ÇOKLU ZEKÂ KURAMINA GÖRE NASIL PLÂN YAPILACAĞI KONFERANSINDAN ANIM... 20/12/2003 Cumartesi
Talas Bilge Kağan İlkokulu’nda öğretmen olarak görev yapıyordum. Tevfik Kuşoğlu İlköğretim Okulu’nda ilçemiz ilköğretim ve lise öğretmenlerine “Çoklu zekâ kuramına göre nasıl plân yapılacağı” hakkında konferans vardı. Saat on üç otuzda konferansa gittim.
Salon iyice dolmuştu, arkalardan bir yer bularak oturdum. Okuldan birkaç öğretmeni gördüm, onlarında beni görmesinden sonra konferanstan gizlice ayrılmayı düşünüyordum. Ama konferansta gerçekten çok yararlı konular işleniyordu. Aynı şeyleri biz öğretmenler yıllarca dillendiriyorduk. Bakanlık, bizim görüşlerimize göre müfredat geliştirmiyor, masa başında plânladıklarını bizlere uygulatıyordu. Müfettişler, bakanlığın müfredatına göre bizden istiyorlar; bizler de müfettişlerin isteklerine göre öğrenci yetiştirmeye çalışıyoruz.
Sonuç ortada... Bu eğitim sistemi kargaşasında ülke olarak bir arpa boyu yol alamıyoruz.
Konferansı veren doçent, üniversitedeki gençlerin kendilerine güvenleri olmadığından, hâlâ ana-babaya bağımlı, başkalarına özenti içinde, kişilik geliştirememiş ve kendilerini tanımadıklarından yakınıyordu. Çoğu âlimlerin ve büyük mutasavvıfların “kişinin kendilerini tanımaları” hakkındaki sözlerine değindi.
Geçmişten ve günümüzden ilginç birkaç fıkra anlattı.
Bundan elli yıl önce bir köylü çocuğu nasıl olmuşsa üniversiteyi kazanmıştı. Ankara’da felsefe bölümüne kaydını yaptırmış, tatilde memleketine dönmüştü. Davul ve zurna ile karşılanmış, anası iki tavuk keserek oğluna bir ziyafet vermiş. Sofranın başında babası, oğluna şöyle söylemiş:
— Oğlum, bildiğim tıbbıyeden doktor, askeriyeden subay, muallim mektebinden öğretmen çıkar. Senin okuduğun okuldan ne olunur? Okulu bitirdikten sonra ne olacaksın, okulda neler öğreniyorsunuz?
Çocuk, masadaki tavukları göstererek konuşmuş:
— Baba, şimdi sofrada iki tavuk var değil mi? Bana göre burada üç tavuk vardır...
Baba hayretle sormuş:
— Hanım, burada üç tavuk görüyor musun? Benim gördüğüm iki tavuktur!
Çocuk, baba ve anasının şaşkın bakışları arasında saymaya başlamış:
— Bak baba! Şu bir tavuk, bir de şu iki eder. Şuna iki dedim, birde bu etti üç. İşte sofrada üç tavuk olduğunu ispatlıyorum...
Baba, anasına dönerek şöyle söylemiş:
— Hanım, şu tavuk senindir. Etti bir. Şu da benimdir, etti iki. Üçüncü tavukta oğlumuzun olsun. Haydi buyurun yiyelim...
İKİNCİ FIKRA DA GÜNÜMÜZ İLE İLGİLİYDİ
Amerikan Başkanı George Bush, İngiltere kraliçesini ziyarete gitmişti. Kraliçe ile görüşmesi sırasında ona sormuş:
— Sayın kraliçem, bu kadar başarılı olmanızı neye borçlusunuz?
Kraliçe cevap vermiş:
— Çok zeki insanlar ile çalışıyorum. Bakın onların nasıl zeki birisi olduğunu size göstereyim, diyerek Başbakan Tony Blair’i çağırarak sormuş:
— Tony, senin annen ile babandan olma bir kardeşin vardır. Ama o, senin ne erkek ne de kız kardeşindir. Bu kardeşin kimdir?
Tony, cevap vermiş:
— O, benim kraliçem.
Tony dışarıya çıktıktan sonra kraliçe, Bush’a dönerek:
— Gördün mü? benim böyle zeki insanlarla çalışıyorum...
Bush, memleketine döndükten sonra Savunma Bakanı Rumsfeld’i çağırıp aynı soruyu sormuş:
— Rumsfeld, senin annen ile babandan olma bir kardeşin vardır. Ama o, senin ne erkek ne de kız kardeşindir. Bu kardeşin kimdir?
Rumsfeld, düşünüp taşınmış. Bir türlü cevap verememiş. İzin isteyerek dışarı çıkınca Dışişleri bakanı Colin Paul ile karşılaşmış. Aynı soruyu ona sormuş. Bakan, biraz düşündükten sonra o, benim, diyerek cevap vermiş. Rumsfeld, hemen içeri girip, Bush’a cevabı söylemiş:
— O kardeşim, Colin Paul’dur, demiş.
Bush, bu cevaba itiraz ederek:
— Bilemedin! O kardeşin Tony’dir, demiş.
Tabii bunlar uydurulmuş fıkralardır. İngiltere’nin ve Amerika’nın teknolojik gelişmeleri ile ülkemiz boy ölçüşemez. Bu da bizim ne kadar zeki insanlar olduğumuzu gösterir...
Konferansa ara verilince sigara içek bahanesiyle dışarıya çıktım. Oradan ayrılarak eve geldim.
Ahmet KARAASLAN
Faruk Ergan
PEDRO SANCHEZ
KADİR DAYIOĞLU
DÜN GEÇTİ GİTTİ CANCAĞIZIM!
AHMET KARAASLAN
ÇOKLU ZEKA KURAMI
Mustafa Temizer
TOPLUM NASIL APTALLAŞIR? BİZ APTAL MIYIZ?
Mustafa Cengiz
BU SAATTEN SONRA SÜPER LİG TRENİ KAÇMAZ!
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
ARADIĞINI BULMAKTAN ÇOK, BULDUĞUNUN KIYMETİNİ BİLMEK ÖNEMLİ!...
Mustafa Göçer
ÜLKEMİZİN GÜNDEMİ ORMAN OLMALI
Ali Rıza Navruz
KİTAP VE KİTAP OKUMAK…
İhsan Görücü
SAPAN MİLLET ZALİM HACCACINI HAZIR BULUR
Ömer Faruk Kotay
UÇLARDAYIZ