir Arifin İlhamı Bir Âlimin Mantığı Kadar Değerlidir 01-01-1970 03:00 TÜRKİSTAN ANlLARl 01-01-1970 03:00