Modern hayatta insanı en çok tüketen ve enerjisini içten içe kemiren şey, maruz kaldığı haksızlıklardan ziyade; her söze bir cevap verme ve herkese kendini izah etme telaşıdır. Birisi hakkınızda ileri geri konuşur, hemen savunmaya geçersiniz; biri haksız bir eleştiri yöneltir, sayfalar dolusu açıklama yaparsınız; biri sizi küçümsemeye yeltenir, değerinizi kanıtlama derdine düşersiniz.
Oysa günün sonunda ne olur? Sizi provoke edenler kendi hayatlarına hiçbir şey olmamış gibi devam ederken, siz yatağınıza yattığınızda zihninizde o tartışmayı yüzlerce kez baştan oynatır, kendi huzurunuzu heba edersiniz.
İşte tam bu noktada bilgeliğin ve psikolojik olgunluğun temel bir kaidesini hatırlamak gerekir: Bir insanın hayatınızdaki etkisi, ona verdiğiniz dikkat kadardır.
Bir bilgeye gelip "Senin hakkında çok kötü konuşuyorlar, ortalığı birbirine katıyorlar" dediklerinde, ne söylediklerini dahi sormadan tebessüm eder. Şaşkınlıkla "Merak etmiyor musun?" diye üstelediklerinde ise şu sarsıcı cevabı verir: "Benim hakkımda konuşanlar hayatımı değiştiremez; ama ben onları düşünmeye başlarsam kendi hayatımı mahvedebilirim."
Sosyal çevrede bazı kimseler kendi hayatlarında üretebilecekleri hiçbir değer bulamadıklarında; dedikodu, drama, kriz ve sürtüşme üretirler. Amaçları asla bir hakikate ulaşmak değildir; tek hedefleri sizin dikkatinizi ve enerjinizi kendi çukurlarına çekmektir. Siz onlara öfkeyle veya savunmayla karşılık verdiğiniz anda, onların oyun sahasına inmiş ve mağlubiyeti baştan kabul etmiş olursunuz.
Unutulmamalıdır ki satrançta bazen en etkili ve sarsıcı hamle, hamle yapmamayı seçmektir. Her duyduğuna kulağını kabartan insan, kendi zihninin kontrolünü başkalarının eline teslim etmiş demektir. Neye dikkat kesilirseniz, hayatınızda o filizlenir. Negatife odaklanırsanız huzursuzluğunuz, hedeflerinize odaklanırsanız şahsiyetiniz büyür.
İnsan ilişkilerinde sınır çizmek kabalık değil; kişinin kendi varlığına duyduğu en temel saygıdır. Çevrenizde sürekli şikâyet eden, sunduğunuz her çözüme yeni bir bahane üreten ve sadece moral bozan profiller mutlaka vardır. Onların gayesi dert çözmek değil, yanındakinin yaşama sevincini tüketmektir.
Siz kimsenin daimi rehabilite merkezi değilsiniz; herkesi memnun edemez, herkesi düzeltemezsiniz. Güçlü bir şahsiyet, insanlara kapısını tamamen kapatıp dünyadan kopmaz; ancak hayatının ve zihninin anahtarını da kimsenin eline bırakmaz. Sınırınızı çizer, kontrolü muhafaza eder ve "hayır" diyebilmenin hafifliğini yaşarsınız.
Birisi sizi incitmeye veya küçümsemeye çalıştığında durup sormak gerekir: "Bu gerçekten benimle mi ilgili, yoksa karşımdakinin içsel zehriyle mi?"
Mutsuz insan mutsuzluk saçar, öfkeli insan kavga arar, yetersiz hisseden insan ise başkalarını küçülterek kendi boyunu yüksek göstermeye çalışır. Bu sosyolojik gerçeği idrak eden birey, muhatabının çiğliklerini şahsına yapılmış bir saldırı olarak görmekten vazgeçer.
Hakiki asalet bağırmak, gürültü çıkarmak veya herkese had bildirmek değildir; asıl duruş, sarsıcı durumlar karşısında dahi içsel dengesini ve soğukkanlılığını yitirmemektir.
Bazı insanlar hatalarını asla kabul etmeyecek, bazıları özür dilemeyecek ve bazıları sizi kasten yanlış anlamaya devam edecektir. Önünüzde sadece iki yol vardır: Ya ömrünüzü sizi anlamak istemeyenlere kendinizi ispata adayacaksınız ya da kendi yolunuza bakıp hayatınızı vakarla inşa edeceksiniz.
Herkesi ikna etmeye çalışmak maaşı, primi ve neticesi olmayan beyhude bir mesaidir. Başkalarının hakkınızdaki peşin hükümleri sizin kim olduğunuzu tayin etmez; sizin kim olduğunuzu, kendi değerleriniz ve hedefleriniz belirler.
Bazen muhatabına verilebilecek en ezici karşılık kelimeler değil; vakur bir sessizlik ve hiçbir şey olmamışçasına kendi rotasında yürümeye devam edebilmektir.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ VE SON DURUM-1
KADİR DAYIOĞLU
TURPUN BÜYÜĞÜ
Mehmet Arpa
Açıklama Bağımlılığından Özgürleşmek: Dikkatini Koruyan Hayatını Korur
HÜSEYİN TEKİN
İMZANIN GÜCÜ
Ali Rıza Navruz
CELPNAME
Faruk Ergan
10 KASIM
Bekir Oğuz Başaran
SlRLARlN EFENDİSİ GAZELİ
Mustafa Acar
MUHLİS/HİKAYE
Mustafa Cengiz
ÜMRANİYE DEPLASMANINDA 10. GALİBİYETİ ALACAĞIZ!
Mustafa Göçer
ŞEHİT SAMİ ÇELİK LİSESİ SUNUMU