Tatvan’da çok sayıda Kayserili hemşehrim vardı. Emniyet amirliğindeki İncesulu polis memuru Mustafa Tokyay’ı görmek için sık sık emniyet amirliğine giderdmi. Buraya sık gittiğimi gören halk, benim sivil polis olduğumu sanıyormuş.
Karakolda Aydınlı bir polis vardı, kul hakkına çok riayet eder, özel işlerinde polislerin devletin aracını kullanmalarını eleştirirdi. Bir gün Et ve Balık Kurumu’nda yeni hayvan kesilmişti. Polisler, sakatat almak için polis arabası ile gitmeyi tasarlıyorlardı. Bu polise de sakatat alıp almayacağını sordular. “Almak istersem, otobüs ile giderim,” dedi. Öteki arkadaşları bu düşüncelerinden dolayı onu hor görüyorlardı. İl emniyet müdürünün kendilerine şöyle söylediğini anlattılar: “Bunu aranızda harcayın!..” Bir atasözümüz vardır: “Devletin malı deniz, yemeyen domuz.”
Emniyet müdürü, adı geçen polisin nöbetçi olduğu bir gece sabaha karşı amirliğe baskına gelmişti. Polisler, bira araya toplanarak eğlenmişler, kâğıt oynamışlar. Sabaha karşı da herkes görev yerlerine çekilerek uykuya geçmişlerdi.
Emniyet müdürü, kapıdaki nöbetçi ve bekçiden başlayarak “kimseye haber vermemeleri” hususunda uyarmış. Tüm polisleri, görevleri dışında başka şeyler ile meşgul iken yakalamıştı. Hemşehrim İsmail de telsizin başında görevli olduğunu söylüyordu. Odadaki koltuğun birini kapanın arkasına dayamış, diğerlerini de yatmak üzere hazırlamıştı. Çoraplarını çıkardığı sırada kapsı vurulmuş, kapıyı açar açmaz İl Emniyet müdürü ile karşılaşınca ne yapacağını şaşırmıştı!
Müdüre sabah namazını yeni kıldığını söylemiş ise de müdür, odanın durumuna bakarak işi anlamıştı.
Ertesi gün o gece görevli olanların tümünü disipline vermişti. Birçoğu iki yıl terfi durdurma cezası alacakmış. Bunu işiten İsmail Tokyay, bu konuda yardımcı olmam için, valiliğe bakan Bülent Eğriboz’a birlikte gitmek için bana geldi. İsmail, valiyi tanımıyordu. Bu yardım talebini ben isteyecektim.
Bülent Bey, bizi odasına aldı. İsmail’i tanıttım. Bana dönerek:
— Yahu bu İncesulu’yu nereden buldun? Bunlara elini verenler, kollarını kurtaramazlar diye takıldı.
Ben konuyu anlatmaya başlamıştım ki vali:
— Hepiniz görev başında uyumuşsunuz! Cezayı hakettiniz dedi.
İsmail, kendisinin her ne kadar da sabah namazı için o pozisyonda yakalandığını söyle ise de emniyet müdürü her ayrıntıyı aktarmıştı. Yine de notlar alarak gereken yardımı yapacağını söyledi.
İsmail’in korktuğu gibi polislere ceza yağmıştı. Herkes iki yıl terfi durdurma cezası alırken, İsmail, on ay ceza ile kurtulmuştu.
AHMET KARAASLAN
1984 YlLl TATVAN'DAN BİR ANlM
Mustafa Acar
YARIM EKMEK, BİR ŞEFTALİ
Mustafa Cengiz
İLK 8 HAFTANIN YILDIZI KAYSERİSPOR
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
GAYRİMENKUL GÜVENLİ LİMAN OLMA ÖZELLİĞİNİ KORUYOR…
Ali Rıza Navruz
MUŞTU
Mehmet Arpa
BU İNSANLAR KÖTÜ DEĞİL... DAHA DA TEHLİKELİ!
KADİR DAYIOĞLU
TOKATÇI
Faruk Ergan
UKRAYNA VE TÜRKİYE?
Nilgun Batıyeli
BU ÜLKENİN KURUCUSU TEKTİR
Mustafa Göçer
İSTANBULDAN FİDAN DİKMEK İÇİN ARKADAŞIM GELDİ